KÜBRA Kıyafetlerimi değiştirip aşağıya indim. Ayaz, çocuklarla hâlâ mutfaktaydı. Benim geldiğimi görünce bana döndü. Gözleri, giydiğim kıyafetin üzerinde dolaştı. Üzerime bordo renginde spor bir eşofman takımı giymiştim. Üzeri fermuarlıydı. Kıyafetlerime bakmayı nihayet kesip yüzüme baktı ve öksürdü. “Kübra, ben işlemlere başlaması için avukatlara talimat verdim. Yakında çocuklar nüfusuma geçmiş olur.” dedi. “Anladım. İyi yapmışsın.” “Aslında dün İpeklerdeydik. Babaanne geleceğini söylemişti. Haberim vardı. Açıkçası bu kadar erken geleceğini düşünmemiştim. Saat daha on bir. Kusura bakma, seni de bu yüzden yataktan kalkmış hâlimle karşılamış oldum.” dedim. “Sen hep öyle giyinip yatıyor musun?” diye sordu. Bu soru karşısında şaşırdım. Bir an “Sana ne?” demek istedim. Ama onun yerine:

