Barış “O benim!” diye hırladı. Sözü göğsüme bıçak gibi saplandı. Savaş kısa bir kahkaha attı. “Senin mi? Hiçte senin gibi durmuyor. Gayet özgür duruyor.” Nefesim boğazımda düğümlenirken iki adam da bana doğru bakmıyordu. “Onun hakkında hiç bir şey bilmiyorsun.” diye tısladı Barış, Savaş’a yaklaşarak. Savaş sırıtarak Barış’a “Yeterince biliyorum. Senin kontrolcü ve boğucu olduğunu da biliyorum.” diye söyledi ve bana döndü. “Bu yüzden Gözde düğünden bir hafta önce senden kaçtı.” diye devam etti. Barış’ın çenesi daha da sıkıldı ve kasının seğirdiğini görebiliyordum. Ama Savaş ateşin üzerine benzin dökmeye devam eder gibi sözlerine devam etti. “Kontrolünle insanları boğuyorsun ve bu yüzden de kaybediyorsun. Senin olayın bu kaybetmek.” dedi. “Kapa o lanet çeneni!” diye bağırdı Barış,

