Hadi'nin Ölümü 🥀

1187 Words

Ertesi gün Geceydi. Adana’nın dışında, rüzgârın sesi insanın içine işleyen bir uçurum kenarı. Ay vardı ama ışığı yetmiyordu. Yetmezdi zaten. Hadi Duran yalpalayarak yürüyordu. Ayağındaki ayakkabılardan biri çamura batmıştı, diğeri taşlara sürtünüyordu. Nefesi kesikti. Göğsü yanıyordu. — “Sevda…” dedi boğuk bir sesle. Durdu. Karşısında biri vardı. Beyazlar içindeydi. Yüzü tanıdıktı. Çok tanıdık. Sevda. Saçı rüzgârda hafifçe dalgalanıyordu. Gülümsüyordu ama o gülümseme dünyaya ait değildi. — “Buradayım,” dedi Sevda’nın sesi. — “Gel.” Hadi’nin gözleri doldu. Dizleri titredi. — “Ben…” dedi. — “Ben seninle evlenecektim ” Sevda bir adım geri attı. Uçurumun kenarındaydı. — “Artık çok yoruldum,” dedi. — “Beni bıraksan?” Hadi başını iki yana salladı. Saçları yüzüne yapış

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD