" Bekleyişlerimin bir anlamı yok gibi idi.
Öyle bir anda öyle bir zamanda geldin ki,
Yüreğim kuş olup uçtu, kalbimde baharlar actı.
Kapanmaz sandığım yaralarım tek tek kapandı.
Acılarıma merhem, sevdama umut oldun
Ben ise o ufacık umud' da kayboldum...."
(55Cerkezkizi055)
Yavuz onun o haline güldü sonra kulağına doğru eğilip " Benden utanma efuli benim yapamadığımı yaptın. Sakın kendini suçlu hissetme ben olsam bu kadarı ile kalmazdım biliyorsun" Yavuz konuştukca Leyla yaprak gibi titriyordu. Nefesi yüzüne doğru çarpıyor kalbi yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Son sözleri Leyla'nın gözlerini açmasına sebep oldu. Ne demek ti bu kadarı ile kalmam ? Daha fazlasını mı yapardı . Aklına gelenler ile kaşlarını çattı.
" Terbiyesiz sen iyice bozuldun Yavuz ağa edep, ahlak kalmadı sende iyice arsızlaştın " dedi sinirle. Yavuz gür bir kahkaha attı. Leyla onun yüzündeki o tebessümde ölmek istedi. Bir erkeğe gülmek bu kadar mı yakışırdı.
Azade hanım ve Leyal hanım odaya girdiklerinde Leyla sinirden ellerini yumruk yapmış Yavuz ise hala kahkaha atıyordu. İki kadında ne olduğunu bilmedikleri için onlarında yüzünde tebessüm oluştu.
" Hayırdır oğlum gülme sesin ta dışarıya geldi neye bu kadar kahkaha attın" diye soran Azade hanıma gülerek baktı. Ne diyecekti gelinin beni öptü üstüne üstluk beni edepsiz, ahlaksız mi ilan etti. O söylemesine söylerdi ama Leyla tek kurşun ile canına kast ederdi. Genç yaşta Leyla'ya kavuşmadan ölmeye niyeti yoktu.
" Kızım niye Yavuz'a öldürecek gibi bakıyorsun. Kavga mı ettiniz siz ne yaptında Yavuz böyle avazı çıktığı kadar kahkaha atıyor ?" Diyen bu defa Leyal hanım idi.
" Anne senin bu damadın benim sinirlerimi bozuyor şuan. Ben gidiyorum kendisine söyle kahkahası bitirince yemeğe teşriflerini bekliyoruz" Diyerek odadan hızla çıktı. Ne Leyal hanım nede Azade hanım hiçbirşey anlamadı.
İki kadınında işi zordu bu iki deliyi teraziye koysalar eşit gelirlerdi. İkisi de bu kadınlara çile diye dünyaya gelmiş gibiydiler.
Yavuz nihayet gülmesini bitirebilmiş ciddi haline geri dönmüş kendisine deli görmüş gibi bakan iki kadına çevirdi bakışlarını.
" Merak etmeyin korkulacak birsey yok. Odayı görünce mutlu oldu gelip boynuma sarıldı sonra da utandı kaçtı" der demez iki kadında güldü. Yani Leyla'dan başka ne beklenirdi ki.
Yavuz iki kadının yanından ayrılıp Yaren'in odasının önüne geldi. Kapıya bir defa vurdu içerden ses gelmeyince kulpu indirip içeri girdi. Yaren kulaklıklar kulağında leptop da birşeyler yapıyordu. Kapı sesini bu yüzden duymamıştı demek ki.
Yanına yaklaşıp arkasından sarılıp saçlarına öpücük kondurdu. Yaren Yavuz'un hareketi ile korkup irkildi. Parmağı ile damağını kaldırdı. Sonra kulağından kulaklıkarı çıkardı.
" Benim evimin gül goncası abisine küsmüş mü? Diyerek Yaren'in gönlünü almaya çalıstı Yavuz.
" Özür dilerim güzelim bazen seni çok kırıp üzdüğümü biliyorum. Yaşadıklarımız kolay şeyler değil Yaren abin olmam hata yapmayacağım anlamına gelmiyor. Bazen abilerde yolunu şasırır kardeşler bu günler için vardır ki abilerine yol gösterip yanında olsun" Yaren sessizce dinledi abisini sonra hak verdi abisine.
Aralarında ki bağ öyle güçlü idi ki, ne olursa olsun birbirlerine küs kırgın kalamıyorlardı. Dönüp sarıldı abisine babasından görmediği sevgiyi şevkati abisinde fazlası ile görmüştu.
