44/bölüm✔️

1115 Words

İPEK Salonda oturmuş çocukların oyun oynamasını izliyorduk. Çocukların yaşları yakın olduğu için birbirine alışmakta zorlanmadılar. Merve ve Kübra’ya baktığımda, az önceki tatsız konuşma hiç yaşanmamış gibi sohbet ediyorlardı. Ben de çok takılmamaya karar verdim. Herkesin kendi düşüncesi, kendi kararı... Aradan saatler geçti, çocuklar yemeklerini yediler ve uyku saatleri geldi. Merve, Dağhan’ı arayıp onu almasını söyledi. Merve’nin dediğine göre beş on dakikaya burada olurmuş. Merve’nin Dağhan’ı arayıp çağırdığını duyduğumda gerilmedim desem yalan olur. Dağhan’ın sabahki konuşmasını hatırladım. Benimle buluşup konuşmak istiyor. Benimle ne konuşacak, çok merak ediyorum. Ama bu, onunla buluşacağım anlamına gelmiyor. Kendisi yemekte benim kıyafetime laf söylememiş olmasaydı konuşabilirdik.

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD