Zeynep Yaren'i onaylayınca hızlı hızlı yürüyüp Senem ve Tahir'in önüne geçip uçağa bindiler yerlerini bulup yanyana oturdular.
Senem arkadaşlarına bakıp öfkeyle kafasını salladı kızlara yaklaşıp " bunun hesabını size Antep de soracam hiç merak etmeyin bittiniz siz " dedi.
Yaren ve Zeynep onun bu kızgın boğa gibi hallerine sessiz güldüler kahkaha atmamak için kendilerini sıkıyorlardi. Tahir ile Senem de yerlerine oturdular uçak Antep'e gitmek üzere havalandı....
*****************************
Leyla satine baktı bir an önce şu işi halledip kızları almaya gitmesi gerekiyordu ilk olarak konuşmaya ev sahibi olarak Perwer bey girdi . Nurullah bey ve Şeribağlı aşiretinin ağası Hasip bey e hitaben
" Ağalar iki tarafıda dinledik biz bu işi kan dökmeden sonuca bağlamak istiyoruz " dedi. Bütün ağalar da Perwer bey'i onayladı.
Lakin Hasip ağanın oğlu Fırat kabul etmiyor itiraz ediyordu burda söze Behram ağa girdi.
" Perwer ağaya hepimiz katılıyoruz Fırat ağa sen gençsin kanın deli akıyor lakin iki gencin ölmesi bu davanın yeniden başlamasından başka hiçbir işe yaramaz. Bak oğlum.. derken Fırat Behram ağanın sözünü kesti.
" Behram ağa biz ne olursa olsun razıyız bacımı ve o iti bize verin bunun başka çözümü yok namusumuzu iki paralık ettiler"
Behram ağa anlayışla dinledi ama Leyla ne amcasına nede aşiretine yapılan saygısızlığa müsamaha gosterecek biri değildi .
Özellikle namussuzluk lafına takılı kalmıştı onuda çıldırtan buydu namus lafı yapan Fırat da karısını kaçırmıştı oysaki.
Kaşlarını çattı gözlerini kıstı " Bana baksana sen sen kimsinde asiretimizin ağasının sözünü kesme cürretinde bulunuyorsun bana bak Fırat efendi sen değil misin bir yıl önce karını kaçırıp evlenen o zaman namusun nerdeydi kaçırdığın kızın ailesinin namusu yokmuydu? Yoksa sen ağa olduğun için mi namusun temizlendi bu iki genc ile aranızdaki fark neydi? Deyince bütün ağalar gururla Leyla'ya baktı.
Yavuz u hiç aratmayacağa benziyordu herkezin içinde ilk basta şüphe vardı ama şu an hekezin şüphesi yok oldu tam bir hanımağa gibi davranıyordu.
Fırat ne diyeceğini bilemeyince çirkeflesmeye karar verdi " Bana bunları kocası tarafından düğün günü terk edilen kadın mı söylüyor çakma hanimağa" dedi.
Pislik Firat'ın kanında vardı üstelik Yavuz a da düşmandı. Leyla alışık olduğu için hiç bozulmadı Behram ağa cevap verecek iken Leyla eli ile durdurdu.
" Benim kocamın beni terk edip gittiğini sana düşündüren ne Fırat ağa uzak da olması mı?" dedi. Gözlerini herkezin üzerinde gezdirip
"Sence ve sizce ben terk edilmiş olsam hala onun yüzüğünü parmağımda taşırmıyım" dedi.
Asla gururunu ayaklar altında ezdirmezdi onun için gururu herşeyden daha muhimdi. Ağalar kafaları ile Leyla'yı onayladilar.
Fırat kadının dik duruşu ve herşeye cevap verişinden iyiden iyiye sıkılmıştı.
" Kendini böylemi kandırıyorsun burdaki herkez bilmiyor mu sanıyorsun madem kocan seni terk etmedi 5 yıldır nerde niye sen konak da değilde ayrı evdesin. Boş boş konuşmayı bırakda elinin hamuru eksik eteğinle bize akıl vermeyi bırak" dedi.
