Yaz Sonu. Barış Evi, artık bir "köy" gibi. On bir dönen, düzenli gelen elliye yakın öğrenci, ziyaretçiler... Bazen birbirimize takılıyoruz: "Barışı inşa etmek, bir köy kurmaya benziyor. Tuğla tuğla, insan insan." Bugün önemli bir gün: "Sınırlar ve Sınırsızlık" konulu bir konferans düzenliyoruz. Katılımcılar: akademisyenler, aktivistler ve eski askerler. İlginç olan, Alp'in davet ettiği iki eski meslektaşı geldi: Binbaşı Volkan ve Yüzbaşı Selim. İkisi de hâlâ aktif görevde. Konferans başlamadan önce, onlarla Alp'in ofisinde bir araya geldik. Volkan, Alp'e baktı, sonra protez ayağına. "Zor mu?" diye sordu. "Evet. Ama değer." "Duydum yaptıklarınızı. Cesur." "Hayır. Sadece... doğru." Selim daha genç, daha sorgulayıcıydı. "Siz burada... devlet politikalarını eleştiriyor musunuz?" "Eleşt

