" Ve yine susmak düşüyor benim payıma ,
Ne kadar çok seversem seveyim vazgeçmek düşüyor.
Gece olup başımı yastığa koyduğumda ,
Sessiz sessiz ağlamak düşüyor.
Her gece birgün kavuşuruz diye ümid edip dua etmek düşüyor.
Kadere razı gelmek düşüyor benim payıma.
Ve herşeye rağmen seni sevmekten hiç pişman olmamak düşüyor.
Senden geriye " Eyvallah " demek düşüyor benim payıma.
Sol yanımın kanayan yarası, artık gitmek düşüyor benim payıma.
Hoşçakal demek yakışmıyor sevdamı
haykıran dudaklarıma......"
( 55Cerkezkizi055 ) Sözler bana aittir.
" Kızlar acayip birsey gördüm anlatmazsam çatlayacağım" soluk soluğa konusmuştu.
" Ne oldu kızım nefes nefese kalmışsın " Yaren azcık soluklanıp nefes aldı başladı anlatmaya.
" Ya ben işten geldim sizi mutfakda zannedip tam giriyordum ki, abim Leyla'yı duvar dibine sıkıştırmış tam öpecekti ki ben girince yarım kaldı. Ay çok utandim o an koşarak yanıniza geldim" ellerini utançdan yüzüne kapatti. Abisi ve Leyla'yi o halde görmeyi hiç beklemiyordu. Ama için için çok mutlu oldu inşallah Leyla abisini affeder mutlu olurlardı.
" Yaa Leyla çok utanmıştır kesin "
" Kıpkırmızı oldu beni gorünce. Pardon diyip çıktim hemen" deyince kahkaha atrılar. Sesleri mutfağa gelince Leyla elinde ki bezi Yavuz'a fırlatıp.
" Hepsi senin yüzünden rezil oldum bak gülüyorlar bana. Yani dibime dibime girmek zorunda mıydin anla Yavuz anla benden sana yar olmaz gelme artık üzerime üzerime " gözünden yas akaraken sitem edince Yavuz sinirlendi ne yaparsa yapsin hep dubara tosluyordu. Öfkelendi gözlerinden ateş çıkiyordu. Ulan zaten Leyla yeteri kadar yaralıyordu birde kardeşlerinden hiç rahat yoktu kendisine illa bir yerlerden çıkıp zehir ediyorlardı kendisine en güzel anlarını. Kardes değil baş belası idiler. Mutfakdan çıkıp avazı cıktığı kadar " Yarennnnn" diye bağırdı.
Yaren ve kızlar olduğu yerde sıçradılar. Korkudan ne yapacağıni bilemedi Yaren oturduğu sandeyeden yere düşünce Senem ve Zeynep bu defada onun o haline güldüler. Yaren "gülmeyin be beni kesin öldürecek" diyerek düştüğü yerden kalkip bulunduklari katın avlusuna çıkıp aşağıya bakti korka korka.
" E.. efendim abi" korkudan kekeliyordu.
" Ben seni gecwn uyarmadım mı o dilen sahip çık benim canımı sıkma bir daha seni uyarmam. Bir dahakine çok daha kötü sonuçları olur ve ben bunu yapmak istemem " diyerek bağırdı sertce kardeşini ne kadar üzdüğünü yaraladığını fark etmeden merdivenleri çıktı.
Yaren neye uğradığını şaşırdı abisi ilk defa bu kadar sert uyarmıstı kendisini gozlerinden ateş çıkıyordu. Zoruna gitti Yaren'in gözleri doldu birşey yapmamıştı ki. Neden bu kadar öfkelendiğini anlamadı.
Leyla mutfakdan çıkıp kardeşine ateş püsküren adamın arkasından baka kaldı çok mu üzerine gitmisti. Bazen dilinin ayarı olmuyordu. Pisman oldu kendisi yüzünden Yaren'e bağırmıştı arkasına dönüp kafasını kaldırdığında Yaren'i üzgün görünce.
" özür dilerim bana kızdı sana patladı" Yarem kafasıni salladı " Önemli değil " dedi ve ağlayarak odasina gitti. Yaşı kaç olursa olsun abisinin ona bağırması canını çok yakmıştı. Babasi kızsa bağırsa bu kadar zoruna gitmiyordu ama abisi yapınca çok kırılıyordu.
Yavuz odada bir oyana bir bu yana gitti bir sigara yaktı zehrini içine derince çekio dumanıni üfledi. Sigara mı onu içiyordu o mu sigarayı belli değildi.
Leyla vicdan azabı çekti kendisi yüzünden Yaren hiç suçsuz yere laf işitmişti. Duramadi Yavuz ile gidip kunuşacakti. Merdivenleri yavas yavaş ciktı odalarinin onüne gelince derin bir nefes çekti kapıya vurdu yavaşca açıp kafasını uzattı.