Leyla elini belindeki mehir i olan silaha götürdü artık şartalleri atmıştı bu saat den sonra yapacakları onun suçu değildi. Silahini çıkarırken bir yandan da cevep verdi.
" 1 ben belki ayrı evde yaşam istedim bu kimseyi bağlamaz bizim özelimizdir. 2 kocam 5 yıldır Azerbeycan da yapılan yeni otel inşaatımızın başında durmakta ayrıca fırsat buldukca gelmekte. 3 karşında Miroğlu aşiretinin hanımağası var" dedi ve silah sesi duyuldu herkez sesin nerden geldiğine bakarken. o istenilmeyen kan bir sevdanın üzerine mi aktı ......
Fırat'ın kolunu sıyırıp gecen kurşun arkasında bulunan saksıya isabet etmisti. Leyla bilerek koluna nişan almıştı onu sadece korkutmak istemişti.
Kimse onun kadınlığına laf edemez sorgulayamazdı. En nefret ettiği konu kadınların eksik etek olarak görülüp hor görülmesi idi. Hele birde bu kendisine yapılıyorsa tahammülü hic olmazdı.
Leyla' nın öfkesi karşısına çıkanı yakacak gibiydi gözlerinden ateşler çıkıyordu kimin haddineydi Miroğlu hanımağasına kafa tutmak yargılamak. Kimse Leyla'ya laf soz edemezdi o ki bu bazı salak saçma ithamlar yüzünden babasını kaybetmişti. Fırat da nasibine düşeni az da olsa almıştı işte.
Leyla ayağa kalkıp gözlerini herkezin uzerinde gezdirip Fırat' da sabitledi " Bu sana ve herkeze ders olsun ne sen ne bir başkası benim hanımlığımı, evliliğimi sorgulamasın. Kimsenin haddine değil benim eksik etekliğimi konusmak yada evliliğime laf etmek " Ortam bir anda sus pus olmuştu.
Tekrar herkezin gözünün içine bakıp " Fırat gibi düşünen varsa içinizde işte burdayım tam karşınızda " dimdik durmuş asilliğini konuşturmuştu.
Leyla sabırlı idi kolay kolay sinirlenmez kimsenin kalbini dahi kırmazdı. Herkese yardımı dokunan merhametli birisiydi. Ama damarına basılınca tam bir dişi kaplan kesiliyordu işte. Yavuz'un kadın versiyonu idi. Ağaların hayranlığıda en çok bu yönüneydi. Ona bakan herkez sanki Yavuz'u görüyorlardı karşılarında.
Fırat'a uyarısını yapmış herkese gözdağı vermişti. Ağalar aralarında fısıldaşırken Leyla amcasının yanına yerine geri oturdu.
Amcası gururla bakıyordu yeğenine göğsü kabardı.Birgün başına bir şey gelse hak emri vaki olsa gözü asla arkada kalmazdı yeğeni bunu ıspatlamıştı. Tam bir hanımağa gibi davranmıştı. Yavuz'a bile laf ettirmemesi göğsunun ayrıca kabarmasına sebepti.
Yeğenine bakıp " Yavuz'u aratmadın kızım herkeze cevabını laiki ile verdin gurur duyuyorum seninle" diyip elini sıktı.
Leyla gözlerini kapatıp açtı " Sağol amca arkamda varlığını hissetmeseydim belkide bu kadar rahat olamazdım teşekkur ederim" dedi minnetle. Her zaman her daim amcası ona destek okup arkasında durmustu.
Fırat'ın koluna yanındakiler müdahale etmiş haataneye götürmek için toplantıyı terk etmişlerdi.
Leyla ağalara bakıp " Ağalar artık şu gençlerin durumunu tatlıya bağlayalım. Haşim ağa son kez ne diyorsun kararını ver " dediği anda Nurullah ağa elini kaldırıp söz istedi.
