"Bir umuda tutunda yüreğim,
Bir hayala kapıldı gözlerim.
Bir bahar açtı kalbimde ,
Gelmeyeceğini bile bile sevdim .
Bir düş uğruna bir ömür feda ettim...."
( 55Cerkezkizi055)
Bölüm Şarkısı : Berivan MEŞELER Senin derdin hiç bitmiyor dünya.
Eğer kararlı isen boşanmakda bende arkanda durucum " Gözlerinin içine içine baktı Leyla'nın çünkü dil yalan söylerdi ama gözler asla . Madem boşanmayı bu kadar kolay dile getiriyordu oda Leyla'nın kendine gelmesini sağlardı. Çünku iki torunuda olmayacak kelimeler etmeye başlamıştı. İyi bir dersi hakediyorlardı.
" Ehh madem boşanıyorsunuz o zaman Azade sen tez elden kız bak Yavuz ağaya" Leyla yapma der gibi baktı " Yadem" dedi ama biliyordu Zergül sultan isterse yapardı. " Leyal san diyeceğim birşey yoktur kızının gideceği kişi bellidir. Bunca zaman boşa beklemişiz" diyerek bastonuna tutunarak bir iki adım attı.
Leyla giden kadının kolundan tuttu kafasını sağa sola salladı " Yapma yadem sende biliyorsun gidemem, çok seviyorum onu. Ben.. ben sadece onun canını yakmak istemiştim " diyip babannesine sıkıca sarıldı. " Madem seviyorsun gidemem diyorsun o zaman yakmayın birbirinizin canını yüreğimiz dayanmıyor" dedi Yade Zergül torunun saçlarını okşadı yılların izini taşıyan kırışmış elleri Leyla'nın saçlarında dolandı. Biliyordu zaten gitmeyeceğini sadece bir ders vermek istedi. Sevda böyle birşeydi mantık aranmazdı oda aramadı.
"Azade kızlar odayı temizlesin sizde ağlamayı bırakıp dua edin bunlar cahil siz kör cahil olmayın. Kızlarım sizde Leyla'yı alın elini yüzünü yıkayın sonra da oturma odasına gelin " otoriter sesi ile konuşmuş herkezi bir kendine getirmişti.
Zehra ve Sevda odayı temizlemek için işe giriştiler. Zeynep ile Senem Leyla'yı alıp lavoboya gittiler.
"Leyla seni anlıyoruz canım yaşadıkların kolay değil ama Yavuz abi de ne yaptı ise senin için yapmış boşanmak istemen biraz ağır oldu sanki ona da hak ver. Belli ki seni çok seviyor giderim demen bile yetiyor delirmesine "
" Zeynep'e katılıyorum Leyla. Senin yaraların çok derin ama onunda en az senin kadar acı çektiği belli. Oda çaresiz bir tarafda sen bir tarafda ailesi diğer yanda o şerefsiz belli ki seni ancak böyle koruyabileceğine inanıyor " Kızlar Leyla'nın ani bir karar verip üzülmesini istemiyorlardı. Acı da olsa doğruları dile getirmekten çekinmediler.
" Haklısınız bu defa üzerine fazla gittim ama oda benim damarıma bastı. Ve benim kapanmayan yaralarımı kanattı. Sevgim kadar kırgınlığımda çok büyük istemeden de olsa yaralıyorum onu " kendisini korumaya çalıştığını görüyordu ama işte gururu yokmu baş gösteriyordu.
Azade hanım, Leyal hanım, Behram ağa ve Yade Zergül oturma odasına geçtiler. Kızlar da peşlerinden içeri girdiler Yaren'den gelecek haberi bekleyeceklerdi.
Yavuz'lar ise 10 dakika içinde hastaneye gelmişlerdi. Önce Yavuz'un eline ultrason cihazı ile bakıldı. Yaren abisini hazır olan acil müdahale odasına aldırdı hemen. Üzerini değiştirip diğer doktor arkadaşı ile odaya girdi. Kolundan narkoz verip narkoz veripelini uyuşturdular. Kesilen damarları diktiler plastik cerrahi doktoru ise en son eline estetik dikiş attı iz kalmasın diye ve elini sardılar. Çok şükür ki ciddi bir hasar yoktu ama eğer geç kalınsa bir daha elini kullanamaz idi. Böyle kesikler bazen ciddi hasarlar oluşturup doku kaybına sebebiyet verebiliyordu. Yaren'in yaptığı müdahele çok etkili olmuş komplikasyon oluşmadan müdahele edebilmişlerdi. Bir ay lık fiziki bir süreç onları bekliyordu.
