" Gidiyorum!!! Yaralarım sırtımda ,
Anılarım çantamda, burnumda kokunla.
Gözlerimde hayalin , kulaklarımda sesin,
Kalbimde sevgin, ruhumda derin acılarım var benim.
Olmadı olduramadık imkansızız sevdiğim... "
( 55Cerkezkizi055)
Yüzünde acı bir tebessüm belirdi onlarında huzuru kaçsın istemedi evden çıktı. Taksici valizi Senem'in elinden alıp bağaja koydu. " Nereye gidiyoruz otagara mı havaalanına mı" diye sordu. Senem son kalan gücü ile otagara gideceğini söyledi.
Yol akıp gidiyordu ama Senem'in gözyaşları dinmiyordu.
Hayat mı zalimdi içindeki insanlar mı? İnsan kaderini kendi seçebilir miydi? Yada doğacağı aileyi , yaşantısını, seveceği adamı kendi seçebilir miydi? Hayat acımasızdı lakin içindeki insanlar daha da acımasızdı.....
Acılarıyla büyürmüş insan. Her yaşadığı acıda biraz daha yaş alır biraz daha hayatı anlar, olgunlaşırmış. Kaçmak çözüm değilmiş, insan her karşısına çıkan zorluğun üzerine gittiğinde zafer elde edermiş bazen yenik de düşermiş. Arkasına baktığında yalnızlığı ve kimsesizliği ile yüzleşince mağlubiyeti kabul edermiş. Senem'in derin yaraları, çocukluktan gelen psikolojik şiddete maruz kalması ve kaçtığı gerçek ile yüz yüze gelmesi, yüzüne yine,yeniden bir kez daha kimsesizliğinin vurulması Mağlubiyetini göstermişti. Kalsa bir ailenin faciasına sebep olacaktı çözümü gitmekde kaçmakda buldu. Yenilmişliği, sırtında kamburu , kalbinde acısı gidyordu. Tahir bu hayatta başına gelmiş gelebilecek en güzel düş'tü. Oysa ki , gerçek olması için ne dualar etmiş ne dilekler dilemişti. Ama vicdanı yoksun insanların pis zihinlerinde hayalleri hayal olmuştu. Evet belki bir ailesi yoktu, yetimdi ,kimsesizdi ama bunu o seçmemişti. Senem de isterdi bir ailesi bir yuvası olsun anne babası ile mutlu mesut yaşasın lakin olmadı vicdandan yoksun insanlar onu bir cami avlusuna bırakmakta buldu çözümü. Daha süt kokuyordu ağzı anneye muhtaç herşeyden habersiz. Anne olmayı bilmeyenler evlat sahibi olmamalı...
Bazen anne baba olmak bir çocuğu dünyaya getirmekle olmuyor. Ona bir gelecek guzel bir aile ortamı, iyi bir hayat veremedikten sonra anne baba olmanın ne anlamı kalıyorki. Hayvanlarda doğuruyor ama insanlardan daha merhametliler yavrularına en azından sahip çıkıyorlar.
Senem gidiyordu veda bile edememişti sevdiğine. Ne diyecekti ki, ailen beni istemedi gidiyorum mu? Yapamazdı. Tahir'i seven düşünen, onun için endişe eden bir ailesi vardı kendisi gibi kimsesiz değildi o güzel aile de kendisine yer yoktu.
Taksi şöförü ağlayan genç kadına baktı. İçi burkuldu ne derdi vardı bu yaşta yazık dedi içinden. Yüreği parçalandı akan gözyaşlarına kendi kızı da vardı bir an Senem'in yerine onu koydu daha da bir kötü oldu.
" Kızım bir derdin mi var senin, ailene mi birşey oldu?" Senem camdan dışarıya bakarken kafasından binlerce düşünce geçiyordu. Şöför tekrrar seslendi "Kızım duymuyormusun" Senem duymuştu bu defa bakışlarını dikiz aynasından kendisine bakan orta yaşlı şöföre çevirdi.
" Birşey mi dediniz" diye sordu duymamıştı az önce söylediklerini.
" Ne derdin var diyorum arabaya bindiğinden beri ağlıyorsun" Neyi yoktu ki, doğru ya bir ailesi yoktu en başta.
" Ailem yok , gidebileceğim bir evim yok " sahi nereye gidecekti şimdi. Elinde valizi ile çıkmıştı bir yola ama gidecek ne bir evi nede ailesi vardı.
