Tyler’ın pikabına bindiğime inanamıyordum. O geceden sonra onunla konuşmak istediğime emin değildim. Daizy’in yaşadıkları bana söylediklerini örtmüştü ama unutturmamıştı. O olayın etkisiyle bazı şeylere takılmasam da bu Tyler’ın o akşam söylediklerini değiştirmiyordu. Yine da buradaydım işte. Pikabın içinde ön camdan onun sürücü koltuğuna ilerlemesini izliyordum. Arabaya bindiğinde hemen pikabı çalıştırıp yola çıktı. Aslında yürümek konusunda kararlıydı ama Tyler “Seninle konuşmak istiyorum” diye eklediğinde ne söyleyeceğini de merak etmiştim. Aslında onu özlemiştim. Yaptığı piçliğe rağmen onunla konuşmayı özlediğimi biliyordum. Aramızda doğru düzgün bir muhabbet dönmese de sesini duymayı özlemiştim. Kahretsin. Ona karşı bunları hissetmekten nefret ediyordum. Kendime olan öfkeyle kaşlar

