51. BÖLÜM ANTEP'E GERİ DÖNECEK

1500 Words
Aşağıya indiğinde kızlarda hazır bir şekilde onu bekliyorlardı. Zeynep sarı elbise giymiş saçlarının bir kısmını arkadan toplamıs yüzünün yanlarından bir iki tutam ayırmıştı. Senem ise siyah diz kapağından iki parmak aşağısında siyah kalem etek ona en çok yakıstırdığı beyaz gömlek , üzerine de ince yazlık blazer çeket giymis saçlarınada düz fön cekip serbest bırakmiş idi. Yaren ise yine süşlenmis makyajını yapmıs masmavi gözlerini ön plana çıkarmış saçlarına su dalgası yapmış mavi kalın askılı diz kapağında biten vucudunu saran bir elbise giymişti. İclerinde en şık ve süslüleri oydu. Kızlar beğeni ile baktılar kendilerine yine mi güzellerdi ne nazar değecekti. Birbirlerine bakıp kahkaha attılar. Dostlukları öyle bir hal almıştı ki yıllardır onlar dört kızkardeş gibi olmuşlardı. Uzaktan bakan kimse onların arkadaş olduğunu anlayamazdı. Aralarında ki uyum bağ sevgi hayranlık uyandırıyordu görenlerde. Hep birlikte evden çıktılar Yaren arabası ile hastaneye giderken kızlar Adem'in kullandığı araba ile şirkete doğru yol aldılar. Yaren hastaneye gelir gelmez ilk işi hastalarını vizite gitmek oldu. Asistanı Ecrin ile son ameliyatını yaptıkları hastaya geldiğinde kapı kulpunu indirmesi ile karşısındaki adama çarpmasi bir oldu. Kafası adamın sert ve yapılı göğsüne denk gelince burnuna adamın huzur veren o muazzam kokusu yayıldı. Düşmemesi için kollarında tutan adama kafasını kaldırıp baktığınsa gördüğü kişi ile şasırıyor. İkisi de yine dejavu yaşar gibi " Senn" diyorlar. Yaren adamın ellerinden kollarını kurtarıp bu defa daha sakin bir şekilde " Kadir bey biz galiba sizinle hiç düzgün bir şekilde karşılaşamayacağız " dedi Kadir kendinden kısa olan kadına bakıp tabessüm etti. Kadının saçlarından yayılan misss gibi koku adamı mest etmişti. " Haklısınız Yaren hanım bu iki oldu üçüncüye ikimizden birine zarar gelecek korkarım " dedi kalın erkeksi sesi ile. Yaren gülünce yanağında ki hafif ortaya çıkan gamzesi adamın içine içine işledi. Kadir kendisine ne olduğunu anlamıyordu ilk defa bir kadına karşı hem gıcık oluyor hemde kendisini ona çok yakın hissediyordu. "Müsadenizle hastama bakmam gerek " diyen Yaren ile kendisine gelmiş kenara çekilip Yaren ve asistanının geçmesine izin vermişti. "Nasılsınız Boran bey varmı bir sıkıntınız ?" Diye sordu Yaren dün safra kesesi ameliyatı yapılmış olan hastanın direnini kontrol edip asistanına yapılması gerekenleri söylüyordu. Kadir hayranlıkla izledi karşısında ki kadını şirretti, huysuzdu felan ama işine olan bağlılığına hastası ile olan iletişimine diyecek söz bulamadı. Kendisi gibi güzel meslek seçmiş dedi icinden. "İyiyim doktor hanim ama eve gitsem artık daha iyi olacağım. Beni şu bıyıklı yürüyen sinir küpünden kurtarın zeballah gibi başımda duruyor her işime karışıyor" dedi Kadir'i gösterek ama dostunun sert bakışları ile karşılaşınca gözlerini hemen ondan çekip kendisine bakan doktora çevirdi. " Ayıp Boran'ım ayıp Kadir abim taa nerelerden geldi senin için, üstelik sabaha kadar başında bekledi bu dediğin oldumu hiç " dedi Boran'ın karısı Rüveyda. Boran karısını görünce dudağını dişledi işte şimdi onun dilinden kendisini kimse kurtaramazdı. Kadir sen bittin bakışları attı eh intikam neydi soğuk yenen yemekti elbette Kadir intikimanı misli misli alacaktı dostundan. " Tamam hatunum birşey demedim kızma hemen " diyip karısına ellerini kaldırıp teslim olmuştu. Karısından korkmayan taş kesilir lafını boşa dememişlerdi. "Boran bey öğleden sonra taburcu