ELVİNDEN Gitmekle gitmiş olmazsın; gönlün kalır, aklın kalır, anıların kalır. Diye yazmıştı Cemil Süreya bir şiirinde. Kısa ve öz, insanın içini kemiren kelimelerdi bunlar. Giden oydu, ama eksilen bendim. Ateş gitmişti, fiziken. Fakat ruhumun bir yarısı da onunla birlikte uçup gitmişti sanki. İçimde kocaman, sessiz bir boşluk vardı. Daha yarım saat öncesine kadar her şey normal görünüyordu. Hastaneye gitmek için beni almıştı. Bugün dersim öğleden sonraydı, derse girip çıkmış, ardından Ateş beni okuldan almaya gelmişti. Birlikte abimi görmek için hastaneye gidecektik. Sonra gelen o telefon… Ve her şey yeniden değişti. Yine gitmesi gerekiyordu. İşleri mi çok yoğundu, yoksa etrafta dönen başka şeyler mi vardı, bilmiyordum. Ama bana "zaafımsın" demişti. Çok azdı cümlelerimiz, daha yeni kavu

