Bana elti değilde kuma muamelesi yapan Berfin ile bir süredir küs ama yine de aynı sofraya oturuyordum.
Berfin'in en son yaptığı şey; Olmayan bebeğimin testinin ona ait olmasından ya da beni Cem'e ispiyonlamasından bile daha kötüydü...
Kendi olsa da adı bir harf ile Çiyan'lıktan kurtulan Jiyan cadısı, yaptıklarına bir yenisini eklemek için yine tam kadro gelmişti...
Sözde biricik kızı; ilk çocuğuna hamile olsa, evde el bebek gül bebek bakan üç kadın olmasa, kapıda emrine âmâde en az beş araba olmasa, kocası gün aşırı eve gelmeyen biri olsa, "O kadar iş güç var ama kızım rahat bir hamilelik geçirsin diye geliyorum vallaaa" demesine hak verirdim ama...
...Benden çok, olmayan bebeğimi merak edip gelen Gönül halamı görünce düşük yapmış numarası yapmak için kendimi yuvarladığım merdivenlerden çatlak kolumla inerken, Cem'in, Çiyanla... Pardon Jiyan'la birlikte gelen küçük kızıyla konuştuğunu gördüm.
Beni, abisinin çakma karısı olarak değilde, geldiğim ilk günden beri arkadaş olarak gören Dilan'ın yanına oturdum.
Üst kattan, "Hoş geldin Cem, nasılsın?" dediğini duyduğum Zelal'e dönüp, "Hoşgeldin Zelal abla." dedim
Zelal'in, Cem alerjisi varmış gibi kızaran yüzü mora dönerek bana baktı.
"Cemre, bana abla demene gerek yok, ben Dilan'la aynı sınıftaydım." deyince, bu bilgiyle yapılacak en güzel şeyi yaptım ve lafı gediğine koydum.
"Aaa öyle mi?.. Sen Cem'e abi değilde ismiyle hitap edince bende yaşın büyük zannettim... Kusura bakma... Ben benden büyüklere edepsizlik edip ismiyle seslenmem, abla yada abi derim dee, seni de öyle zannettim."
"Bende öyleyim aslında ama Cem'i küçüklüğümden beri tanıdığım için öyle alışmışım, çeviremiyorum."
"Sende haklısın, Cem bu konuda çok gevşek... İlk tanıştığımız da bana yaşını söylemediği için bende Cem diye alıştım ama biliyor musun kocam olmasaydı ben yine de kendimi zorlar abi demeye alışırdım. Hiç olmadı seslenmezdim... yaniii, bir yaş değil iki yaş değil on yaştan fazla, düşünsene."
J: "Cem, hem boydan hemde yüzünden genç durduğu için ona abi denmesi yakışmıyor..."
"Aaa!.. Ç... Jiyan teyze, ona bakacak olursak Mert ile aralarında on iki yaş var, o zaman o da amca demesin... Hatta, ileride olacak çocuğumuz da baba değil Cem diyebilir..."
~~~~•~~~~•
Kadınlar sözlü tartışmaya girdiğinde Cem, gözleriyle bi Cemre'ye bakıyor, bi cevap yetiştirdiği kişilere bakıyordu.
Mert, amcasının ensesinde kulağının çevresinde bir şey arar gibi bakınca Cem dirseği ile vurup, "Ne yapıyorsun lan?" dedi kısık sesle kızarak.
M: "Amca!.. Sende ki şeytan tüyünü arıyorum. Ne yaptın böyle yaa, millet bir tane bulamıyor sen çifter çifter maşaallah."
"Lan bi sus, ortalık zaten karışmak üzere."
"Cemre abla alçıyı Jiyan teyzenin kafasında mı yoksa Zelal ablanın kafada mı kırar sence?"
"İlk darbeyi kime vurur bilmiyorum ama her türlü finali benimle yapacak ondan eminim."
"Bu kadar korkuyordun madem, neden buraya getirdin?"
"Lan bu kız, İstanbul'da yavru kedi gibiydi, ne olduysa buraya gelince oldu, içinden aslan çıktı resmen... Havasından mıdır suyundan mıdır anlamadım gitti?.."
"İstanbul'da yalnızdı, buraya geldi Cem' oldu ya o yüzdendir."
"Ben seni bi Cem' ederim görürsün gününü. Ayrıca hani bu kız senin şu asker kaçağı amcandan hoşlanıyordu, ben nereden çıktım."
"Bizde öyle biliyorduk amca, hatta amcam askere giderken 'Döndüğümde kendimi nişanlı bulursam, bende Cem gibi giderim.' diyerek babaannemi tehdit etmişti."
"Bu çekişme neden o zaman?"
"Pratikte olmasa da teorik olarak kaçan balık büyük oluyor demek ki amca."
"Seni, teori de boğarken pratikte de döverim beni sinir etme."