Odamda ağrıyan başıma inat mal gibi oturmaya devam ediyordum. Başım çatlamak üzereydi. İlaç saatim gelmişti ama ben sanki sikik bir mazoşist gibi ilaç içmeyi kendimce reddediyordum. İyileşmek istemiyordum. İçten içe kendime bu acıları hak ettiğimi söylüyor ve bu yüzden dayanmaya çalışıyordum. Benim savaşım kendimleydi. Hiç bir zaman bitmeyen lanet bir savaşın içerisindeydim. Kapı çalmıştı. İstemsizce kaşlarım çatıldı. Benim emirlerime inatla karşı gelebilen tek kişi vardı bu evde. O da lanet bakıcım Zeliha'dan başkası değildi. Bu kadın cidden cadının tekiydi. Tekrar çaldı. Ne yapacağını merak ederek sesimi çıkarmadım. Kesin içeri girecekti inatçı kadın. Ve aynen dediğim gibi oldu. Kapının açılma sesini duyunca nedensizce dudaklarımın kenarı yukarıya kıvrılmıştı. Gülümsediğimin farkın

