Zilan odasına girer girmez kapıyı kapattı. Sırtını kapıya yasladı. Kalbi hâlâ hızlı atıyordu. Çantasını yatağın üstüne fırlattı, saçlarını geriye attı. — “Allah’ım ya…” Tam o sırada kapı hafifçe tıkladı. — “Zilan?” İrkilerek doğruldu. — “He?” Kapı aralandı. Amcasının kızı Berfin içeri girdi. Üzerinde pijaması, saçları dağınıktı. Zilan’a şöyle bir baktı ve kaşlarını çattı. — “Ne oldu sana?” — “Bir şey yok.” — “Yalan. Yüzün yanıyor.” Zilan yatağa oturdu. Bir an sustu. Sonra pat diye söyledi: — “Öpüştük.” Berfin’in gözleri bir anda açıldı. — “NEE?!” Sesini o kadar yükseltti ki Zilan panikle elini kızın ağzına kapattı. — “Sus! Delirdin mi gece gece!” Berfin elini itti. — “Zilan sen kafayı mı yedin?!” — “Bağırma diyorum!” Berfin yatağın kenarına oturdu, eli göğsünde kaldı. —

