Şerwan bey için için kıs kıs gülsede intikam uğruna oğluna sert bir dil ile '' Said bula bula düşmanımın kızını mı buldun '' diye bağırdı tiyatrosunu güzel oynuyordu ama son gülen iyi gülerdi.
Yezda hanım ise yalandan kocasını sakinleştirmeye çalışıyordu. Hiç rol yapmayan üzüntüsü yüzünden ve gözlerinden belli olan tek kişi Said di.
Berwan bey Leyla' ya bakıp '' Elimi kana bulamadan gönder bunları burdan '' dedi ve eve girdi sesi öyle sert çıkmıştı ki Leyla ve Yaren oldukları yerde sıçradılar korkudan. Babası nerden tanıyordu ki bu aileyi böyle tepki vermişti . Nerden düşman oluyorlardı niye daha önce hiç konusu geçmemişti anlayamıyordu. Kafası allak bullak olmuş milyon tane soru vardı beyninde dönen.
Tam Behram ağa gidin doye yolu gösterecek iken bir taksi durdu Leyla'ların evinin önünde. İçinden uzun boylu sarı saçlı mavi gözlü , bakımlı genç bir kadın indi. Giydiği elbiseden vucut hatları belli oluyordu.
Gözleri dolu dolu geldi tam Said' in önünde durdu '' Yazıklar olsun sana sen bana bunu nasıl yaparsın ya ?'' Parmağında ki yüzüğü gösterip '' Ya biz evleneli daha bir gün oldu sen üstüme kuma mı getirecektin yazık sana '' dedi ağlayarak bu defa Leyla'ya dönüp '' Sen nasıl bir kadınsın ki evli barklı adamla görüşüyorsun üstelik kuma gelmek için yazık kadınlığımdan utanıyorum senin gibiler yüzünden '' deyip yere tükürdü.
Leyla neye uğradığını şaşırdı neyin içine düşmüştü böyle bu nasıl bir oyundu. Bayılacak gibi oldu Yaren kolundan tutmasa yere düşebilirdi bunlar nasıl hakaretlerdi. Leyla gözlerini karşısında ki adama dikti '' Said '' dedi. Adam mahcuptu boynunu büktü Leyla nefret ile baktı '' Defolup gidin burdan bir daha da sakın karşıma çıkma seni öldürürüm '' dedi.
Şerwan bey girdi söze '' Meraklısı değiliz senin kapının nişanlı adamı ayartan evli olduğu halde kapına getirten sensin şimdi kimi kovuyorsun gerçi babası ne ki kızı ne olsun Ne oldu Miiroğulları zorunuza mı gitti. benim bacım sizin yüzünüzden öldü şerefsizliğiniz yüzünden '' der demez Yağız arkadan gelip Şerwan beye yumruğunu indirmesi ile Şerwan beyin yere yapışması bir oldu Said babasına vuran Yağız'ın üstüne yürüdü '' Sen kimsin lan babama vurursun '' diye Yağız askerde aldığı eğitimler sayesinde Said'in elini tutup kıvırdı dizinin altına ayağı ile vurup yerle buluşmasını sağladı. '' Lan siktiğimin şeref yoksunları eğer sizi burda öldürmüyorsam şu iki kadın için siktirin gidin elimi kana bulamayın pislikler'' dedi.
Leyla korkudan ve utançdan bayılınca Yaren'' Leyloşş '' diye bağırırken Leyal hanım ve Azade hanım aynı anda '' Leyla kızım '' dediler. Yağız koşup Leyla'yı kucakladığı gibi eve girdi. Behram ağa korumalara kafası ile işaret edip '' Bu soysuzların burdan gitmesine yardımcı olun '' dedi ve içeriye girdi. Elbette hesabını görecekti hele bir Antep' e dönsünler biliyordu yapacağını.
2 Saattir Leyla' nın kendisine gelmesini bekliyorlardı. Doktor gelmiş muayene etmiş sakinleştirici bir iğne yapmıştı çünkü Leyla kendine ilk geldiğinde kriz geçirmiş yeniden bayılmıştı. Leyla ile birlikte tüm ev ahalisi perişan oldu Yağız defalarca abisini aramış ama açılmamıştı telefonu.
**************************
Yavuz sabahdan beri kacıncı kez aynı şarkıyı dinliyor bilmiyorlardı kafaları şişmişti Berdan ve Adem'in.
Berdan dayanamadı artık '' Hay ben böyle aşkın ızdırabını sikeyim kafa bırakmadın bizde Madem bu kadar çok seviyorsun, dayanamıyorsun gidip durdur şu isteme işini oğlum sonuçta bu kız benim helalim dersin çıkarsın işin içinden kimse de birşey diyemez ne bu lan '' dedi.
İçleri dışları Müslüm baba olmuştu Yavuz sigara üstüne sigara yakmış 1 şişe viskiyi bitirmişti. Hala da içi soğumamiş 2. şişeyi açacaktı ki Berdan elinden aldı sevdadan değilse bile içki yüzünden komaya girecekti. Adem ile birlikte zorla kahve içirip odasına götürüp yatırdılar nöbetleşe bekleyeceklerdi bu delinin işine akıl ermezdi.
Leyla nihayet yavaş yavaş gözlerini açtı Yaren elini tutmuş kafasını yatağa koymuş yanında bekliyordu. Kıpırdanması ile kafasını kaldırıp Leyla'ya baktı
'' iyi misin su vereyim mi? diye sordu. Leyla kafasını salladı yaşadıkları film şeridi gibi gözünün önünden geçti ne demişti Yavuz çok mutlu ol yüzün hep gülsün. Ne güzel dua etmişti ama kalbini kırdığı için Leyla kendisine beddua olarak geri döndüğünü düşündü. Kime ne kötülük etmişti de bu hallere düşmüştü yattığı yerden doğruldu Yaren'in uzattığı sudan bir yudum içti. Yaren'in de yardımı ile aşağıya indi.
Yaşanılan kötü olay herkezi çok etkilemişti kimseden çıt çıkmıyordu Leyla uyurken zaten yeteri kadar konuşmuşlar bu işe bir çözüm yolu aramışlar herkez aynı kararda hem fikir olmuştu. Leyla ve Yaren odaya girince herkezin gözleri onları buldu. Leyla çok utanıyor kimsenin yüzüne bakamıyordu ama öğrenmesi gereken gerçekler vardı ve o herşeyi yaşadıklarının sebebini öğrenmek istiyordu. Zavallı Leyla pis bir oyuna kurban gitmiş yıllarca beklenen intikamın piyonu olmuştu.
'' Kızım '' dedi Leyal hanım görür görmez göz yaşları yanağından süzülüyordu evladının düştüğü duruma içi gitti. Leyla sırayla herkeze baktı hepsinin yüzünde üzüntü ve keder vardı.
Yade Zergül yine baş köşede yerini almış sağına ve soluna oğulları oturmuştu. Azade hanım ve Leyal hanım tam karşılarında ki kanepede oturuyorlar idi. Yağız ise abisine olayları anlatmak için yanına geri gitmişti. Leyla ve Yaren tekli koltuklara oturdular cesaretini zar zor toplayan Leyla söze girdi '' Hepinizden yaşattıklarım adına özür dilerim ben böyle olsun istemezdim ne nişanlı olduğunu nede evlendiğini bilmiyordum bilsem..'' derken daha fazla dayanamadı ve hıçkırarak ağlamaya başladı utancından ellerini yüzüne kapattı.
Yade Zergül ayağa kalkıp yanına gitti önce saçlarını okşadı sonra öpücük kondurdu torununun hiçbir suçu yoktu çünkü '' Akıtma o incilerini biz seni bilirik ne edek olacağan varmış olmuş bundan sonrasında ne edecek ona bakacağaz de hayde kaldırasan başını sen benim torunumsun her daim bu baş dik duracak'' dedi.
'' Sen bizim göz bebeğimizsin kızım bu işde senin hiçbir suçun yoktur. Kötü bir oyunun kurbanı oldun sen merak etme biz bu işin peşini bırakmıyacağız '' dedi Behram bey de. Leyla böyle bir aileye sahip olduğu için haline şükretti başkası olsa namusumuzu iki paralık ettin deyip kimbilir neler yaparlardı.
Kendini biraz toparladi Leyla '' Baba siz nerden tanıyorsunuz onları hepinizin dilinde bir oyun neyin kurbanı oldum ben anlatacak mısınız banada lütfen '' dedi merak ediyordu.
Berwan bey derin bir nefes aldı '' Kızım bu hikaye yıllar öncesine dayanıyor bizim bekarlık zamanımıza . Rahmetli deden Zaloğullarının ağası Seyyid Zaloğlu ile aralarında karar verip anlaşmışlar benimle onların kızlarını evlendirmek için çok iyi iki arkadaşlardı zaten. Akıllarınca bizi baş göz edip arkadaşlıklarını daha ileriye taşımak istemişler ama olmadı işte benim gönlüm annen'e kaydı. Annen bizim oraya yeni tayin olmuştu ilk çarşıda gördüm . Üzerinde düz mavi bir elbise , siyah saçları beline kadar salık , önden bandana bağlamıştı ,kirpikleri kaşlarına değiyordu yeşile çalan ela gözleri içime içime işliyordu sanki. Görür görmez vuruldum düştüm peşine sordum soruşturdum heryerde karşısına çıktım birgün yolunu kesip dedim ki "ben seni seviyorum evlen benimle eğer gönlün yok ise bir daha ne yoluna çıkarım nede karşına " dedim. Annen önce bir şaşırdı sonra güldü halime, annende dedi ki "böyle evlilik teklifimi olur çikolatanı çiçeğini al gel iste babamdan" Meğerse oda beni sever, beğenir, istermiş.
Berwan bey anlatırken Leyal hanım hem utandı hemde anılar gözünde canlandı. Göz göze geldiler kocası ile Yıllar geçmiş aşkları hala ilk günkü gibi idi . Berwan bey devam etti anlatmaya '' Sonra ben gidip anama anlattım oda dedene söyledi babam kıyameti kopardı olmaz dedi söz verdim Zaloğlu'nun kızını alacağım dedi. Bende dedim almam o dedi alacaksın ben dedim almam baya tartıştık amcan girdi araya ama babam nuh dedi peygamber demedi. Madem öyle sen bilirsin dedim çıktım evden bindim arabaya doğru annenin yanına geldim dedim ki gel benle ben senden vazgeçmem, ölürüm ama senden başkası ile de evlenmem. Neyse annen tuttu elimi biz atladık arabaya doğru Ordu'ya selamün aleyküm deyip girdim eve durumu anlattım Allahın emrini anıp istedim ananı dedenden. Şaşırdılar tabi ilk önce sonra deden güldü
'' Ula ömrümde ha böyle kız isteme görmedum ama hakikatli uşaksun ha benum bu deli gızıma da senun gibi biri sahip çıkar '' dedi verdiler anneni. Biz Ordu da iken deden de gitmiş o kızı bana istemiş vermişler hatta o gece söz bile kesmişler benim haberim yok tabii. Biz annen ile Ordu da hem hükümet hemde imam nikahımızı kıydık. Elimizde evlilik cüzdanı ile geldik Antep'e . Konağa girdiğimizde bizim evde bir kalabalık dedim ne oluyor burda meğerse kız tarafı gelmiş. Herkez bizi el ele elimizde evlilik cüzdanı ile görünce şaşkınlığa uğradılar''
Yade Zergül kafasını salladı '' Senin bu baban dediğim dedikti. Bağan bile demedi edeceğini etti '' dedi yaka silker gibi yaptı. Berwan bey annesinin elini öptü devam etti sözüne '' Zaloğulları kudurdu ayağa kalktı deden bizi evden kovdu. İstanbul'a yerleştik ama dedikodular almış başını gitmiş zavallı kızın adı çıkmış kızı dul bir adamla evlendirmişler , Babalarımızın yaptığı hata gencecik bir kadının hayatına mal oldu, ve ben bu vicdan azabı ile yaşıyorum yıllardır. O kızcağaz dayanamamış bir süre sonra hastalanıp ölmüş. Bu yüzdendir ki o aile bana bize düşman dedenin yıllara aşkın dostluğu benim yüzümden bitti. Biz deden ile barışamadan vefat etti '' dedi ve gözlerinde ki yaşı sildi o günden sonra da Berwan bey ile babası eskisi gibi olamamış Berwan bey bu yüzden kalp hastası olmuştu.
Leyla şimdi anlıyordu herşeyi intikam uğruna gururu onuru ve şerefi ile oynamışlardı yanlarına bırakırmıydı asla. Elbet o gün gelecekti işte o gün Leyla da onlara acımıycaktı..
Yağız abisinin dağ evine gelmişti ama abisi çoktan sızmış yatıyor idi. Olanları Berdan ve Adem'e anlattı ikiside öfkeden deliye döndüler....
Bölüm Sonu canlarim