edebiliriz sizi lakin çok dikkat edeceksiniz bir süre sadece sıvı gıdalar ile besleneceksiniz on dört gün sonra dikişlerinizi aldırmaya geleceksiniz safra kesesi deyip hafife almayın lütfen o yüzden eve gittiğinizde bol bol istirahet ediniz reçetenizi yazdım çıkarken almayı unutmayın geçmiş olsun " dedi Yaren " Sağolun doktor hanım çok teşekkür ederiz " Dedi Boran'ın karısı Rüveyde. Yaren vizitesini nihayet bitirmiş odadan çıkmadan Kadir'e baktı " Buralardamısınız?" Diye sordu. " Şımdilik evet nasip olursa yarın döneceğim " karşısındaki kadının bu kadar sakin konuşması Kadir'i şaşırtıyor idi. Dünkü kendine çemkiren kadın ile şu an ki arasında gerçekten fark vardı. Yaren'in içini bilmediği bir hüzün kapladı neydi ki şimdi bu kalbini sıkıştıran sızı anlam veremiyordu bir türlü. " Gitmeden önce vaktiniz olursa size bir kahve ısmarlamak isterim " dedi Zeynep'in abisi olması bu teklifi yapmasına sebepti. Yoksa kimseyle değil kahve su bile içmezdi. " Teşekkür ederim Yaren hanım ögle arası sizin için uygun mu " diye sordu Kadir gelen teklifi reddetmek istemedi arada Zeynep vardı " Uygun tamamdır görüşürüz Kadir bey müsadenizle hastalarım beni bekler " dedi ve ayrıldı odadan. Kadir giden kadının arkasından baktı bunca sene bunca zaman hiçbir kadına dönüp bakmaz iken giden kadının denizi andıran gözlerinde kaybolmak istedi. İnsanın alnına yazılmıs bir kader vardı Kadir'in alnının yazısı da bilmediği bir memlekette mavi gözlü bir ağa kızı mı idi bilemezdi. Said Zaloğlu yıllardır yaptıği planları ince ince ağalara işlemiş Antep'e geri dönmek için herkezi tek tek ikna etmişti. Geriye ağaların toplanıp kararı onaylamaları gerekiyordu. Böylelikle Leyla'ya bir adım daha yaklaşmıs olacaktı. Evli bir çocuk babası olmasına rağmen aklı fikri hala Leyla'da idi. Hiçbir zaman onu unutamamış her zaman kalbinde bir tek ona yer vermişti. Nihayet beklediği haber gelmişti ağalar bugün toplanıp konuşacaklar ve onlarda Antep'e geri dönecekti.... Behram ağa konakta otururken dostu Perwer ağadan gelen telefon ile apar topar konaktan çıktı. Gideceği yer Perwer ağa'nın konağı idi. Ağalar meclisi toplanmış onu bekliyordu. Behram ağa içeri girdiğinde bütün ağaları görünce bir şasırdı "Selamün aleyküm ağalar hayırdır inşallah neden böyle apar topor toplandik" deyip Perwer ağa'nın gösterdiği yere oturdu. Behram ağanın selamını alan ağalar bir an önce konuya girmek istedi Antep'in ileri gelen büyüklerinden Cenap ağa konuştu ilk " Behram ağa yıllar önce Zaloğlu ailesi ve sizin aranızdaki husümetten ötürü toplanmıştık bugun de yine aynı meseleden ötüruburda bulunuyoruz. Said Zaloğlu geldi yanıma Antep'e geri dönmek istediklerini söyledi bende konuyu Perwer ağaya söyledim ve toplandık" dedi kısaca durumu özetlemişti. Behram ağanın yüzü asıldı bakışları sertleşti. Ne olursa olsun asla geri dönmelerine izin vermeyecekti. Namuslarına leke atan şerefsizleri bu topraklarda mı barındıracaktı asla mümkün değildi. " Böyle birşeyin olması mümkün değil ağalar onlar benim namusuma dil uzattı bedeli de sürgün oldu. Şimdi hangi yüzle geri döneceklermiş benim razılığım yoktur " dedi Cenap ağa " Behram ağa kendince haklısın lakin onlarda yıllardı topraklarından sürgün ve bir kez bile olsa size kin güdüp intikam yemini etmediler kabul edip gittiler. Şimdi dönmek istemeleri en doğal hakları " dedi. Odada bulunan herkez Cenap ağaya hak verdi. " Dönsünler " dediler. " Eğer ki geri dönerler ise yapacaklarımızdan biz sorumlu değiliz yarın öbürgün benim karşıma çıkıp da kimse hesap sormasın. Hadi