Yüzünde tebessüm oluştu inatçı karısı yatağa yatmamiş iki büklüm koltuğa uzanmıstı. Sessizce gitti yanına uzun uzun baktı yüzüne ne kadar masum ve guzeldi. Melek gibi de uyuyordu yanında diz çöktü. Leyla kapının ilk açılışında uyanmıştı ama belli etmedi. Yavuz'un geldiğini biliyordu ne yapacağını merak etti. Kalbinin sesini duymasın diye içinden dualar etti.
Yavuz'un eli Leyla'nın kömür karası saçlarına gitti. Yüzüne düşen tutamları parmakları ile geriye doğru itekledi. Leyla onun her dokunuşunda titredi ama Yavuz yüzüne öyle dalmıştı ki fark etmedi.
" Ahhh inatçı keçim ahh seninle çok işim var benim. Yaradana kurban olduğum niye böyle olduk biz be efulim. Ben sana dokunmaya , bakmaya kıyamazken sen nasıl ellerimden kayıp gittin. Beni hiç affetmeyeceksin biliyorum ama çok seviyorum be kızım ömrümü omrüne verecek bu canı sana kurban edecek kadar çok seviyorum. Özür dilerim sana geç kaldığım için affet beni. Geldim artık burdayım senin yanında yamacındayım. Kanayan sende açtığim bütün yaralarını saracağım Yavuz Miroglu sözü olsun sana. Kırdığım kalbini elbet kazanacağim yeter ki yanımda ol gitme benden. Eğer gidersen işte o zaman ölürüm ben. " Dedi gözünden akan yaş Leyla'nın yanağına düştü aynı anda Leyla'nında sol gözünden yaş süzüldü.
Yavuz parmağı ile Leyla'nın gözünden akan yaş'ı sildi. " Ağlama sen kurban olduğum akıtığım ger damla yas için Allah benim belamı versin " deyip alnından öptü. Saçlarına burnunu gömüp doya doya kokladı öptü. Leyla burnuna dolan amber kokusu ile mayıştı. Yavuz görmesede bilmesede içten içe şuan çok mutluydu seviyor seviliyordu. Ama içinde öyle bir kırgınlık vardi ki Yavuz'u affedemiyordu.
Yavuz yavaşca ayrıldı Leyla'nın yanından giyinme odasına gidip uzerini degiştirdi yatak pijamalarını giydi. Yatağın örtüsünü açıp kanepenin yanina gitti. Leyla'yı kucakladığı gibi yatağa götürüp yatırdı. Leyla soğuk çarşafla buluşunca vücüdü kıpırdansada gözlerini açmadı. Yavuz tam doğrulacakken Leyla kolundan tuttu Yavuz tebessüm etti Leyla'nın bu hareketine. Yavaşca kokunun üzerinden Leyla'nın elini çekti. Leyla'nın kaşları çatılınca Yavuz kahkaha atmamak için zor sabretti. Yatağın etrafından dönüp Leyla'nın yanına uzandı. Artık uzak durmak ayrı gayrı olmak yoktu. Helali, karısı, sevdası idi yanında yatmak en doğal hakkı idi. Kolunu açıp usulca Leyla'yı kendine doğru çekti. Leyla'nın kafasını göğsüne yatırdı ve sıkıca sarıldı. Bu gece sevdiğinin kokusu ile uyuyacaktı. Leyla başının altında atan kalp sesi ve amber kokusu ile derin bir uykuya daldı. 5 yıl sonra sevdiğim adamla bir gece uyumak istedi.
*********************************
Sabahın örtüsü Antep semalarını sarmış güneş çoktan doğmuştu. Miroğlu konağında yine tatlı sabah telaşı başlamıştı. Sultan hanım kızlar ile kahvaltı hazırlığına girişmişler Ali kahyayı da fırından simit almaya göndermişlerdi.
" Anne Yavuz abi dediğini yapar mı ? Leyla abla artık konakta kalır mı ?" Herkezde bu sorunun cevabını deli gibi merak ediyordu. Sultan hanım bir yandan işini yapıyor bir yandan da kızina cevap vermişti.
" Valla ben Yavuz'u ömrü hayatımda böyle görmedim kızım eğer o böyle olacak dediyse yapar. Lakin Leyla da öyle konakta sessiz sedasız oturacak biri değil bakalım yaşayip gorücüz " dedi.
" Sultan teyze kavga etmeseler bari birda kalsinlar iste nolacak. Tamam bize de iş çıkıyor ama olsun yinede kalsınlar " Seviyordu kalabılığı kimsesizliğini unutuyordu. Birde tabi Adem'e olan sevdasi vardı. Onlar kalırsa Adem de kalırdı konakta.
