26

982 Words

"Ben de bugün neden bu kadar güzel bir gün diye düşünüyordum tam. Hoş geldin."   "Şerefsize bak şerefsize." diye mırıldanan Tuğra'yı duymazdan gelerek "Hoş bulduk." dedim. Zümrüt bizden ayrı olarak girecek ve onay gelene kadar başka bir masada takılacaktı. Tabii ki yanındaki Salim eşliğinde. Onun ne işi olduğunu hiç mi hiç anlamamıştım. Lakin benimle konuştuktan sonra gelmiş olması, iş bitince yüzüne karşı hunharca kahkaha atacağım anlamına geliyordu tam olarak.   Cem'in elini sıkmayı bıraktığımda, elimi tuttu ve masaya oturdu Tuğra.   "Bırakman gerektiğini biliyorsundur umarım. Onu oyalamam lazım."   "Saate daha var." dedi, benim gibi fısıldayarak. Saniyesi dahi dolana kadar yanında tutacağına hiç şüphem olmamıştı zaten.   "Ee? Naber şans meleği?"   "İyiyim." Tuğra elimi biraz

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD