Yavuz'un bakışları hiç hayra alemet değildi. Yavuz birşey yapacak olursa araya girip müdahele ederdi en azından.
Aşağıya inerlerken Berzan korkarak baktı abisine " Abi bir sorun mu var " merak ettiği soruyu sordu.
" Bir sorun olmasını gerektirecek birşey mi var Berzan bilmem gereken " Berzan iyice korkmaya başladı. Babasından çekinmezdi Yavuz'dan çekinip korktuğu kadar.
Konağın kapısına gelince durdu Yavuz o durunca Berzan da durdu. Berzan'a baktı konağın kapısını açıp " Bak bakalım bir sorun var mı? " Dedi ve eli ile geçmesi için Berzan'a yol verdi.
Berzan korka korka dışarıya çıktığında gördüğü ile gözleri parladı yüzünde kocaman bir gülümseme oldu. Abisine dönüp baktı gerçek mi diye. Yavuz gözlerini açıp kapadı. Berzan tekrar karşısında duran istediği model arabaya baktı Adem yanı başında durmuş anahtarları sallıyordu gülerek.
Berzan dönüp Yavuz'a sarıldı" Teşekkür ederim abi " dedi. Yavuz kendisine aniden sarılan kardeşi ile hafif sendeledi.
" Tamam lan tamam hadi git bin bakalım ama ehliyet alana kadar dikkatli olacaksın hergün okula gidip gelmek yok . Birde derslerini aksatmak yok yoksa gözünün tek bir damla yaşına bakmam alırım arabayı geri" Berzan ışık saçan gözleri ile baktı abisine.
" Söz abi okul birincisi olarak gelmezsem karşına yüzüme tükür arabayı da al" Yavuz gözleri ile hadi git dedi. Berzan koşarak arabaya doğru gitti Adem den aldığı gibi anahtarı bindi arabaya.
Kızlar Yavuz ile Berzan geri gelmeyince meraklanıp balkona çıktılar. Bu esnada da konağın dışından korna sesi yükseldi. Leyla avluda bulunan balkonun konağın dışını gören tarafına gidince konağın önündeki arabayı ve içinde ki Berzan'ı gördü. Yavuz yine abiliğini konuşturmuştu. Leyla' nın yüreği ılık ılık oldu. Yavuz yaptığı her hareket ile Leyla'yı kendine yeniden ama eskisinden daha küvvetli bağlar ile bağlıyordu.
Berzan arabadan inip tekrar abisinin yanına geldi elini öptü tekrar sarıldı. Babasının yapmadığını yapmış istediği arabayı almıştı. Asmin boynu bükük baktı Yavuz abisi tek lafı ile arabayı almış idi ama kendisine olsa alınmazdı. Kızların kaderi bu değilmiydi hep. Kız çocuğu isen evde oturacaksin yemek ve temizlik yapacaksın zamanin gelince evleneceksin çocuk yapacaksın. Hayattan bir tad almadan öleceksin dünyanın bütün yükü omzunda olacak hep.
Yavuz kafasını kaldırıp yukarı baktı Leyla ile göz göze geldiler. Leyla kafası ile hafifçe Asmin'i işaret etti. Yavuz bakışlarını bu defa Leyla'nın işaret ettiği yöne çevirince Asmin'in durgun bakışlarını gördü. Abi yüreği içi gitti o bakışlara kardeşleri bu dünyada ki en büyük serveti idi.
" Adem " dedi bakışları hala kardeşinde idi. Adem arabanın arka kapısını açtı elinde bir kutu ile Yavuz'un yanına geldi.
Yavuz Berzan'dan ayrılıp kutuyu eline aldı. Yönünü merdivenlere çevirdi gönlünü fethetmesi gereken bir kardeşi daha vardı.
Behram bey, Azade hanım ve Leyal hamımda çıkmıstı dışarıya. Behram bey gördüğü araba ile kaşlarını çattı. Biliyordu ki Yavuz almıştı ve sesini çıkaramazdı. Hiç ses etmeden yüzü asık bir şekilde içeriye geri girdi. Azade hanım kocasının bi hareketine içerledi.
Yavuz yavas yavaş yukarı çıktı Asmin hala arabaya bakıyordu. Yavuz kardeşinin yanında durdu kulağına doğru hafif eğildi.
" Abisinin gül goncası" Asmin kulağına dolan ses ile daldığı düşüncelerden çıktı. Yüzüne sahte tebessüm takıp eli dolu olan abisine baktı.
" Efendim abi " Yavuz kardeşine elindeki kutuyu uzatti. Hediye paketine sarılı kutuyu aldı Asmin şaşkın gözleri ile de abisine bakıyordu. Kendisine hediye mi almıştı.
" Nedir bu abi?" Diye sordu merakla. Yavuz gözleri ile kutuyu işaret edip " Aç bakalım neymiş " dedi. Asmin heyecan ile paketi açtı. Kutuyu görür görmez gözlerinin içi parladı biraz önce hüzün olan bakışlarından şimdi yıldızlar çıkıyordu sanki. Öyle parlak öyle insanı içine çekiyorlardı. Yavuz ne zamandır Asmin'in isteyip kimsenin almadığı leptop'u almıştı ona. Ama abisi nerden biliyordu ki bu modeli istediğini. Tabii ki de Adem söylemişti. Çünku en son onunla böyle bir muhabbetleri olmuştu hatta Adem almak istemiş Asmin izin vermemişti.
Asmin'in gözlerinden yaşlar akarak sarıldı abisine çok mutlu olmuştu. İyiki de vardı abisi şu an varlığına içinden şükretti.
" Teşekkur ederim abi çok mutlu ettin beni" Yavuz kardeşinin saçlarını öptü. Onlar herşeyin en güzelini hak ediyorlardı. Bugüne kadar hep onlar Yavuz'u gururlandırmışlardı okul hayatı boyunca şimdi sıra Yavuz'da idi. Belki beş yıldır yoktu buralarda ama Adem'den ve Berdan'dan haberlerini hep almıştı.
" Teşekkür edilecek birşey yok siz daha fazlasını hak ediyorsunuz abicim" Yavuz Miroğlu bu gece kardeşlerinin gönlünü fehettiği gibi Leyla'nin da kalbine yeniden girmeyi başarmıştı. Zaman onlar için en iyi ilaçtı. Azade hanım gururla baktı oğluna, Leyal hanımda aynı şekikde.
Asmin odasına, Berzan arabasına , yavuz ve Tahir çalışma odasına geçerken Leyla kızlar ile birlikte Yavuz'un onun için hazırladığı odaya geçtiler. Kızlar normal ofis gibi dizayn edilmis odayi görünce çok beğendiler.
Aradan gecen bir saatin ardindan Tahir gitmek için konaktan ayrıldı Senem'in gözlerine bakmıştı ama Senem dönüp bir kez bile bakmamıştı. Tahir'in çok zoruna gitse de birşey dememişti.
Kızlar en son çay bulaşıklarını da halledip mutfağıda toparlayıp yukarı çıkmışlardı. Senem yorgunum diyerek odasına gitmişti. Zeynep ve Leyla ise çalışma odasına geçmişlerdi.
" Leyla hala Yavuz abiye kırgın mısın? Yani tabiki karışmak haddime değil ama ben Yavuz abinin gözlerinde o pişmanlığı sana bakarken sevgisini görebiliyorum" Leyla da görüyordu onun gözlerindeki pışmanlığı ve aşkı. Ama kalbinde ki o kırgınlık geçmek bilmiyordu bazen ama karar vermişti Yavuz'a bir şans verecekti .
Yavuz çalışma odasından çıktı Karşıda ki odanın ışığını yanık görünce oraya doğru adımladı Leyla'nın orda olduğunu umarak.
" Kalbim çok kırgın Zeynep, Yavuz'a baktığımda o günlere geri gidiyorum. Beni gelinlik ile şu avluda bırakıp gidişini hala unutamıyorum" derken gözleri dolu dolu oldu. Yavuz ise konuşulanlara istemeden kulak misafiri oluyordu.
" İçimde bir yer hala acıyor onun gidişi, babamın vefatı , üst üste yaşadığım acılar çok ağır geldi. Ve ben hepsinden kendimi suçluyorum, galiba Yavuz'u da suçluyorum."
Leyla duyguları ile aklı arasında ikilemde idi.
" Aklım ile kalbim arasında bir araftayım. Yavuz gelmeden önce tek derdim iş ve konakdı. En azından kafam rahattı biliyordum ki o gelmeyecek aliştırmıştim kendimi buna. Ama dönünce tepetaklak oldu herşey sudan çıkmış balık gibi hissettim." Varlıgıda zordu, yokluğuda. Leyla alişmaktan korkuyordu.
" Zor olan dönmesi değildi inanki birgün elbetde dönecekti zor olan gelinliğim ile terk edildiğim bu konakta yaşamaya mahkum olmak. Yavuz ile aynı odayı paylaşıyor olmak ve onunla sürekli kavga etmek. Galiba yoruldum Zeynep yaşadıklarım belki bu yüzden ağır geldi" Yavuz'un kalbi kırk yerinden hançerlendi.
Kırk parçaya bölündü gözünden akan yaşı sildi. Leyla'ya bu kadar yük olup zarar verdiğini onu mutsuz ettiğini bilmiyordu.
Ne demişti mutfakda seni asla affetmeyeceğim onca çabası boşuna mı idi. Uğraşıyordu birşeyleri düzeltmek için lakin Leyla'nın gözünde zerre değeri yokmuydu
. Canı yandı her bir yerinden oluk oluk kanlar aktı ama tutanacak tek bir dalı, umudu kalmadı. Yaren abisinin bir adım arkasında gözlerinden yaşlar akarak dinlemişti Leyla'yı haklıydı ama abisinin yaşadıkları kolay değildi gitmekde haklı sebepleri vardı. Belki başka bir erkek gururunu ayaklar altına alıp kalbi dolu olan bir kadını nikahı bastıkdan sonra koynuna alırdı ama Yavuz öyle adamlardan değildi. Başkasını seven bir kadına ne karim der nede elini sürerdi.
Yavuz arkasını döndüğünde Yaren ile göz göze geldi. Yaren boynunu bükmüs denizleri andıran gözleri ile abisine bakıyordu. Coşmuştu denizleri bir kere durdurması ne mümkündü. Yavuz yüzüne acı bir tebessüm takınıp arkasını döndü ve gitti. Yaren giden abisinin arkasından bakıp kaldı. Peşinden gitse ne diyecekti ki.
Leyla konuşmasına devam etti. Zeynep ise sessizce sadece onu dinledi.
" Taki bugüne kadar Yavuz'un çabasını görüyorum Zeynep benim derdim de onda dermanımda. Yarayı bana açan da o saracak olan da yine o. Ben herşeye rağmen onu çok seviyorum" Zeynep'in ellerini tuttu yüzünde o çocuk saflığı ve heyecanı vardı. " Ben Yavuz'a bir şans vermeye karar verdim yaralarımızı beraber saralım. Madem ayrılamıyoruz, kopamıyoruz da o zaman kavuşuruz bizde. Bence biz bu şansı hak ettik" dedi. Zeynep Leyla'nın aldığı karara çok sevindi. Lakin bu sözleri Yavuz duymamıştı.
" Bir an bu konuşmanın sonu boşanma diyceksin diye çok korktum yalan yok lakin şu an senin adına da Yavuz abi adınada çok sevindim. Geç bile kaldınız hadi git bunları onada söyle daha fazla geç kalmayın hayat çünkü çok kısa aşkınızı doya doya yaşayın" Leyla dolu gözleri ile baktı Zeynep'e küçük bir çocuk gibi " Şimdi hemen gideyim mi? Ya söyleyemezsem " Zeynep teessüf eden bakışlar attı.
" Sen ki Antep'i dize getirmiş kadınsın Yavuz abiden mi utanıyorsun . Hadi hadi kalk git sevdiğine" diyerek Leyla'yı ayağa kaldırdı. Leyla içinde ki bayram coşkusu ile kapıdan dışarı çıktı. Yaren ile göz göze geldiler. Biri gülüyor diğeri ağlıyordu. Leyla'nın yüzündeki tebessüm yerini endişeye bıraktı.
"Bitanem ne oldu niye ağlıyorsun? Güzelim benim kıyamam" diyerek gidip sarıldı. Yaren'in gözündeki yaşlar hala akar iken Leyla elleri ile sildi o yaşları. Zeynep de en az Leyla kadar endişelenmisti.
" Canım neden ağlıyorsun " Sesinde ki tınıdan belliydi endişesi.
" Ben iyiyim ama abim sizi duydu sonra da gitti. Leyloş ben abimi ilk defa bu kadar yıkılmış ve perişan gördüm " Leyla ve Zeynep ne diyeceklerini bilemedi. Leyla telaşlandı kendisini yanlış anlamasından korkuyordu.
" Nerde o " diye soran Leyla'ya yukarıyı işaret etti eli ile. Leyla Yaren'i Zeynep'e bırakıp yukarı çıktı ama odalarında kimse yoktu. Kendilerine ait olan katın odalarını tek tek gezdi yok. Sanki kuş olup uçmamıştı ya. Damdan sesler geldiğini duyunca hızlıca dama çıktı. Yavuz' un arkası dönük Antep manzarasına karşı durmus sigarasını ciğerlerine çekiyordu. Yaktığı kaçıncı sigara idi bilmiyordu. İçi yanıyordu hiçbirsey bu yangını söndüremezdi oda o efkarla başladı türkü söylemeye.
Bölüm sonu