" Neyse neyse hadi elinizi çabuk tutun siz fazla da konuşmayın Yavuz bilir işini düşünmüstür elbet birşeyler" dedi.
Azade hanim ve Leyal hanım sabah soluğu kayınvalidelerinin odasında aldılar. Geceki konuşmaları anlattılar. Yade Zergül pek bir mutlu oldu onumda istediği bu idi. Bütün sevdikleri tek bir çatı altında olacakdı. Yavuz'un Leyla'ya bu denli sahip çıkmasıda gurur vermişti.
Hep birlikte oturma odasına geçtiler. Behram ağa da kalkmış gelmişti. Onunla da konuştular. Behram ağa da yapilan toplantıyı alınan kararı ailesine anlattı. Dediği gibi de olmuştu Yavuz verilen karara karşı çıkmıstı ilk günden.
Asmin ve Behram birbirlerine sarılarak indiler salona. Tahir, Yaren ve Senem de inmişti bilerek Zeynep'i geride bıraktılar . Yağız vedalaşmak istemiş Yaren'e mesaj atmıştı Zeynep ile bizi yalnız bırakın diye.
Yağız odaya girdiğinde Zeynep de üstünü giyinmiş çantasını hazırlıyordu. Bugün şirket için önemli olan bir davaya katılacak idi. Yağız'ın girdiğinı görüce " Senin ne işin var burda çabuk çık şimdi biri görecek" dedi. Lakin telaşı boşuna idi.
" Merak etme eli maşalı kimse yok ayrıca Yaren her hangi bir durumda haber verecek " diyerek Zeynep'e yaklaştı.
" Yaren'i demi alet ettin işlerine pes vallahi korkulur senden. " Yağız güldü Zeynep ile aralarında bir adımlık mesafe kalacak şekilde durdu.
" Zeynep gitmeden görmek istedim seni. Birde eğer izin verirsen sarılmak istiyorum sana ailemin yanında bunu yapamazdım giderken senden birşeyler kalsın bana çimen gözlüm" Zeynep'in yüreği titredi bu adam nerden buluyordu bu lafları. Maşallah ağzıda iyi laf yapıyordu. Oda gitmeden Yağız'a sarılmak istedi. Ellerini açıp tebessüm edip gel işareti yaptı. Sıkı sıkı sarıldılar sanki kötü günlerin geleceği içlerine doğmuş gibi. Yağız ilk defa içi huzursuz gidiyordu görev yerine. Kötü birşey olacağı zaman hep böyle hissederdi.
" Zeynep kendine dikkat et bak gidiyorum ama içim hiç rahat değil. Her ne olursa olsun beni haberdar et. Bakma Leyla takılıyorum felan ama sen hep yanında ol gözün üstünde olsun. Abim birşey diyorsa sizin iyiliğiniz içindir sakın unutma tamam mı güzelim " deyip alnından öptü.
" Aklın burda kalmasın ben burda iyiyim güvendeyim. Sende kendine dikkat et teğmen burda seni bekleyen bir elimaşalı olduğunu unutma" Ayrıldılar Yağız önden çıktı salona gitti ardından da Zeynep indi.
Yavuz ve Leyla uykunun kollarında idiler birbirlerine sarılmıs uyuyorlar idi. Yavuz gözlerini kırparak açtı. Burnuna miss gibi gül kokusu geldi. Doya doya kokladı saçlarından hafifçe öptü Leyla kıpırdamaya başlayınca hemen gözlerini kapattı. Leyla gözlerini açtığında koala gibi sarılmıs kollarda buldu kendini. Kafasını hafif kaldırdığında Yavuz'un sert çehresi ile karşılaştı. Bir an rüyada zannetti kendini. Gözlerini sıkıca kapatıp açtığında hala Yavuz'un kollarında idi. Hızlıca doğrulup kalktı o öyle kalkınca Yavuz da yeni uyanıyormuş numarası yaptı.
" Ne oluyor sabah sabah " diyerek gozlerini açtı. Leyla kendisine öfke ile bakıyordu.
" Napıyorsun sen be. Girmişsin dibime kadar. Ayrıca ben kanepede yatıyordum buraya nasıl geldim " diye cırladı. Yavuz yüzünü buruşturdu sabah sabah hiç çekilecek gibi değildi.
" Leyla sabah sabah cırlamasan mı güzelim içinden kedi mi çıktı senin? Gece geldiğimde orda uyuyordun ben taşıdım seni buraya sonrasında da uyuduk işte" Yavuz'un yüzünü buruşturup ferah ferah konuşması Leyla'yı deli ediyordu.
