Yaz geldi. Kalem Evi'nin bahçesi, gerçek bir "barış bahçesi"ne dönüşmüştü. Mustafa Amca'nın yetiştirdiği domatesler, biberler, Rojin'in diktiği güllerle yan yana. Mustafa Amca gülümseyerek, "Gül ve biber," diyordu, "ikisi de insanı ısıtır. Biri kalbi, biri mideyi." Beş kayıp - artık onlara "dönenler" diyoruz - yavaş yavaş topluma entegre oluyor. Jiyan, okulda resmi olarak Kürtçe seçmeli ders öğretmeni oldu. İlk dersinde sınıf doluydu - hem Türk hem Kürt öğrenciler. Onlara, "Dil, köprü olmalı," dedi, "Duvar değil." Ali ve Berivan, "Mağara Sesi" projesini genişletti. Şimdi sadece hikaye toplamıyor, dağdakilerle mektuplaşma ağı kuruyorlardı. Bugün yeni bir mektup geldi: "Biz de gelmek istiyoruz. Ama ailemiz bizi kabul eder mi?" Hüseyin ise en zor süreçten geçiyordu: aileye yeniden alışmak.

