Yade Zergül perişan halde olan torununu görünce Leyla'ya doğru gidip torununun elinden tutup yanına sandelyeye oturtup dizlerine yatırdı saçlarını okşamaya başladı..
Azade hanım ile tansiyonunu ölçtürüp gelen Leyal hanım kızını görünce öfkeden gözü döndü bir hışımla gidip kızının kolundan tuttuğu gibi kaldırdı '' bula bula o adamı mı buldun'' dedi ve ameliyathane'yi gösterip '' Baban ölüyor mutlumusun senin şımarıklığın yüzünden ne hallere geldik. ben bunca yıl sana hiçmi birşey veremedim yoksa senmi birşey alamadın '' dedi Leyla hayal kırıklığı ile baktı annesine '' ben böyle olsun iste.... demeye kalmadan yüzüne inen tokatla yere düşmesi bir oldu '' Sen hala konuşuyormusun Senin gibi kızım olacağına hiç olmasaydı keşke '' dediği an Leyla ölmek istedi.Hıçkırıkları tüm koridorda yankılandı.
'' Gelin sen neydin acını beyle mi çıkaracan o zaman bende elime silah alıp önüme geleni mi vurim'' dedi Yade Zergül gelinine kızarak.
'' Ne yapıyorsun yenge acın var eyvallah oda istemezdi böyle olsun hangimiz bile bilirdik ki böyle kahbece bir oyun oynanacağını'' dedi ve ikinci defa Leyla'yı kolundan tutup kaldırdı ve kolunun altına aldı ve devam etti konuşmaya ''Görmüyormusun halini oda en az senin kadar bizim kadar üzgün birini suçlayacaksan beni, bizi suçla koruyamadık çünkü sahip çıkamadık suçlu varsa oda biziz '' dedi ve Leyla'yı alıp dışarıya götürdü. Yade Zergül verdiği kararın ne kadar doğru olduğunu şu görüntü ile anlamıştı. Yavuz leyla'yı bir banka oturtup su almaya gitti.
Yavuz elinde su ile geldi şişenin kapağını açıp suyu avucuna döküp Leyla'nın yüzünü yıkadı. Leyla ben yaparım desede izin vermedi bebek gibi davrandı Leyla'ya. '' Çok canın acıyor mu ?'' diye sordu. Onun merhameti Leyla'yı daha çok kendisine bağlıyordu. '' Acımıyor'' dedi Leyla şefkat akan kara gözlerine bakıp.
Leyla kendisini toparlayana kadar Yavuz' da bir sigara içti sonra beraber içeriye geçtiler. Leyal hanım ve Azade hanım yan yana oturuyorlardı. Leyla annesinin gözüne gözükmek istemedi lakin Leyal hanım sanki kızının geldiğini hissetmiş gibi kafasını kaldırdığında göz göze geldiler. Leyla bakışlarını kaçırdı hem kırgın hemde üzgündü Yade zergül'ün yanına gidecek iken Leyal hanım önünü kesti '' Leylamm ben özür dilerim annem affet beni. Bir anlık sinirle oldu elim kırılsada vurmasa idim '' dedi hem ağlıyor hemde vurduğu yanağına öpücüklerini konduruyordu.
Leyla dayanamadı ağlayarak '' Asıl ben özür dilerim annem affet beni böyle olsun yemin ederim ki istemedim. Ben bilmiyordum kandırdı beni '' dedi . Leyal hanım tüm şefkati ile sarıldı kızına ''Tamam geçti senin suçun yok '' dedi.....
************************
Zaman ilerliyordu herkezin dilinde dua ameliyatın bitmesini bekliyorlardı. Yavuz'un telefonu hiç susmuyordu aşiretten arayanlar , Said'in peşine düşenler, diğer aşiret ağaları derken Yavuz bunalmıştı. Ama bulacaktı o şerefsizi ne olursa olsun hesabını soracaktı. Behram bey ile göz göze geldiler oda biliyordu bu iş başlarına çok bela getirecekti onunda telefonu hiç susmamış duyan herkez aramıştı. Bir an önce bu işe çözüm bulmaları lazımdı ama önceliği kardeşi idi. Ameliyathene'nin kapısı açıldı ve doktor dışarıya çıktı. Yavuz herkezden önce doktorun karşısına dikildi '' Amcam nasıl doktor ? Bana iyi olduğunu söyle lütfen'' dedi.
