" Gelin hanim elim boş gelmeyeyim diye hazır börek almış gelmiş bu salak da mutlu oluyor oğlum hazır onlar ev yapımının yerini hiç tutar mı?" Yağiz hem Leyla'ya laf sokmuş hemde kardeşini ayıplamıstı. Eeee Leyla'nın az önceki imasına karşi alt da kalamazdi.
O dalga geçerse Yağiz da intikamini böyle alırdı. Yade Zergül Azade hanim, Leyal hanim ve Behram aga gençlerin muhabbetine gülerek eşlik ediyorlar idi. Keşke konaklari hep böyle şenlik olsa idi ama uzun zamandir huzur mutluluk onlara haram olmustu.
Ufacik şeylere mutlu olur olmuşlardı.Yavuz'un gidişi Leyla'nın hastane süreci Yağiz'in vurulması derken güzel bir güne hasret kalmışlar idi.
" Bana bak teğmen uğraşma benle çok fena olur sonra" diyip kaşları ile Zeynep'i işaret edip tehdit etti. Yağız ne demek istediğini anlamıştı ağzina eli ile fermuar çeker gibi yapıp sustum dedi.Daha da birşey diyemezdi çünkü ağır tehdit altında idi.
Zeynep böyle güzel bir ailenin içinde olmaktan çok mutluluk duyuyor imrenek bakiyordu. O hicbir zaman böyle mutlu bir kahvaltı yapmamış aile hasretini hep çekmişti.
Kahvaltılarını şen kahkahalar ile yaptilar. Yağız, Berzan ve Leyla didişip durmuşlardı. Azade hanim Yavuz'un gidiş sebebini anlattı. Leyla durgunlaşmıştı. Her ne kadar sabah mesajlaşmış olsalarda Yavuz'un gidişi onun canını yakıyordu.
" Leyla kızım Şeribağlı aşireti ile Tezcanlı'lar düğünü bu hafta yapmaya karar vermişler uzatmayalım dediler bizde kabul ettik. Hafta sonu düğün var haberin olsun senide özellikle davet ediyorlar söylememi istediler" dedi Behram ağa.
" Taman amca iyi düşünmüşler o Fırat'a hiç güvenmiyorum ben bir an önce yapsınlar düğünlerini" dedi Leyla Fırat pislik herifin tekiydi herşeyi yapardı.
Behram ağa izin isteyerek kalktı fıstık bahçelerini dolanmaya hemde yurt dışından gelen şirkete fıstık bahçelerini gezdirecekti Azade hanımda onu geçirmeye gitti.
Yade Zergül torununun yüzüne baktı düşen yüzünü gördükçe üzülüyordu elinden geleni yapmıştı bakalım Yavuz gelince ne yapacaktı oda ona göre tavrını ortaya koyardı.
Leyal hanım mutfağa inip kızlardan kahve yapmalarını istemişti. Kayınvalidesi kahvaltıdan sonra mutlaka bir fincan kahve içerdi.
Leyla, Zeynep ve Yağız izin isteyerek bahçeye çıktılar. Kahvelerini orda içeceklerdi. Bahçenin kenarında bulunan kamelya ya oturdular.
"Leyla nasılsın gülüyorsun ama gözlerindeki hüznü görmüyorum olanları bilmiyorum sanma" dedi Yağiz yaşanılanları Berdan dan duymuş abisine yine kızmıştı.
" Nasıl olayım bremın içim yangın yeri dışım bayram yeri. Kendi toprağımda gurbette gibiyim" Gözleri yine uzaklara daldi.
Vefasiz yüreği özlüyordu işte Yavuz'u. Yüreği hem öfke dolu hem ozlem dolu idi. Daha hasretini gideremeden tekrar gitmişti Yavuz.
Leyla daldığı yerden gözlerini çekti ne Yağız'ı ne Zeynep'i üzmek istemiyordu onlarından kendisine acıyarak bakmasına tahammül edemiyordu. Yuzüne sahte tebessümünü kondurdu.
" Ay neyse boşver sen simdi beni sen kendinden haber ver nolcak senin bu halin " dedi. Yağız Zeynep'de olan gözlerini Leyla'ya çevirdi.
" Ne varmiş ula benim halimde iki vurulduk diye ölmedik taş gibiyim maşallah" dedi kendini övmesi olmazdı zaten.
" Ya maşallah mermer taşı mübarek " dedi Leyla ona inat.
"Kızım sen benim yakışıklı fit ve kaslı vucudumumu kıskanıyorsun yoksa " diyince Zeynep kahvesini püskürttü.
Leyla Zeynep ile birbirine bakıp kahkaha attılar bu adamın egosu tavandı. Ay insan biraz mütevazi olurdu Yağız ise tam tersi idi.