" Ailene ne oldu kızım öldüler mi?" Senem kafasını hayır anlamında salladı. " Bilmem ben yetimim amca kimsem yok" dedi ve ağlamaya devam etti. Şöfer bile vicdana gelmiş ağlamıştı kızım haline. Birtek Tahir'in ailesi mi gaddar olmuştu. Senem düşündükçe ağladı, ağladıkca düşündü geçmişini geleceğini. Hayatı hiç kolay olmamıştı bundan sonrasında da ayakları uzerinde durmaya devam edecekti.
Otagara yaklaştığında çantasından telefonunu çıkarıp aynı anda kızlara mesaj yazdı.
" Canlarım biliyorum birazdan okuyacaklarınız sizi üzecek hatta öfkeleneceksiniz. Belki bana kızacaksınız lakin böyle olmak zorunda. Şu son 5 yılda bana olmayan ailem oldunuz, aranıza aldınız gerçek sevgi nedir gösterdiniz. İyiki de tanımışım sizleri ama artık bir yolun ayrımındayım size veda etmeyi çok isterdim ama ne cesaretim vardı nede vaktim. Ben gidiyorum İstanbul'a dönüyorum bir düzen kurduğumda size adresimi atarım. Belki yolunuz düstüğünde eski bir dostunuzu ziyaret etmek istersiniz. Şimdi siz bu karar nerden çıktı diyeceksiniz haklısınız da. Bir kac dakika önce Tahir'in ailesinin yetim olduğum için beni istemediğini öğrendim. Tahir'e yol yakın iken vazgeç diyorlar ben aile nedir bilmedim o sevgiyi tatmadım. Bunu bilmezken yaşamamışken Tahir'in benim yüzümden ailesiyle arasının bozulmasına göz yumamazdım. Kalsaydım biliyorum ki her günü zehir olacaktı Tahir asla benden vazgeçmezdi. Ama ben gidersem oda ailesinin istediği biri ile mutlu olabilir bu şansı onun elinden alamazdım. Sizinle çıktığım yol buraya kadarmış bana aile ,arkadas, kardeş olduğunuz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Sizinle geçirdiğim günleri asla unutmayacağım çok hakkınız var bende özellikle Leyla senin. Ailen ailem oldu bana evini açtın, korudun kolladın sahip çıktın. Beni bu dünyaya getirenler bile istemezken, sokağa bırakıp terk ederken, sen bana bir aile verdin. Hakkını ölsem ödeyemem bana bilmediğim duyguları yaşattığım için. Hakkınızı helal edin hepinizi çok seviyorum. Zeynep'im ne olursa olsum vazgeçme o zalim adama boyun eğme, Yaren'im başımın belası sakın arkamdan ağlama inşallah beyaz atlı prensini bulursun. Azade anneye , Leyal teyzeye Yade Zergül'e, Behram amcaya, Yavuz abi ye ve Yağız'a çok selamlarımı iletin. Sultan ablaları unutmayın. Tahir'ime iyi bakın, şimdi o yıkılır ayakda durmasını sağlayın. Yalnız bırakmazsınız biliyorum yanında destek olun beni unutsun, aramasın, sormasın bizden olmaz ben bunu bir kez daha anladım. Zaten en başından hata idi, ben olmayacak hayellerin peşine düştüm haddim olmadan sevdim. Acı gerçek yüzüme tokat gibi indiğinde de anladım. Allah'a emanet olun ailem, kardeşlerim hoşçakalın" yazıp gönderdi...
Tahir babasını sabır ve hayretler içinde dinledi ağzından çıkanları kulakları duyuyor muydu acaba? Bu adam kendisini hiç mi tanımamıştı. Ya bu söylediklerini Senem duysa idi. Öfkeden elleri yumruk oldu babasının kalbini kırmamak için kendisini zor zapt ediyordu. Söyledikleri çok ağırdı her insanın kaldırabileceği şeyler değildi. Ama babasının son sözleri bardağı taşıran son damla olmuştu.
" Baba yeterrr" sesini ilk defa babasına yükseltti. Canı yanmıştı Senem hayatında gordüğü, tanıdığı, en temiz, en masum kadındı.
" Dediklerini kulağın duysun baba vicdanın evde mi kaldı sen bu sözleri nasıl edersin. Karşıma geçmiş küçük çoçuk azarlar gibi nasıl vazgeç dersin" sinirden bütün vucudu kıpkırmızı olmuş, boğazındaki damarlar patlayacak gibi kendini belli etmişti.
" Tahir karşında baban olduğunu unutma sesini bana ne üdüğü belirsiz bir kız için yükseltme" en az Tahir kadar sinirlenmişti babası da.