'' Berwan bey hastanemize geldiğinde kalbinde iki damarı tıkalı idi. Acilen ameliyata almamız gerekiyordu yoksa ikinci bir atak daha geçirebilirdi. Tam zamanında getirmişsiniz kasık bölgesinden girerek tıkalı olan iki damarı temizledik stend takıldı. Durumu şu an iyi ama bir süre yoğun bakımda tutacağız duruma görede ilerleyen zamanda normal odaya alacağız geçmiş olsun'' diyerek gitti.
Herkez bir ohh çekmişti sevinmişlerdi. Behram bey annesine Azade hanım da Leyal hanıma sarıldı. Leyla da o sevinçle Yavuz' a kemiklerini kırarcasına sıkıca sarıldı. '' Leyle tamam gülüm kaçmıyorum burdayım ayrıca kemiklerimi kıramadın hala '' deyince Leyla hemen ayrıldı Yavuz'dan '' Kusura bakma ben sevinçten şeyy ettim '' dedi utanarak yüzü yine kızarmıştı.
Yağız ve Yaren ikisine bakıp pis pis gülmüşlerdi. Leyla Yavuz'unda bıyık altından tebessüm ettiğini fark etti. Yavuz hiçbir zaman tam anlamıyla gülmezdi çok nadirdi dişlerini göstererek güldüğü. Berwan beyin iyi haberinden sonra yavuz herkezi eve gönderdi . Hastanede Leyla , Berdan ve Yavuz kalmıştı. Leyla yorgunluktan uyuya kalınca Yavuz oda açtırdı Leyla'yı kucağına aldı o kadar masumdu ki miss gibi kokusunu içine çekti keşke ulan keşke beni sevseydin diyemeden edemedi. Leyla vucudunda ki hareketlenmeyi hissedince gözlerini açtı '' hişşt uyu güzelim ben burdayım '' dedi Yavuz Leyla kafasını Yavuz'un göğsüne koydu huzurdu orası Leyla için ellerini de boynuna doladı ve tekrar uykuya daldı. Yavuz Leyla'yı yatağa yatirip saçlarına buse kondurdu yüzüne uzun uzun bakıp çıktı odadan.
Yavuz cebinden telefonu çıkarıp Tahir'i aradı '' Tahir Şerwan denen iti al bizim depoya götür ibreti alem için onu çarşının ortasında sallandırmazsam bana da Yavuz demesinler. Sonra da sıra o yavşak oğluna gelecek '' dedi emirlerini tek tek verdi '' Merak etme abi emrin başım gözüm üstüne peşindeyim zaten ilk fırsatta alacağız '' dedi ve telefonu kapattılar. Yavuz bu defa da dostu Cihan Akbulut'u aradı '' Ağam kusura bakma arayamadım durumları biliyorsun herşey için teşekkür ederim Urfa'dan bile benim için uğraştın sıkıntıya koyduk seni bu iyiliğini ömür billah unutmam eyvallah '' dedi '' Tertip askerde az arkamı kollamadın olsun o kadar. Yapabileceğim ne varsa her daim yanındayım aşiret toplantısında da yanında olacağız pederle merak etme '' dedi telefonu kapattılar.
Sabah olduğunda Leyla uyanmışdı etrafına baktığında odada olduğunu fark etti hemen kalkıp yoğun bakımın olduğu tarafa gitti ne babası yerinde idi nede diğerleri yoktu. Etrafında teşla döndü bir çift kara göz ile kesişti kehribar gözleri '' Yavuz babam yok '' dedi telaşla Yavuz tebbesüm etti '' Korkma odaya aldılar sen uyurken gel hadi '' dedi beraber Berwan beyin alındığı odaya geldiler.
Leyla içeriye girer girmez koşup babasına sarıldı '' Kızım dur beni öldüreceksin '' dedi Berwan ağa. '' Özür dilerim hepsi benim yüzümden baba affet beni '' derken ağlıyordu Leyla. '' Ağlama hanımağam ben iyiyim senin suçun yok onların şerefsizliği '' kızını teselli etmeye çalışsada Leyla kendini suçluyor , babasının bu tavrı canını daha çok yakıyordu.
Babasının canını yakmaktan korkup ayrıldı Leyla . Berwan bey kızının gözyaşlarını sildikçe yenileri geliyordu elbet iyi olacak o şerefsizleri kızının gözyaşında boğacaktı. Leyla biraz daha babasının yanında kalıp elini yüzünü yıkamak için izin isteyip yanlarından ayrıldı.