Yavuz'u acil müdahale odasından çıkarıp normal odaya aldırdı Yaren gelebilevek diğer hastalar için odayı boşaltmaları gerekiyordu. Kan takviyesi yapıp serum taktılar. Yavuz kendisi ile bebek gibi ilgilenen endişeli kardeşine bakıp " Yaren eve gitmek istiyorum lütfen burda kalırsam kafayı yerim. Ne gerekli ise sen evde yap hadi gülüm çıkarın beni burdan " dedi. Yaren abisini ikna edemeyeceğini biliyordu lakin kan kaybetmiş idi en azından bir süre kalmalılardı.
" Abicim lütfen bak çok kan kaybettin en azından serumun ve kan bitene kadar kalalım söz sonra çıkaracağım seni
lütfen " Köpek yavrusu bakışlarına kıyamadı Yavuz " Taman ama bitince gideceğiz " Yaren el mahkum kabul etti. Cebinde titreyen telefonuna bildirim üstüne bildirim geliyordu. Cebinden çıkarıp baktı hepsi Leyla'dan idi.
" Yaren bana iyi olduğunu söyle lütfen "
" Ya Allah kahretsin sadece konaktan çıkmama karışmasın istedim kendisine zarar versin istemedim"
" Yaren şu lanet mesajlara bak ne olur kafayı yiyeceğim"
" Birşey oldu demi ondan cevap vermiyorsun. Elini mi kestiniz kan kaybından komaya mı girdi. Dilimi eşsek arısı ısırsa idi konuşmasaydım"
" Of Allah'ım ona birşey olmasın. Ay yoksa yoğun bakımdamı da sen cevap vermiyorsun. Yaren bir şey de artık ya ne olur delirdim burda "
Yaren okuduğu her mesajda gözleri büyüdü maşallah yengesi felaket tellalı idi. Azrail ile mi muhabbet ettin be kadın bu neyin kafasıydı böyle. Bir abisini öldürüp ,selasını verdirip, helvasını kavurmadığı kalmıştı. Yavuz kardeşinin mimiklerinden gelen mesajların annesinden olduğunu düşündü.
" Annem ne yazdırmış ta Asmin'e şekilden şekile girdin delalê min " Annesinden başka zaten kim sorardı ki halini.
" Abi senin bu karın felaket tellalı gibi yeminle yani elin keşilmemiş de sana kamyon çarpmıs gibi senaryo yazmış bunada kendini inandırıp bana mesaj atmış Allah aşkına okur musun " diyip Yavuz'un göreceği şekilde telefonun ekranını ona çevirdi.
Yavuz mesajları okudukça " Yok artık pes " dedi. Gerçekten karısının kafası çok başka çalısıyordu. Yaren ben sana dedim bakışı attı. Birbirlerine bakan abi kardeş kahkaha attılar. Uzun zaman sonra eskisi gibi abi kardeş olmuşlardı.
" Mesaj at içi rahatlasın gururundan gelmez o şimdi evdekilere de birşey diyemez çatlar " Yaren abisi konuştukca daha çok gülüyordu. Türkiyede bunlar gibi bir çift daha yoktu onun gözünde. Hem birbirlerini öldürecek kadar nefret ediyorlar hemde deli gibi aşıklar birbirlerine kıyamıyorlardı.
" Bence daha iyisini yapabiliriz sen gözlerini kapat bende görüntülü arayıp konuşayım yoksa inanmaz felaket tellalı karın " dedi ve güldü. Yavuz da bıyık altından tebessüm etti. Doğru söylüyordu inanmazdı Leyla tamam dedi ve gözlerini kapattı. Yaren de Leyla'yı görüntülü aradı.
" Neden bakmıyorsun telefonuna sen delirtecek misin beni ?" Leyla öyle bir bağırdı ki Yavuz yüzünü buruşturdu. Başı ağrıyordu Leyla cırlayınca daha çok ağrımaya başladı.
" Leyloş'um napayım ama kocanla ilgileniyordum. Bakkkk" diyerek telefonun kamerasını Yavuz'a doğru çevirdi.
Leyla sevdiği adamı bitkin uyurken görünce içi gitti. Yanında olamamak birde kendi yüzünden bu halde olması canını acıttı. Gururu izin verse şimdi yanında olmayı ne kadar çok isterdi ama işte. Diline dolanan bir türlü yakasını bırakmayan binlerce ama vardı .