"Yav neye gülüyorsunuz şimdi yalan mı konuşuyorum yani Allah allah" deyip ters ters baktı iki kadınada.
" İnsan azcık mütevazı olur pismam maşallah egon Antep kalesini aştı" dedi Leyla hala gülüyordu. Yavuz burda iken az uğraşmamışlardi kendisi ile şimdi sıra onda idi. Yağız Leyla'ya sen bittin bakışı attı. Elbet abisi gelirdi eee intikam soğuk yenen yemekti.
Leyla Yağız'ın bakişlarından kurtulmak adına yalandan etrafina bakıp " aaa Azade anne beni mı çağırıyor" dedi ve hızlıca ayaklanıp yürüdü iki aşığı başbaşa bıraktı ki konuşabilsinler
" Benden kurtulmak için kaçmadı ise bende birşey bilmiyorum" dedi Yağız.
Zeynep bir anda yalnız kalınca sevdiği adam ile kendini boşlukta gibi hissetti. Leyla'ya da için için kızdı sırası mı idi şimdi yalnız bırakmanın zaten utanıyordu kendi kendine söyleniyordu.
Birazdan bayilmasa iyiydi. Kalbi öyle hızlı atıyordu ki hiçbir kelime şu an onun durumunu anlatmaya yetmiyordu. Yağız için ise durum istediği gibi olmuştu fırsatını kolluyordu zaten Zeynep ile baş başa kalmak için kısa zamanda nasıl oldu oda bilmiyordu ama çimen gözlü güzele kendini fena kaptırmış hatta onsuz yaşayamayacağını anlamıştı.
Zeynep'in utandığını parmakları ile oynamasından anladı ortamı biraz rahatlatmak adına sohbeti kendisi başlattı.
"Eee eli maşalı nasıl alıştın mı buralara. Rahatsız felan eden olursa söyle hallederiz gerçi bilseler senin elinin maşalı olduğunu cesaret edemezler de ben yinede söyleyeyim dedim " diyip göz kırpti.
Zeynep gözlerini devirdi Yağız resmen alaybediyordu kendisi ile eee altta kalırmıydı asla Leyla'nın teçrisatından geçmişti.
" Öyle birsey olursa basimin çaresine bakabilirim huysuz bey ve evet alıştım çok sevdim burayı " Yağiz ile göz goze gelince gözlerini kaçirdi hemen ama Yağiz artik duygularini saklamak istemiyordu.
Zor geliyordu ölüm ile burun buruna gelmisti ve artik hicbirşeye geç kalmak istemiyordu. Ne kalmıştı ki gidecekti belki geldiğinde Zeynep gönlüne birini almış veya gitmiş de olabilirdi. İhtimaller canını yaktı.
" Zeynep ben seninle artık konuşmamızin zamanı geldiğini düşünüyorum lütfen bu defa kaçma " Zeynep her defasında Yağız dan kaçıyordu. Şimdi ise kaçacak yerinin kalmadığını anladı.
Zeynep aklından geçen konuşmanin olmamasi icin dua ediyordu.
" Ne ne konusacaksin ki benle" çimen gozleri her yerde geziniyor ama Yağız'a dönmüyordu. Söyleyeceklerini merak etmiyor da değildi hani.
İcindeki heyecanını bastırmaya çalışıyordu yuzu hafiften kizarmaya başladi . Yağız yanında ki kadının utandığını görüyordu hoşuna da gidiyordu. Ama en azından yüzüne dönüp baksa fena olmaz diye düşünüyor lakin Zeynep bir türlü bakmıyordu. Yağız ne olacaksa olsun deyip lafa dan diye girdi.
"Bana bak avukat hanım ben öyle süslü püslü laflar bilmem, gördüğüngibi kibar biride hiç değilim, düz bir adamım, Romantik sözlerde söyleyemem, içimdeki dilimdedir. Ama ben bir eli tutarsam bir ömür o eli bırakmam" dedi ve Zeynep'in titreyen elini tuttu.
"Nee" diyebildi evet birgün bekliyordu bu konuşmanın birgün olacağını ama şimdi olacağını düşünemedi.
" Zeynep nasıl oldu ne zaman oldu bilmiyorum ama ben bir çift yeşil göze meftun oldum. Eğer ki sende bu eli tutar cevabin olumlu olursa ben bir ömür seni severim sadık kalırım. Ama dersen ki hayır olmaz ne yoluna çıkar nede swni rahatsiz ederim sevdamı kalbime gömerim "
Zeynep kalbi ile aklı arasında savaş veriyordu şimdi bir cevap verirse Yağız'a haksızlik edecekmiş gibi hissediyordu. Utanıyordu karşısında ki adamdan hele böyle güzel sözler edince kalbi daha çok akıyordu ona doğru.
