Ela Mezuniyet günüm. Mutluluk nefes almak kolay olmalıydı bu gün, ama öyle hissettirmiyor. Annem gece fenalaşmıştı ve yanıma gelemiyordu. Oysa eskiden hep bunun hayalini kurardık. Annemin yıllar önce verdiği basit gerçek olmayan pırlanta taşlarıyla bezeli gümüş küpeleri taktım. Savaş’ın bana aldığı elbise, çok güzeldi güzel olmasına ama kalbime bir gölge gibi yapışmıştı sanki. Bu histen kurtulamıyordum. “Harika görünüyorsun.” dedi Suzan yatak odasının kapısında yaslanırken gözleri kocaman açılarak. Titrekçe güldüm. Elbisenin kırışıklığı varmış gibi elimle düzelttim. “Öyle mi dersin?” diye söylendim. “Elbette, çok iyi görünüyorsun.” diye onayladı Suzan. Gülümsedi ve yanıma yaklaştı. Kulağımın arkasında durmayan bir saç tutamını eliyle düzeltmek için öne çıktı. Gülümsedim ama boğazımda