" Eli nasıl oldu ? Çok canı yandı mı ? Yarası derin mi ? Elini kullanabilecek mi?" Bi nefese binlerce soru sığdırabilirdi Leyla ama kısaca merak ettiklerini sordu.
"Yengem bir nefes alaydın, hayır yani tek nefese bu kadar soruyu nasıl sığdırdın" Leyla cevaplarını alamadığı için sinir oluyordu Yaren'e.
" Yaren delirtme beni sorularıma cevap ver"
" Leyloş'um çok şükür abim iyi merak etme canını çok yakmadık, yarası biraz derindi dikiş attık, kan kaybettiği için kan takviyesi ve serum taktık. Birazdan çıkıp eve geleceğiz zaten ama bir süre elini kullanmayacak, onun dışında korkulacak birşey yok, işte hergün pansuman yapacağız sadece " dedi Leyla'nın içi bir nebze de olsa rahatlamışdı.
" Yaren dikkat etsin eline olurmu? Hareket ettirmesin canı yanmasın" gözleri dolu dolu oldu Leyla'nın hala Yavuz'u düşünüyordu. Yavuz'un canı bir yanıyordu Leyla'nın binlerce. Aynı şey Yavuz içinde geçerli idi. Sırf Leyla'nın canı yandı diye kendi canını da yaktı.
" Merak etme Yengelerin en güzeli abim emin ellerde sende fazla azrail ile takılma abim benim sihirli ellerime teslim " derken elini göstermişdi Leyla'ya.
" Ayrıca o mesajlar nedir öyle kurban olduğum felaket tellalı gibi abimi üç gülhü bir fatiha ile gömdün hemen helvasını da düşünmüşsündür sen " Yavuz tek kaşını kaldırıp Yaren'e imalı bir bakış attı.
"Ya dalga geçme deli bak gelince döverim seni" tehdit vari konuşunca Leyla Yaren kahkakaha attı. " Yarennn" birşey diycekti belliydi hemen anladı ne diyceğini Yaren ekranı abisine döndürdü. Uzun uzun baktı Leyla.
"Teşekkur ederim hadi kapatalım uyusun " minnettar idi bu kıza. Söylemeden ne istediğini anlıyordu.
" Tamam yengoşum sende üzme artık kendini. Gördün işte iyi abim biz gelene kadar sende şu çirkin sıfatını düzelt kocan seni böyle görmesin. O nedir kiz kocası ölmüs yas tutan karılardan beter olmuşsun göz zevkimizi bozma. Sonra abimin gözü dışarıya kayar mağlum bekleyeni çokkk " dedi ve Leyla'nın yüzüne telefonu kapattı. Şimdi Leyla kudursun dursundu. Gerçi eve gidince napardi Allah bilir ama intikamı acı olacak o kesindi.
Yavuz'un kaldığı odanın kapısı çalındı ve içeriye Yağız ile Adem girdi.
" Geçmis olsun abi korkuttun bizi" dedi Adem. Yağız ise her zaman ki gibi " Maşallahın var ağam , iyisin iyi ellerin zaten güzeldi gerek yoktu böyle atraksiyona. Hayır deseydin ben seni getirirdim doktara yahu estetik parasını da verirdim bu kadar olaya ne gerek vardı . Yazık seni de kaybettik sende başladın Seda Sayan ablamız gibi orana burana estetik yaptırmaya. Yakında dudak dolgusu, detoks , botoks,yüz gerdirmesi de yaptırırsın " diyerek tiye aldı abisini. Aslında çok üzülmüştü ama belli etmiyordu işi dalgaya vuruyordu.
Yavuz sağlam eli ile baş ucundaki pet şişeyi alıp Yağız'a fırlattı " Yağız sikerim senin belanı doğru konuş ben karımıyım lan köpek " diyerek kükredi birisi duysa adı nanoşa çıkardı. Koskoca Yavuz ağa hemoseksüel diye konuşurlardı.
Yağız atılan pet şişeden atik bir hareketle kurtuldu. Yoksa tam kafasına gelmişti eh keskin nişancı olunca karşısında ki normaldi. Adam askerliğini komando olarak yapmıştı. Yağız da boş biri değildi koskoca teğmendi sınır karakolunda tim komutanı idi.
Yaren didişen abilerine pes der gibi baktı. Çocukluktan beri böyleydiler biri çok ağır başlı sakin diğeri çok çılgın ve haşarı. Allah kendisine sabır versindi...
Bölüm sonu canlarım hikayemiz asıl şimdi başlıyor.