32

1635 Words

"Asu, yapmasak. Tuğra öğrenirse fena olacak."   "Toygar bey verdi görevi. Salak mısın?" diyerek rujumu sürmeye devam ettim. "Bilmiyor mu oğlunun neler yapabileceğini? Bal gibi de biliyor. Ya bizi deniyor, ya da onun sabrını."   "Aman. Bu da bizim götümüzde patlamasın da."   "Dikkat et kurban olayım ya. O mallar sorduğu anda elleriyle getirir bana. Olur da gelirse sen ilgilen. Bayilt koy bir köşeye, ne bileyim ickisine fare zehri falan at. Gerekirse alnının çatından vur. Ama bu sefer izin verme bu işi de batırmasına. Toygar bey haşat eder yoksa bizi."   "Biliyorum ya. Bilmesine biliyorum da işte.. İşlerin stresi bitti, bir de bu çıktı başımıza."   "Neyse. Öğrenmez belki." deyip aynadan ona baktığımda orta parmağını gösterdi bana. Evet, bu biraz fazla Pollyannadan hallice bir dilek

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD