Gece ilerlemişti. Konakta herkes çekilmişti odasına. Çakır yalnızdı. Işıklar kapalıydı, sadece pencerenin önünde duruyordu. Dışarıdan Mardin’in sessizliği vuruyordu içeri. İstemeden geldi aklına. Asu. Saçı… Eskisi gibi değil ama hâlâ aynı dalga. Rüzgârda hafifçe yüzüne düşüyordu. Gözleri… Bugün baktığında gördüğü şey öfkeydi. Kırgınlık. Ve hiç saklamadığı bir mesafe. Çakır dişlerini sıktı. O bakış geldi gözünün önüne. “Ters ters” dedi . Hayır. O bakış ters değildi. Hesap soran bir bakıştı. — “Saçmalama,lan siktigimin çocuğu ” dedi kendi kendine alçak sesle. Başını iki yana salladı. Elini saçlarının arasından geçirdi. — “O kız başka bir hayatın içinde.” Bir adım attı, pencereyi kapattı. İçini çekti ama derin değildi. Bilerek yüzeyde tuttu. — “Benim yolum belli.” Zilan g