Leyla başı ile onay verdi " Haşim ağa oğlum da kızın da gençtir yapmışlar bir cahillik gel sende hede gençlerin yuvalarını kuralım 1000 dönümlük tarlam var kızının diyeti olarak kabul et" dedi.
Haşim ağa biricik kızına baktı evinin göz bebeği idi başını öne eğmiş olsada kıyamıyordu kızına.
Yeğeni Nazım amcasının kulağına eğilip eline geçen fırsatı değerlendirmek istedi. Sessiz bir şekilde " Amca berdel olmadan bu iş çözülmeyecek ben Nurullah ağanın kızına gönül vermişim sevdalıyım babam yoktur bilirsin bir babalık yap kızı bana iste Fırat abim zaten evlidir." Dedi.
Son bir umut eğer amcasi kabul etmezse dünyası başına yıkılacaktı. Cemre ile plan yapmışlardi gece Leyla'yı da sırf bu yüzden istemişlerdi. Biliyorlardı berde'e musaade etmeyeceğine.
Herkez Haşim ağanın dudağından çıkacak iki kelimeye kulak kabarttı. Haşim ağa bir kardeşinin emaneti olan yeğenine birde kızına baktı ve kararıni verdi
" Ağalar kabul ederseniz berdel yapalım yeğenim Nazım'a Nurullah'ın kızı Cemre'yi isterim berdel olarak. Hakkımdır kızıma karşılık kızları" dedi.
Nurullah bey beklemediği teklif karşısında şaşırdı böyle olacağını bilirdi lakin istemezler diye düşünmüştü ama korktuğu başına gelmisti.
Cemre konuşulanların hepsini dinledi onunda gönlünde Nazım vardı Dunden razı idi berdel'e.
Nurullah bey düşündu kizini vermezse oğlu öldürelecekti. Cemre'yi verse kızını istemediği birine zorla vermek istemedi.
Leyla Nurullah beyin çaresizligine daha fazla sessiz kalamadi zaten berdel olayina oldu bitti karşiydi.
" Haşim ağa beni az çok herkez bilir berdel'e karşi olduğumu da bilirler sana demediler mi bunu?" diye sert uslup ile sordu.
Haşim ağa kafasını salladı" bilirim hanimağa lakin berdel olmaz ise aşiretimi durduramam iki aile arasinda çok kan dökülür." Dedi ve haklıydı da.
Cemre ortaliğin karışmasindan korkup yerinde daha fazla duramadı.
Başı dik bir şekilde musade istemeden gelip Leyla'nin tam karşisinda durup " Hanimağam benim rızam vardır berdel'e gereken ne ise o yapilsin " dedi.
" Cemre bu karari kendin mi verdin yoksa başka birsey mi oldu da verdin?" Diye sordu Leyla.
Cemre yine gözlerini Leyla'ya dikip başi yine havada " Karar benim kararımdir ne babam ne bir başkasi bana zorla birsey yaptiramaz " dedi.
Leyla ilk defa bir kızın cesürca çıkıp konuşmasına imrenerek baktı. Anladı ki kizin oğlanda gönlü var yoksa hiçbir genç kiz bu kadar cesurca aşiret ağalarınin önünde konusamazdi. Cesaretini takdire şayan buldu. En azindan sevdasina sahip çikiyordu.
" O zaman Allah utandirmasin diyelim mi ağalar " dedi Leyla. Herkez başi ile onayladi. Eller sıkılıp barış sağlandı.
Leyla ağalara bakip " Bana artik müsade misafirlerim gelicek gitmem gerekiyor bundan sonrasıni amcam Behram ağa ile konuşabilirsiniz " diyip yerinden kalktı. Amcasi gozlerini kirparak Leyla'ya gitmesi için musade verdi.
Tüm asaleti ile ağaların ortasından geçip giderken Yavuz'un arkadaşi Berdan'a başi ile selam verip tebessum etti.
Adem den arabanın anahtarlarini alıp amcasini yalniz birakmamasini söyleyip havaalanina doğru yola çikti....