" Babamsan eğer benim babam gibi davranırsın bu sözleri eden benim babam olamaz. Karşıma geçmişsin sevdiğim kadın hakkında ileri geri konuşuyorsun. Sen ne çabuk unuttun geçmişi. Dedemin sana yaptıklarının acısını mı çıkarıyorsun benden " diyerek babasının yüzüne geçmişini vurmuştu. Zamanında dedesi babasına sevdiği kadını almamış annesi ile evlendirmişti. Babası da aynı şeyi bugün ona yapıyordu.
" Hadsizlik etme , ben seni böyle mi yetiştirdim. Kendine gel evladım demem bu yaşta sana haddini bildiririm " Tahir damarına basmıştı Mehmet bey'in.
" Baba sana bir defa konuşacağım ve bir daha bu konu açılmayacak. Ben senin beğenmediğin ne üdüğü belirsiz dediğin kadına sevdalıyım ve evleneceğim. Sende ister kabul eder yanımda olursun istersen reddeder karşımda durursun" derken Mehmet bey oğluna baktı . Oğlu çok kararlı gözüküyordu.
" Ama bilki karşımda durduğun o dakikadan sonra Tahir diye bir oğlun olduğunu da unutursun. Ben hayatımda bir kez gerçekten sevdim anlıyormusun. Ne ailesi ne yaşantısı, nede malı mülkü umrumda oldu. İstesem gider bir ağa kızını alır malıma mal katardım ama benim derdim o değildi. Ben beni param için değil ben olduğum için seven birini istedim. Ve o kızı da buldum biliyor musun? Ne parada gözü var nede benim varlığımda. Tek derdi ona iyi bir yuva, aile olmam ve ben ona aile olup onun istediği yuvayı kuracağım. Baba öyle güçlü duruyor ki ama o görüntünün altında kırılgan ve öyle naif ki, bazen onu kırmaktan çok korkuyorum. Damarına bastığında pençelerini çıkarıp aslan kesiliyor. Benim üzerime öyle bir titriyor ki ben onda annemi görüyorum. " Dediği an gözünden bir damla yaş aktı. Mehmet bey'in ise kalbi sızladı.
Karısı ile severek evlenmemişti ama sonrasında çok sevip aşık olmuştu. Bir günden bir güne evlendiği için pişman olmamış hatta iyiki evlendim dedirtmişti Mehmet bey'e karısı Berfin hanım. Lakin kader işte ömrü kısa imişdi onunda. Oğlunun doğumunda ölmüştü.
" Ben o kızla evleneceğim baba ister yanımda olun ister olmayın siz bilirsiniz" diyerek Mehmet bey'i arkasında bırakıp çıktı odadan. Mehmet bey oğlunun kararlı duruşu karşısında tek kelime edememişti.
Senem'in odasına giden Tahir onu yerinde bulamayınca Zeynep'in odasına gitmeye karar verdi.
Yavuz üzerini değiştirmek için Adem'den yardım istemiş oda seve seve yardım etmişti. Bu hayatta biri için öl deseler o kesin Yavuz olurdu. Kahvenin döküldüğü yer hafif kızarmış idi Allahtan kahve çok sıcak değildi de kızaran yer su toplamamıştı. Yaren'in Adem ile gönderdiği merhemden sürünce biraz daha rahatlamıştı Yavuz.
Adem ile beraber aşağıya indiler. Leyla ve Yaren Yavuz'a bakıp gülerken Azade hanım ve Leyal hanım ise kızlara öfke ile baksalarda onlarda tülbentin altından gülüyorlardı. Yavuz onların bu hallerine sinir olmustu.
" Ana saklanmayın gülecekseniz gülün kendinizi kasmanıza gerek yok cekinmeyin yoksa içinizde şişer mazallah " kızım sana diyorum gelinim sen anla deyimini kullanmıs, annesine doğru konuşmuştu ama sözleri Leyla ve Yaren'e idi. Duydukları cümle ile odada kahkaha tufanı koptu Yaren gülmekten altına işeyecekti nerde ise. Bu defa onlara Behram ağa ve Yade Zergül de eşlik etmişti. Yavuz'un bakışları ise sabah ağlatıp üzdüğü kadının şimdi yüzünde çiçekler açtırması idi. Eğer Leyla böyle gülecek ise o her gün her dakika üzerine kahve dökülüp yanmaya razı idi yeter ki onun yüzü ,gözleri hep böyle gülsün kenside orda nefes alsın istedi.
Leyla ve Yaren'in aynı anda ceplerinde olan telefonlarından mesaj bildirip sesi geldi. İkisi de aynı anda açtılar telefonllarını...
Bölüm sonuna geldik canlarim