Leyla' nın gitmesini fırsat bilen Berwan bey ciddiyetini takındı söyleyecekleri iki insanın kaderini değiştirecekti. Yavuz'u yanına çağırdı '' Evlat biraz konuşalım mı ? '' Yavuz anlamaz gözler ile amcasına baktı hasta yatağında konuşulacak kadar önemli olan neydi . '' Tabi amca buyur '' dedi.
'' Evlat bugüne kadar seni Leyla'dan ayırt etmedim. Benim erkek evladım olmadı seni hep onun yerine koydum şimdi baban olarak senden birşey isteyeceğim kabul etmek zorunda değilsin '' dedi yatağının yanında ki komidinin üzerinde duran suya bakınca Yavuz hemen uzanıp amcasına verdi iyice meraklanmıştı amcası ne isteyecekti ki '' Amca o şerefsizleri diyeceksen... derken Berwan bey sözünü kesti '' Onlara gerekeni yapacağından hiç şüphem yok benim sana söyleyeceklerim başka'' dedi. Yavuz tüm dikkatini amcasına vermiş dinliyordu altından ne çıkacak diye.
Berwan bey suyundan bir yudum içip devam etti '' Şimdi senden isteyeceğim şey tüm hayatına mal olacak . Evlat Antep' de dedikodular almış başını gitmiş Leyla'nın adı evli adamı ayartan kadına çıkmış . Benim kızım güçlü gibi görünür ama naiftir çabuk kırılır. Leyla bu dedikoduları kaldıramaz kendisini suçlar durur ayrıca seninde bacıların var bu pislik onlarada sıçrar biz akşam oturup konuştuk ailemiz için en doğru kararın bu olacağını düşündük . Sende ister ve kabul edersen Leyla ile evlenmeni istiyorum daha doğrusu istiyoruz. Dersen ki olmaz biz seni böyle birşeye zorlamayız sonuçta bir ömürü beraber gçireceksiniz. İyi düşün kararını ona göre ver '' dedi. Yavuz duyduklarını algılamakta zorlandı. Başkasını seven bir kadını nikahına alacak bir ömürü onunla mı paylaşacaktı. Üstelik bu kadın yıllardır evlenmeyi beklediği bir kadındı. Onunla bir anlaşma uğruna evlenmeyi gururuna yediremese de Leyla için dendiği an akan sular duruluyordu. Herseye hayır diyen çözüm bulan Yavuz ağa konu Leyla olunca en olmayacağı bile yapmak zorunda gibi hissediyordu
'' Tek bir şartla kabul ederim amca sende beni anla bu evlilik Leyla beni sevip isteyene kadar gerçek bir evlilik olmayacak . Sizinde bizden böyle bir beklentiniz olmasın. Ayrıca aşiret durmaz bilirsin o yüzden nikahtan sonra ben gideceğim ve bunu ikimiz dışında kimse bilmeyecek herkez iş için gittiğimi düşünecek eğer kabul edersen bende kabul ederim amca ''dedi. İki tarafda şartlarını ortaya koymuştu bundan sonrası kopacak küçük kıyamet, gözyaşı ve acıyla geçecek bir ömürdü.
Lavoboda işi biten Leyla kendine çeki düzen vermiş yüzünü gözünü yıkamıştı. Odaya geri döndüğünde sanki fırtına öncesi sessizlik vardı. Yavuz'un kaşları çatılmış , babası çok düşünceli idi. Bu sırada odaya tüm aile fertleri girdi Yade Zergül önde Leyal hanım ve Azade hanım hemen arkasında onların arkasında ise Yağız, Yaren , Berdan ve Adem vardı. Zergül hanım oğlunun yanına gitti nasırlı elini kaldırıp saçlarını okşadı '' Geçmiş olsun oğul bunu da atlattık rabbime bin şükür. Allah acınızı bir daha bana göstermesin '' dedi. Berwan bey üzgün bir şekilde annesine baktı çok acılar yaşamış, eşini ve bir evladını toprağa vermişti. Sırayla herkez geçmiş olsun dedi. Yavuz kardeşinin kulağına eğilip '' Koçum Leyla daha kahvaltı etmedi onu ve Yaren'i al gidin birşeyler yedirin hadi abim '' dedi. Yağız için abisinin ricası emirdi hemen dediğini yapıp kızlarıda aldı ve kafetaryaya götürdü. Adem ve Berdan da kalabalık etmemek için dışarıya çıktılar. Odada büyükler ve Yavuz kaldı.
'' Yade, Baba amcam bana birşeyler söyledi. Sizde aynı fikirde misiniz. Leyla ile evlenirsem herşey çözülmüş olacak mı?''