Yavuz yandan bakış attı Leyla'yı görünce kafasıni pencereye tekrar çevirdi.
" Gelebilir miyim " Leyla korkarak sordu belli Yavuz'un hala siniri geçmemişti. Yavuz kafasını salladı konuşmaya pek niyetli değildi.
" Konuşabilirmiyiz emmim oğlu " yavru köpek bakışlarını yine takmıştı. Yavuz duyduğu söze bıyık altından güldü sonra ciddiyete bürünüp döndü. Leyla'nın bakışlarını görünce içi yine sıcacık oldu yumuşadı. Ama Leyla'ya belli etmedi ne diyecek diyerek bekledi.
" Şeyyy Yaren çok üzüldü üstüne biraz fazla gittin sanırım bende biraz abarttım istemeden seni kızdırdım kusura bakma" Yavuz kıyamıyordu bu kadına işte hele şöyle bakmıyormuydu dayanamıyordu bütün öfkesi yerle bir oluyordu.
Leyla Yavuz'un hala kızgın baktığını görünce gözleri dolu dolu aldı. Yavuz dayanamadı içi gitti onu öyle görünce.
" O gözlerin dolmasın hemen efuli. Tamam ben yaren ile konuşurum üzme kendini" Leyla mutlu oldu şimdi içi rahatlamıştı. Yaren onun hem arkadaşı hem kardeşi , hemde sırdaşi idi.
Onlar yukarda iken Tahir kızların olduğu odanın önüne geldi kapıya vurdu. İçerden gel sesi gelince kapı kulpunu indirdi.
" Gelebilir miyim" diye sordu. Kızlar oturuyorlar idi. Yaren'i teselli ediyorlardı.
Elinde çiçekler ve guller ile giren adama şaşkın gözler ile baktılar. Yılların ağır abisi, çapkını Tahir Eroğlu elinde çiçekler ile gelecekti. Yaren kırk yıl düşunse inanmazdı şu an gördüğü görüntü pess dedirtti. Aşk işte nelere kadir idi.
" Gel abicim gel " Diyince Tahir ağır ağır içeri girdi. Senem yüzüne bakmıyordu kafasını eğmişti. Bakarsa dayanamazdı biliyordu.
Kizlara gülleri uzattı " Size layık değiller ama artık idare edin " dedi. Sonra Senem'in önünde durdu kendisine bakmayan kadının gözlerinin öňüne kasımpatı buketini uzattı. Senem çiçekleri görünce mutlu oldu kafasını kaldirip kendisine mahçup bakan adama dikti gozlerini.
Bir gecede çökmüşmü idi bu adam göz altları morarmışdı. Canı yandi ama en az onun kadar Senem de berbattı.
" Teşekkur ederim gerek yoktu " deyip çiçekleri aldı elinden. Kizlar yavaşça çıktılar odadan. İki genç birbirine öyle bir bakıyorlardı ki, kızları çıktığını bile fark etmediler.
Tahir sevdiği kadının yanına oturdu. İkisi arasında ki sessizliği kendisi bozdu.
" Biliyorum kırgınsın, kızgınsın , öfkelisin ailem adına senden özür dilerim. Bir özur illaki yaralarını sarmayacak benim kıyamadığım sana onlar kıydı. Senem bak ben bu hayatta ilk defa birine gönül kapılarımı açtım. Yalan yok senden önce sadece öylesine konuştuğum kızlar oldu ama hiçbiri ciddi değildi. Kalbime ilk defa sen dokundun, sen girdin. Ne olur beni kendinden uzaklaştırma aramıza duvarlar örme . Nefes alamıyorum ben sen olmayınca şu bir kac ayda içime, kanıma işlemişsin be kızım. Ailemin sende açtıği yarayı izin ver kapatayım " Senem'in gözünden yaşlar aktı. Yapamazdı karşısında ki adama artık sevdiğim deyip sarılamazdı. En iyisi yol yakın iken bu işe son vermekti.
" Tahir bizden olmaz artık ben yapamam kusura bakma. Sana kırgın, kızgın veya küskün değilim. Ben hata yaptım ailen haklı onlara sakın kızma. Çok düşündüm ben artık bu ilişkiyi istemediğimi fark ettim. Akan gözyaşlarım onlar yüzünden değil. Ben artık bizim aramızdaki şeyin sevgi veya aşk olmadığını düşünüyorum. Bizimkisi sadece hevesdi ve bitti. Kusura bakma benden artık sana yara olur ama yar olmaz" diyerek çiçekleri alıp odadan çıktı. Arkasında yıkılmış, perişan bir adam bıraktı.
