30

536 Words

                  "Vay vay vaayyyy, bak sen şu ekibe.."   Gözlerimi devirip, başka yöne baktım sinirle.   "Ne oldu Asu, yine bi asabiyet var üzerinde." Güldüm. Çıkışta saçlarımı gırtlağına kadar sokarak öğretecektim ona adımın Kızıl olduğunu.   "Tamamen seni görmek zorunda olduğum için o. Alınma."   "Ben bir şey mi kaçırdım?" Tuğra'ya bakıp "Şu eski sevgili hikayemi hatırlıyor musun?" diye sordum. "Bu o işte, Kaan. Seni kaçırmaya çalışan."   "Beni kaçırmaya mı çalışan?"   "Siz patronlara hesap vermiyor musunuz yahu? Nasıl işletme bu böyle?" deyip kahkaha attığında sabit bakışlarla ona baktım. Espri yaptım mı sanıyordu şimdi? Hem tipsiz, hem geri zekalı hem de espri yeteneği yok. Tam bir soğan cücüğü..   "Ben kimseye hesap vermem Kaan. Çabuk unutmuşsun." dediğimde gül

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD