Karan Alp birkaç gün daha kaldı şehirde. Toplantılar bahane oldu. Asıl işi… Asu’ydu. Ama Asu’ya yaklaşmadı. Aramadı. Mesaj atmadı. Onun yerine ilk defa yıllardır yaptığı şeye döndü: araştırmaya. Geceydi. Otel odasında tek başına oturuyordu. Laptop açıktı. Ekranda isimler, eski haberler, dosyalar. Asu’nun soyadı. Bir iki kapalı kayıt. Bir suskunluk. Sonra… bir isim. " Çakır Selmanoğlu." Karan Alp’in eli durdu. Fareyi oynatmadı. Gözleri ekrana kilitlendi. — “Olmaz…” dedi fısıltıyla. Bu isim… yabancı değildi. Hafızası onu on yıl öncesine çekti. O zamanlar gençti. Öfkesi daha hamdı. Ablasının evi yeni kurulmuştu. Eniştesi Burak… Burak ile Çakır Selmanoğlu’nun bir süre “iş” yaptığını herkes biliyordu. Sevkiyat. Sınır hattı. Sessiz işler. Sonra bir gece. Baskı

