Başımın arkası sızlıyordu, belki de şişmişti aldığım darbeden ötürü, bilmiyordum. Onlar gittikten sonra kendimi duşa atıp öfke içinde yıkandım, ardından da dolabımı açıp bakınmaya başladım. Öfkem geçmiyordu bir türlü, bir yandan da Ferman derdi vardı başımda. Kim bilir gelince ne yapacaktı, ailesinin zehirli diline karşılık bana ne söyleyecekti? Zaten yeterince sorun yokmuş gibi bir de bunu dert ediyordum. Ama dert etmek zorundaydım, bu adam üzerime kuma almayı düşünüyordu, beni tamamen silecekti bu evden. İnsanoğlu denen yaratıktan ilk defa bu denli nefret ediyordum, o kadar ki Ferman'dan bir erkek çocuk doğurup onun ağa olmasını sağlayıp Ferman'ı öldürmeyi bile düşünüyordum. Hak ediyordu ölümü, belki de gerçekten bu konakta yaşayanları dize getirmek için mükemmel bir yoldu bu. Aşkta

