"Al." Yüzüme atılan zarfa bakıp "Bu da ne?" dedim. "Şarbon falan mı var içinde?" "Patron parti veriyormuş. Bu da senin davetiyen." "Toygar bey?" Sorarcasına ona baktığımda, bana mal mısın lan bakışını atıp, koltuğa oturdu Salim. "Diğeri." "Sikseler gitmem." "Gelmezse, kucaklayıp getireceğimi iletmeyi unutma dedi bu arada, söyleyeyim de." Zarfı aldığımdan beri, amacının kaynaşmak olduğunu sandığım Tuğra'nın, partiye gittiğimde ben hariç tüm kızlarla muhabbet etmesinden de anladığım üzere, amaç kıskandırmaktan başka bir şey değildi. İyi de, ben değer verdiğim insanları kıskanırdım. Ve şu an, bu yaptığıyla gözümdeki değeri sıfırın altına inmişti bile çoktan. Telefonumu elime aldığımda "Sıkıldın mı?" diye sorup, yanıma oturdu Tuğra. "Ne oldu. Parti seni sarmadı gali