" Ben sana küsemem ki, sen benim babamsın kızlar babalarına küsmezler. Haklıydın abi Leyla ile yaşadıklarınızı en iyi ben bilirken yapmamam gerekirdi" Yavuz kardeşinin yüzünü parmakları ile sevdi kafasını göğsüne bastırıp saçlarını öptü tekrardan.
" Sakın kendini suçlama benim öfkem sana değil kendime idi. Ağır geliyor yasadıklarımız Leyla'ya ulaşamıyorum. Kalbi öyle kırgın ki bazen bana öyle bir bakıyor ölseydin daha iyiydi der gibi. Leyla benim en büyük sınavım ama ben bu sınavda sınıfta kaldım" Abisinin sozleri Yaren'in içini yaktı. Üzüldü abisine keşke böyle olmasa diye geçirdi içinden.
" Abi biz hiç konuşamadik seninle sahi neden gittin o gün neden hiçbirimize birşey demedin ?" Yavuz kardeşinin saçlarını okşarken o günlere gitti. Yüzünde acının ve pişmanlığın her zerresi okunuyordu.
"Yaren istemeye geleceklerini öğrendiğimde soluğu kapısında aldım canımın acısını umursamadım o yol bitti ama sen birde bana sor. Yüzüme karşı o şerefsizi sevdiğini haykırdı. Sen kimsin, karışma dedi madem onun için ben hic kimse idim çabalamamda boşa idi. Sonra amacamın hastalığı girdi araya hastanede bana Leyla ile evlen dediğinde kabul etmedim ama amcam eğer kabul etmez isem Leyla'nın bu utanç ile kendini öldürüceğini söyledi. Elimi kolumu bağladılar o gün amcama da dedim evlenirim ama benden kimse birsey beklemesin giderim dedim gittim de. Yıllarca hayalini kurduğum kadın benim gelinim oldu ama ben gitmek zorunda idim. Şurası varya " Eli ile kalbini işaret etti" oluk oluk kanarken Leyla diye inim inim inlerken ben gittim" Yaren yaşlı gözler ile dinliyordu abisini.
" Gitmeseydim yade , aşiret torun torun diye tutturacaktı. Yapamadım Yaren ona kıyamadım, kalbinde başkası varken ben ona karım diyip elimi süremezdim. Ulan sen biliyordun ben o kadar düşermiydim Leyla'ya o gözle bakarmıydım ben şerefsiz değilim Yaren. Sen rızan olmadan biri sana dokunsun ister misin?" Yaren abisinin sorusu üzerine kafasını hayır anlamında sağa sola salladı.
" Bak ben onun beni sevdiğini bilmiyordum ki, kapısına kadar gittiğimde bile söylemedi bana duygularını. Deseydi ki ben seni carşıda bir kızla gördüm kıskandım ben gider miydim ölsem bırakmazdım onu. Şimdi baktığım da ben nasıl onun duygularını göremedim diye kızıyorum kendi kendime. Ama iste keşkeler ne giden zamanı geri getiriyor nede yaşanılanları unutturuyor. Leyla beni hiçbir zaman affetmeyecek hissediyorum" dedi iç çekerken. Yaren abisini dinledikçe yaşadıklarını şimdi daha iyi anlıyor abisine daha çok üzülüyordu.
" Abi sen ne guzel adamsın hep böyle ince düşünürdün. Yine yapmışsın Yavuz Miroğlu adaletini konuşturmuşsun. Kimse senin yaptığını yapmazdı inan ki, bunu benim abim olduğun için söylemiyorum ben senin kadar güzel seven, düşünen birini daha görmedim" Sezar'ın hakki sezar'a idi Yaren'in gözünde. İçinden de dua etti ya rabbi bana abim gibi güzel seven bir eş nasip eyle diye. Aklına o an Kadir geldi bir gelmiş bir gitmiş Yaren'in aklına girmişti.
" Birgün birini sevecek olursun benim gibi biri olmasın güzelim seni üzer yorar. Benden daha iyisi olsun ki, sana sahip çıkıp çok sevsin " diyerek Yaren'in alnına bir öpücük kondurdu. Dili öyle desede Yavuz kardeşini birine vermeye hazır değildi düşüncesi bile canını sıkmaya yetmişti.
'' Olur abicim senden daha iyisini bulursam sana haber veririm'' derken gülüyordu. Yavuz da tebessüm ederek eşlik etti. Odadan beraber sarmaş dolaş çıktılar Yaren mutfağa inerken Yavuz oturma odasına geçti . Mutfağa geldiğinde Leyla ve kızlar herşeyi hazırlamışlar yukarı taşıması kalmıştı. Leyla Yaren'i mutlu görünce abisi ile konuştuğunu anladı oda mutlu oldu. Yaren gidip Leyla'ya sarıldı '' Teşekkür ederim Leyloş '' Abisi ile konuştuğunu anlamıştı ne yaptı bilmiyordu ama abisi baya sakinlemişti.