Yavuz dönüp giden kadının kolundan tuttu. Leyla kolunda hissettiği el ile durdu.
" Leyle bekle sana göstermem gereken birşey var " diyerek elinden tutup onu da arkasından çekiştirdi. Oturma odasınin önune gelince Leyla'nın elini bıraktı.
" Bekle geliyorum hemen " diyerek içeri girdi. Annesinde anahtarı aldı ve çıktı.
" Gel benimle " dedi Leyla'nin elini tutup karşı tarafda ki merdivenlere yöneldi. Hızlıca çıktılar Yavuz hazirladığı odanın önüne gelince anahtar ile kapıyı açtı.
" Bak bakalım beğenecek misin " Leyla anlamaz gözler ile Yavuz'a baktı. Yavuz kafasi ile hadi dedi. Leyla kapı kulpunu indirip içeriye girdiğinde gördüğü manzara ile gozleri irice açıldı. Burası çok güzel olmuş şirkette ki odasındam daha da güzeldi. Şasırdı inanamıyordu gördüklerine her ayrıntı düşünülmüştü.
" Burası artık senin çalişma odan. Sen şirkete gelemez isen şirket senin ayağına gelir efuli" dedi Yavuz Leyla'nın kulağina doğru. Leyla duydukları ile çok mutlu oldu bu adam neden bu kadar ince ruhluydu ki.
Dönüp Yavuz'un boynuna sıkıca sarıldı. 5 yılın acısını çıkarır gibi öyle sıkı sarılmıstı ki Yavuz mutlu oldu. Oda hemen ellerini sardı Leyla'nın beline saçlarına gömdu kafasını. Geçip giden zamanın acısını çıkarıyordu...
İki sevdalı yürek yılların acısını çıkarıyordu. İkisininde aynı anda gozünden yaş süzüldü. Yanlış anlamalar yüzünden hayatları mahvolmuştu. Zaman onların yaralarının ilacı olacaktı.
Zamam herşeyin ilacı diye boşuna demiyorlardı büyükler. Zaman bekleyinin ilacı olurken gidenin geçmeyen sancısı oluyordu. Leyla ufak tefek mutluluklar ile yaralarını kapatırken Yavuz için sancılı bir yol oluyordu.
Hayatta işte böyle değilmi kimisine mutluluk olan diğerine acı vermiyormuydu. Zaman gelip geçiyordu lakin insanın ömründen de çok şey alıp gidiyordu.
Yavuz ve Leyla' dan 5 yıllarını almıstı. Birbirlerinden habersiz acı ve gözyaşi ile gecen koskoca 5 yıl. Giden her günün her yılın acısını Yavuz Leyla'nın yüzündeki gülüşler ile kapatmaya çalışıyordu. Onun yüzünde oluşacak tek bir tebessüm kırıntısı dahi olsa onun için acıyla geçecek binlerce yıla bedeldi. Yater ki Leyla mutlu olsun yüzü gülsün yaşadığı acıları unutsundu. Yavuz acı çekmeye Leyla'yı bir ömür beklemeye razı idi.
Leyla da ise durum tam tersi idi. Yavuz'un attığı her adım yaptığı her hareket onun açık yaralarını kapatıyor bir adım daha Yavuz'a çekiliyordu. Yavuz'a delice koşmak istiyordu ama bir ânı, bir söz o eski kötü günleri hatırlatıyor Yavuz'a ağır kırıcı sözler etmekten korkuyordu.
Leyla gördüğü oda ile çok mutlu olmuş, o mutluluk ile de Yavuz'un boynuna atlayıp yanağına ilk busesini kondurmuştu. Leyla mutluluktan ne yaptığını bilmez iken Yavuz Miroğlu'nun kalbi teklemiş kendinden geçmişti. Bir öpücük insanı böyle mest edermiydi bu kişi Yavuz ise ederdi. Onun Leyla dan büyük beklentileri olmamıstı hiç kendisini bir ömür sevsin, ona gülen gözler ile baksın, yanında yamacında olsun yeterdi.
Leyla yaptığını fark edince utançtan yerin dibine girdi. Hemen Yavuz'dan ayrılıp ellerini ağzına götürdü. Yavuz için onun o halleri bulunmaz bir film şeridi idi. Leyla'nın elleri ağzından yüzüne çıktı ve kapattı. Nasıl bakardı şimdi Yavuz'un yüzüne kıpkırmızı olmuş bütün vücudunu bir alev sarmıştı. Yavuz bir adım attı Leyla'nın ellerini tutup yüzünü açtı Leyla gözlerini sımsıkı kapatmıştı.
Bölüm sonuna geldik yine maalesef