Gergin bir şekilde Fuat’ın odasını toparlamaya devam ederken içeriden sinirli bir ses yükseldi. Ah, evet yine başlıyorduk. “Zeliha! Gel buraya!” İç geçirdim. “Acaba ne yaptı yine?” diye mırıldanarak banyoya doğru yöneldim. Kapıyı açtığımda gözlerim fal taşı gibi açıldı. Fuat, banyoda, göğsüne kadar köpüklerle dolu küvette oturuyordu. Kaşlarını çatmış, kollarını iki yana açmıştı. Bu adam cidden delirmiş olmalı! Bir kere banyosuna girdim diye bana eziyet mi çektirmeye çalışıyor? Ya sabır! “Beni burada mı çürütmeye niyetlisin?” dedi sinirle. Cidden gözlerimi devirdim. Bu adam ne ara banyoya girdi. Hem benim işim ona banyo yaptırmak değildi sözde! Ne oluyor ya şimdi! Niye bu adam iki de bir banyoya giriyor? “Fuat Bey, banyoya kendiniz girmek istediniz, ben ne yapabilirim? Hem… kabalığ

