son tanıtıcı bölüm

663 Words
En son kaçma girişimim gerçekleşemeyeli altı ay olacaktı, Cem ile yaptığımız anlaşma gereği, bu evi bir nevi otel bazlı kullanacaktım. Gündüz işe gidip akşam uyumak için geldiğim bir pansiyon gibi... Cem'in şiddetle karşı çıktığı babasının şirketinde ben çalışıyor onun açtığı evlat eksiğini kapatmaya çalışıyordum. Ne kadar azimli ve özverili çalıştığımı gören Şiyar amca bana yardım için elinden gelen her şeyi yapıyordu... O sabah, Kapıya vurup odadan gelecek onay sesini beklemeye başladım. "Buyurun." Neredeyse iki yıl önce Erdem abinin açması gibi kapıyı açıp aynı onun gibi saygı duruşu ile içeri girdim. "Beni çağırmışsın Şiyar amca." "Gel kızım otur." dediğinde bana kalmış koltuğa oturdum. "Kızım, seninle bi proje hakkında konuşmuştuk hatırlıyor musun?" "Evet, hatırlıyorum." "Hah, bak şimdi... Bu, ortağımın oğlu Yahya... Sana bu konuda yardımcı olacak... İkiniz birlik olunca bu zor işi başarıyla yapacağınıza inanıyorum." "Memnun oldum, Yahya bey..." deyip baş selamı verdikten sonra, "Şiyar amca ben, senin bana güvendiğin kadar kendime güvenemiyorum... Acaba Yahya beyle Cem çalışsa daha iyi olmazdı." dedim cevabını az çok tahmin ederek "Proje senin güzel kızım... Hem Cem ister mi ki?" "Ben yinede şansımı deneyeyim." "Sen bilirsin ama çokta heveslenme emi, hayâl kırıklığına uğramanı istemem." ~~~~•~~~~• Sabaha kadar, tabiri caizse ağzından girip burnundan çıktığım halde Cem, babasını yalancı çıkartmamak için teklifimi kabul etmemişti... ...Yahya ile iyi bir ekip olmuş, üç ay içinde projeyi devreye sokmuştum... ... Kurumda ne kadar mutluysam, geçtiğimiz iki yıldır otel gibi kullandığım evde o kadar mutsuzdum... ~~~~•~~~~• Yahya: "Ne yapıyorsun?" "Yatıyorum... Herkesin uyumasını bekliyorum. Cem'le Mert hâlâ ayaktalar." "Ben geldim, her zamanki yerde bekliyorum." "Orada bekleme, duvar çok yüksek." "Mahzen tarafına geçeyim o zaman ama senin için riskli, miaviş teyzenin uykusu hafiftir, sesini duyup uyanabilir." "Ben onu hallettim sen merak etme." "Tamam o zaman. Ben bekliyorum sen ne zaman müsait olursan gel." ~~~~• Yorganın altından yazdığım bu mesajları tek seferde sildim... İki yıl önce kapısından büyük bir heyecanla girdiğim bu evden büyük bir hüsranla arka kapıdan kaçacaktım ama birlikte gideceğim kişiyle acayip bir gelecek beni bekliyordu... C: Cemre." Sese cevap vermek için yorganı başımdan çekip telefonu sakladım. "Efendim Cem." "Neden burada yatıyorsun? Yatağına geçsene." "Orası benim yatağım değil, oda da benim odam asla olmadı." "Yapma böyle Cemre, konuşmuştuk bunları." "Cem, bu akşam seninle kavga etmek istemiyorum." "İnanır mısın? İlk defa bende bu akşam istemiyorum." "Git yat o zaman." "Pekii, sen nasıl istersen öyle olsun." "Böyle söyleyipte hiç bir dediğimi yapmaman beni sinir ediyor." "Söylediğini yapıyorum işte, seninle kavga etmiyorum." "Keşke bir kere de kavgayı sen başlatsaydın?" "Belli ki sen bugün çok yorulmuşsun. İyi geceler." ~~~~•~~~~• Yol geride kaldıkça, içimden bir şey de geride kalıyordu. şehrin girişine yaklaştığımızda güle güle yazısını görüp, "Galiba bu sefer oldu Yahya, gidiyorum." dedim gülümseyerek. "Yemin ederim her şey çok güzel olacak." "Biliyorum Yahya biliyorum, hiç değilse iki yıldır yaşadığım kadar acı çekmeyeceğimi biliyorum." ~~~~• Yahya'nın direksiyona vurup yüzünü ekşittigini görünce mutluluğumun başlamadan bittiğini anladım. "Ne oluyor Yahya?" "Cemre, peşimizdeler, istersen hızlanıp şansımızı deneyelim." Geriye bakıp Erdem abinin arabasını görünce, "Bu adamlar çocukluğundan beri ralli uzmanı gibiler Yahya, boşuna hızlanma kaçamayız. Çek sağa."dedim Yahya , "Cemre, sakın vazgeçme..." derken bile yüzündeki çaresizlik belli oluyordu. ~~~~~~• Ne kadar yalvarsam da adamlar Yahya'yı dövmüş beni ise zorla Erdem abinin arabasına bindirmişlerdi... İki yıl önce bana kol kanat geren bu kişiler şimdi canıma kasdediyordu. "Abi, bırakın gideyim lütfen." Ne söylersem söyliym ikna olmuyorlardı. ~~~~• İki yıl önce gece bir de gayet neşeli girdiğim bu kapıdan şuan öğlen bir de gözü yaşlı giriyordum... Şiyar babamın gözünü benden kaçırıp Yahya'ya yönelmesiyle önüne dikildim... "Cemre, çekil." "Baba, onun bi suçu yok." "CEMREE!" diye kükrediği anda Cem, "BABA!" diye bağırıp kapıdan içeri girdi. ...Büyük ihtimalle ikiye ayrılıp beni ararken bulunduğumun haberini alıp gelmişti... Cem'in, hem korkmuş hem kızmış hem hayâl kırıklığına uğramış gibi hissettiği yüzünden belli oluyordu. "Ceeemm! Lütfeeeennn." "Onu bu kadar çok mu istiyorsun?" "Her şeyden çok." "Peki, olacakları tahmin edebiliyor musun?" "Ben her şeyi düşündüm, ne olursa olsun razıyım." "Peki o zaman... Sen bilirsin." ~~~~•~~~~• devam edecek ~~~~•~~~~•
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD