Akşam serinliği çökmüştü. Avludaki masaya oturduklarında Zilan sandalyeye yayılıp Çakır’a baktı. — “Bakışın yine çok etkiliyici Çakır bey ” — “Niye bakıyorsun öyle?” Çakır omzunu silkti. — “Bakmayayım mı?”cok güzelsin yavrum . Zilan güldü. — “Bak ama insan bir uyarır.” Garson gelince Çakır menüye bile bakmadı. — “Her zamankinden.” Zilan kaşını kaldırdı. — “Benimle ilgili her şeyi ezbere biliyorsun ya, sinir oluyorum.” — “Hoşuna gidiyor.” — “Evet deli gibi hoşuma gidiyor.” Şarap gelince Zilan kadehi aldı, bir yudum içti. Sonra eğildi. — “Bugün kafan dolu.” Çakır gözlerini ondan ayırmadı. — “Yanımdayken boşalıyor.” Zilan kısa bir sessizlikten sonra kıkırdadı. — “Bak yine.Çakır hep böyle gizemlisin ” — “Ne var, ne oldu ki şimdi ?” — “Cümlelerin.” Çakır masanın üstünden

