Hapishane… Betonun soğuğu iliklerine kadar işliyordu Hadi’nin. Demir kapı kapandığında çıkan ses, kulağında değil, göğsünde yankılandı. Burası başka bir dünya değildi. Burası cehennemin düzenlenmiş haliydi. Koğuşa girdiğinde bakışlar üstüne yapıştı. Kimisi ölçtü, kimisi tarttı. Kimisi “av mı?” diye baktı, kimisi “tehlike mi?” Rıza da oradaydı. Aynı dosya. Aynı suç. Aynı kader gibi yan yana düşmüşlerdi. Rıza sırıttı. — “Demek buraya kadar geldin ha Hadi…” Hadi cevap vermedi. Çenesini sıktı. İçinde kaynayan öfkeyi yutkunarak bastırdı. Burada laf değil, zaman konuşurdu. İlk gece… Uyku diye bir şey yoktu. Bağırışlar, küfürler, demire vurulan yumruk sesleri. Birinin ağladığını duydu, diğerinin bıçaklandığını. Hadi tavana baktı. Ve yine… Sevda. Gözleri kapandı ama yüzü git