"Teğmen bana biraz zaman ver. Ben ilk defa böyle birşey yaşıyorum anla iste daha önce hiç olmadı düşünmem lazım" dedi Zeynep. Yağız aldığı cevap ile üzülse de belli etmedi hayali bu değildi tabiki günlerce nasıl söyleyeceğini kafasında prova etmişti aldığı cevap ise hep istediği gibiydi lakin gerçek öyle olmadı.
Yine de gönül koymadı Zeynep'e hakkıydı düşünmek tek korkusu hayır demesine idi. Seviyordu bu kadını edebini, adabını, ahlakını. Her hali ile Yağız'ın kalbini fethediyor yeniden aşık oluyordu.
Zeynep ellerini Yağız'dan kurtarıp ayaklandı arkasını dönüp giderken düşündü haksızlık mı etmişti. Neydi bu içinde ki acınin sebebi? Yağız'a karşı evet boş değildi kendisi de biliyordu. Durdu arkasını dönüp kamelya da oturan adama baktı. Üzülmüştü Zeynep'im içi gitti o haline bu şekilde bırakıp gitmek istemedi. Yağız kafasını kaldırıp kendisine ışıl ışıl umutla bakınca tutmadi içindekileri bir çırpıda söyleyiverdi.
" Teğmen ben o eli tutacaksam kafam rahat olmalı. Ve bilki birgün bir eli tutacak isem o el senin elin olmalı " dedi ve hızla gitti.
Leyla oturma odasında annesi, kayınvalidesi ve Yade Zergül ile otururken içeri Zeynep girdi.
" Leyla kalkalım mı Niyazi bey ile bir dosya üzerinden geçeceğiz" dedi.
Leyla kafasını salladı tamam diye ve veda ederek ayrıldılar konaktan.
Yaren ust uste girdiği iki başarılı ameliyat'dan sonra kafeterya'ya gidip kendisine kahve aldı. Yorgunluğu yüzünden belli oluyordu. Daha hastalaeını vizite edecekti.
Kahvesini yudumlarken bir baba kızı gördü ne guzel anlaşıyorlardı Kız 11 yaşlarında babası ise 35 yaşlarında belki var belki yoktu Babası ile oturmuş geleceğini planlıyorlar okuyacağı okulu konuşuyorlardı. Yaren'in o dakikalarda kendi çocukluğu genç kızlığı geldi gözünün önüne.
Babası hiçbir zaman kendisi ile ilgilenmemisdi. Babasının olması gereken her yerde Yavuz abisi vardı. İlk düştüğünde dizleri ve eli kanamıs ilk koşan Yavuz olmus idi. Babası gördüğü halde gelmemişti. Oysa ki Yaren o gün babasının gelip sarılmasını sulu gözleri ile beklemiş lakin Behram ağa gitmemişti.
Yaren o günden sonra tırnağı kırılsa Yavu'a gitmiş derdini nazını, niyazını bir tek oma çektirmişti. Yavuz abisine Leyla'dan dolayı öfkeli olsada ona minnet borçluydu. Babasının yapmadığı babalığı yaptıği için.
En çok da Ümiversite sınavlarına girmek için babası ile ettiği mücadele yormuş kalbini kırmıştı. Babası geri kafalı bir adam değildi ama törelerine geleneklerine çok bağlı idi.
Liseyi bitirmiş olması yeterli idi Behram ağa için bundan sonrasında evde oturup annesine yardım etsin gelecek taliplerini beklesindi. Lakin Yaren bunu yapacak bir kız değildi. O kendine bir söz vermişti" Kaderimi hiç bir zaman bir erkeğin ellerine teslim etmeyeceğim" diye. Babası Behram ağa üniversite için olmaz demiş kıyameti koparmiştı.
Yaren hayatında ilk defa babasına karşı gelip " okuyacağım baba evde oturup koca beklemeyeceğim bir erkeğin ellerine kaderimi teslim etmeyeceğim" diye isyan etmişti. Yavuz abisi bu kavganın üzerine gelince babasına " Yaren okuyacak baba ben olduğum yaşadığım sürece kardeşim okuyacak ve kendi ayakları üzerinde duracak " demişti. Behram ağa Yavuz' un kararından dönmeyeceğini bilirdi bu yüzden el mahkum kabul etmişdi. Şimdi Yaren okuyup başarılı bir doktor olmuşdu. Üniversiteyi yeni bitirmişti ama o stajını en iyi hastanelerde Türkiye' nin en başarılı Cerrah' larının yanında yapmışdı.
Evet Bölüm sonuna geldik maalesef kusura bakmayin.