diyelim ben kabul ettim, etmemde neyse etsem bile Yavuz ağa bu kararı asla kabul etmez ve ona ben bile engel olamam " dedi net bir dil ile herkezi uyarıp kısaca göz dağıda vermişti. Lakin ağaların aklını Said öyle bir çelmiştiki kimsenin umrunda olmadı Yavuz. Perwer ağa söze girdi " Behram ağa burdaki ağaların hepsi sürgün kararının kalkması yönünde fikirlerini beyan ettiler. Benim fikrimi soracak olursan ben seninle aynı fikirdeyim lakin maalesef çoğunluk hükmün kalkmasından yana bizede saygı duymak düşüyor " dedi sonra ağalara dönüp konuştu. " Ağalar verdiğiniz karardan inşallah pişman olmazsınız zamanında Behram ağaya yapılan yarın sizin başınıza geldiğinde verdiginiz kararı tekrar gozden geçirirsin. Zaloğlu ailesine haber salın topraklarına dönebilirler " diyip Behram ağa ile birlikte odayı terk etti Perwer ağa. İki yaşlı kurt da bu kararı asla onaylamıyordu lakin ağalar çoktan kararını vermişti. Perwer ağanın konağını ağalar tek tek terk etti iki dost baş başa kaldılar. Behram ağa ailesine bu durumu nasıl açıklayacak bilemiyordu. Perwer ağa dostunun sıkıntısını anladı dizine elini bastırıp " Behram Yavuz gelene kadar evdekilere birşey söyleme hele bir Yavuz ağa gelsin o zaman bakarız çaresine. Şimdiden karalar bağlama şu düğünü de bir hayırlısı ile atlatalımda bakalım mevlam neyler neylerse güzel eyler " dedi. Behram ağa dostuna minnetle baktı her sıkıntısında yanında tek duran oydu. Halini konuşmadan bile anlayan destek olan tek sırdaşı idi....... Adem Leyla'yı şirkete bırakıp havaalanına geçti. Yavuz'un uçağı inmek üzere idi. Nihayet abisi temelli geliyordu özlemişti. Çocuklar gibi sabırsızlandı heyecanla abisinin gelen yolcu kapısından girmesini bekliyordu. Ve karşıdan yine tüm karizmasi ve heybeti ile gelen Yavuz'u görünce yüzünde güller açtı Adem'in. Yavuz'a sıkıca sarılıp " Hoşgeldin abi " Sanki daha iki üçgün önce görüşmemişler gibi onları gören yavuklusuna kavuşmuş aşık zannederdi. Adem için Yavuz çok farklı idi yeri gelmiş abi olmuş yeri geldiğinde kardeşi olmuştu. Annesinden babasından bile çok Yavuz'un emeği vardı üzerinde. Hakkını asla ödeyemezdi. Yavuz onu hep koruyup kollamıştı. "Hoşbuldum , hoşbuldum da Adem millet bize bakıyor oğlum şimdi millet yanlış anlayacak " Yavuz şöyle etrafına göz gezdirdi ortamda ki herkez gülerek onlara bakıyordu bazıları Yavuz'u tanıyordu başları ile selam verdiler Yavuz da aynı şekilde karşiladı selamlarinı. Adem mahçup olmuş bir şekilde " Abi kusura bakma özlemişim seni " dedi Yavuz'un elindeki valizlere uzandı hemen lakin Yavuz hepsini ona verip kendisi arkadan salına salına yürüyecek biri değildi sadece birini almasına izin verdi " Bende sizleri özledim kardeşim hazırmı herşey" burdan direkt bağ evine geçecekti Leyla'nın karşısına düğün günü çıkıp sürpriz yapacaktı. " Hazır abi herkezi tembihledim geldiğini kimse bilmeyecek" deyip valizi alarak arabaya doğru gittiler. Valizleri bagaja koyup kendileride Arabaya binip bağ evine doğru yola düştüler. Arabadaki kısa sessizliği Yavuz bozdu. " Eee Adem'im anlat bakalım neler yaptınız ben yokken " " Said itini bulamadım abi adam nereye saklandı ise sır gibi saklanıyor yada saklıyorlar ama buralarda eminim. Konaktakileri sorarsan iyiler hayatlarına devam ediyorlar Yağız abi sayesinde bizde hergün konağa gidip duruyoruz " dedi bilerek Leyla ile ilgili bilgi vermedi. Yavuz camdan dışarı bakıyordu bakışlarını camdan çekip Adem'e döndürdü. Merak ettiği biri vardı.... Bölum Sonu
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD