📖 5. BÖLÜM - DAĞIN GÖLĞESİN GİZLENEN SIR Sabah karşı Berfin’in içindeki ağırlık. Gecenin son demleri. Urfa’nın ayazı pencerelere vururken Berfin’in gözlerine uyku uğramıyordu. Gözleri ağlamaktan şişmiş, elleri titriyordu. Yüreği, iki uçuruma gerilmiş ince bir ipin üzerinde yürür gibiydi. Başını yastığa gömüp kendi kendine fısıldadı. Berfin Allah’ım. Bu gönül kime yanmışsa ona döner derler; ama benim gönlüm dönmesin Aras’a. Töre ağırdır, töre kızın boynunu ince bir dal gibi büker.” Hemen ardından pişmanlıkla kendine kızdı. “Hele sus Berfin! Sen neyin düşüne girdin? Karahan’ın oğlu sana ne, sen ona ne? Sen Kıranlı’nın kızı, ocağının namususun!” Ancak içindeki o ses, töre dinlemiyordu. Zihninde yankılanan o Kürtçe fısıltı yüreğine bir mühür gibi basılmıştı. “Dilê min li te ye” (Kalbim sen