" Yavuz beni çıldırtma sanki hergun beraber uyuyoruz gibi davranma. Bir dahada sakın bana dokunma sakın " diyerek banyoya gitti.
Yavuz'un duyduğu sözler zoruma gitti ama belli etmedi banyo kapısına yaklaşıp " Alışsan iyi edersin hanımağam ha bu arada günaydın " diyerek giyinme odasına gitti. Kendisi için bir takım çıkardı dolaptan hızlıca üzerini çıkarıp pantolan ve gömleğini giydi. Boydan olan aynada kendisine baktı kemerini taktı kol düğmelerini de takıp ceketini giydi. En son ayakkabılarinıda giyip çıktı odadan. Leyla da banyodan çıkmıstı hala kızgın ve öfkeli idi.
" Ben hazırım sende hazırlan da aşağıya inelim bizimkiler kalkmışlardır çoktan" diyerek banyoya ilerledi Yavuz.
" Hayırdır ya biz normal evliydik de benim mi haberim yoktu. Bu ne rahatlık be adam iyi misin sen?" Leyla Yavuz daki rahatlığa gıcık olmuştu.
" Gayet iyiyim sen nasılsın gece rahat uyuyabildin mi? Gerçi benim güvenli kollarımda idin gayet de yerinden memnundun hatta bir ara Yavuz , Yavuz diye inledin. Beni sevdiğini istediğini bu kadar belli etme hanımağam nazar olursun" diyip banyoya girdi. Biliyirdu ki birazdan Leyla kuduracaktı. Damarina fena basmıştı Yavuz.
Leyla ayağındaki terliği çıkarip attı ama terlik kapıya çarptı. " Seni pislik dalga geçiyor birde benimle. Ne sevgisi be ne sevgisi nefret ediyorum senden ilk fırsatda da boşanacağım senden merak etme " diyerek giyinme odasına gitti. Dolapdan beyaz diz kapağının altında biten v yaka bir elbise aldı uzerine hızlıca geçirdi. Siyah kemerini alıp beline taktı altına beyaz stiletto ayakkabilarını giydi. Bu odada işi bitmişti saçlarını taramk icin odaya geçti . Yavuz da banyodan elini yüzünü yıkayıp çıkmıştı. Leyla'yı görünce hayran hayran baktı çon güzel olmuştu.
" Hayırdır Leyla hanım böyle şık giyinmıs nereye gideceksiniz? " Kafası ile de üzerini işaret etti Yavuz.
" Tabi ki de işe gideceğim nereye gideceğim bugün toplantım var. Fıstık sevkiyatının ikinci partisini göndereceğiz" dedi.
" Leyla ben akşam söylediklerimde ciddi idim. Şimdi ister üzerini değiştir ister böyle gel ama konaktan dışarıya çıkmayacaksın. Seninle bu konu hakkında tartışmak istemiyorum. Bak ne söylersen söyle kararım değişmeyecek. En azından o piç herifi burdan gönderene kadar " diyerek Leyla'nın yapacağı itirazların önünü kesti.
" Yavuz ne zamana kadar beni konakta tutacaksın. Beni ne zannediyorsun süs bebeği veya oyuncak bebek mi? Dur dediğinde duracağım git dediğinde gideceğim. Benim ondan korkum yok bir kere vurdum ölmedi ikinciye ıskalamam. Sende anla artık adam sözlerinin bende bir etkisi yok ben seni beni gelinliğim ile terk ettiğin gün sildim. Yoksun artık benim için kağıtta ki imzadan ibaretsin onu da en kısa zamanda halledeceğim " dedi yine Yavuz'un damarına basmayı başarmıstı.
" Nasıl halledeceksin Leyla söylesene "
" Boşanacağim Zeynep en kısa zamanda protokolu hazırlayıp verir sana bu saçma sapan evcilik oyunu da biter gider" Yavuz'un gözlerine bir anda kan indi ne demek boşanmak ne kadar da kolay dile getiriyordu. Leyla'yı kolundan turup duvara yasladı.
" Ağzından çıkanı kulağın duysun kadın! Sabrediyorsam, kendimde gördüğüm hatalar içindir. Sabrımı sınama benim sen benim karım,namusum , helalimsin....Sen beni silmis olabilirsin ama ben seni hiçbir zaman silmedim. O şerefsizi seviyorum diye haykırdığında bile silmedim. Şimdi kulaklarını ac ve beni iyi dinle..."
Bölüm Sonu devamı var diğer bölümde...