Kızlar el birliği ile masayı hazırlarken erkekler kendi aralarında kadınlarda kendi aralarında sohbet ediyorlardı. olunca Leyla odadakilere seslendi '' Hadi buyrun '' herkez oturduğu yerden ayaklandı masaya baktıklarında herşey dört dörtlüktü. Leyla döktürmüştü mideleri bayram edecekti. '' off off offf yengem yemekleri hergün sen mi yapsan şu güzelliğe bak '' derken dudaklarını yalıyordu Berzan.
Yuvalama çorbası , Gavur dağı salatası , Zeytin yağlı kuru dolma , Antep usulü yağlı köfte , Firik plavı ve son olarakta Antep tava Yapmıştı Leyla kızlar ile birlikte . Herkez beğeni ile baktı masaya ve yerlerine oturdular ilk çorbayı servis etti Leyla kendi tabağına koyup masaya baktığında birtek Yavuz'un yanını boş gördü. Büyüklerin kesin parmağı vardı Ya sabır dileyerek oturdu Yavuz'un yanına. Yavuz çorbadan bir kaşık alıp ağzına götürünce mest olmuştu gözlerini kapatıp tadını çıkardı gerçektende karısının eli çok lezzetli idi. Leyla yan tarafına dönüp baktığında Yavuz'un memnun yüz ifadesini görünce tebessüm etti.
''Ellerine sağlık Leyle çorba nefis olmuş " Leyla'nın kulağına eğilerek fısıldadı. Yade Zergül gurur duydu torunu ile kendilerine birşey olsa gözleri arkada kalmazdı.
Leyla Yavuz'a sevgi dolu gözler ile bakıp utanarak " Afiyet olsun ağa " diyebildi zar zor. Ailelerin yanında utanıyordu eskiden olsa böyle şeyleri umursamazdı ama şimdi çekiniyordu.
" Azade bak görün görün benim güzel kzım sizi geçti yemekte. Ellerine sağlık yavrum çok güzel olmuş hepsi" Leyla minnetle baktı babannesine her daim yanında arkasında idi.
" Afiyet olsun Yadem"
Herşey güzeldi güzel olmasına ama iki yaralı kalp vardı masada Tahir ile Senem. Yemek boyunca Senem gözlerini kaçırdı Tahir ise inadına ona baktı. Seviyorlardı birbirlerini niye böyle yapıyordu ki Senem anlamıyordu Tahir.
Yemekler yenildi kızlar masayı toparlayıp bulaşıkları makineye yerleştirdiler. Daha sonrasında hazır olan çayı ve Yavuz'un aldığı tatlıları da tabaklara koyup yukarı çıkdılar. Leyla çayları ikram ederken Senem ve Zeynep de tatlıları veriyorlardi. Sıra Yavuz'a gelince aklına üzerine dökülen kahve fincanı geldi bıyık altından güldü.
"Üzerime dökülmez umarım" diyerek aldı bardağı eline. Leyla da hatırladığı an ile güldü " Dökülmez merak etme " dedi.
Çay servisi bitince yerine geçip oturdu. Büyükler kendi aralarında konuşuyorlardı. Yavuz ve Tahir ise işle alakalı fikir alışverisi yapıyorlardı. Kızlarda kendi aralarında muhabbete başladılar. Kapıya birkez vuruldu ve Adem girdi içeri bakışları ilk sevdiği kıza sonra da Yavuz'a değdi.
" Abi az gelebilir misin?" Yavuz oturduğu yerden kalkıp dışarıya çıktı. Arkasında meraklı bir sürü göz bıraktı.
" Hallettin mi ? "
" Getirdim abi dışarda senin istediğin gibi" Yavuz memnun oldu omzunu sıktı.
" Sağol koçum sen in bende bizimkini alıp geliyorum " dedi. Adem aşağıya inerken Yavuz yüzüne sert bir ifade takınıp oturma odasına geri girdi.
" Berzan gel benimle " sesinde ki sertlik Berzan gibi odadakileri de endişelendirdi. Berzan şaşırdı önce sonra elindeki çayı bırakıp ayağa kalktı. Hayır birşeyde yapmamıştı abisi niye bu kadar öfkeli idi anlamıyordu. Herkezi iyice merak sardı onlar odadan çıkınca Tahir de çıktı peşlerinden.
Bölûm Sonuna geldik canlarım.