"Sana bir kötü, bir de daha kötü haberim var. Hadi söyle, önce hangisini duymak istersin?" diyerek odaya dalan Salim'e baktım, yüzümü ekșiterek. "El bombası. Yan eve atarsam, rahatlarım belki. Sonra istediğin kadar kötü haber verebilirsin." "Sevgili patronun evden çıktıktan sonra neden olmasın?" diyerek yanıma oturdu. "Ya da biricik sevgilin mi demeliydim?" "Silahı ağzına sokup, kurşunu beyninden çıkarmamam için tek bir sebep söyler misin?" "Sevgilin diyen ben değildim." "Ne?" diyerek ona doğru döndüm. "Kötü haberi duymaya hazırsın demek. Sevindim." "Biraz daha oyalan istersen." Gözlerimi devirdigimde kahkaha attı. "Haberden sonra az önce bahsettiğin silahı kendi kafana dayamamandan emin olmaya çalışıyordum sadece." "Evet?" Beklentiyle ona baktığımı

