3 yıl sonra
Ankara’ya taşınalı artık 3 yıl olmuştu. Bu 3 yılda hastanede birçok arkadaşım olmuştu. İşimi severek yapıyordum. Hâlâ annem ve babamla tuttuğum evde yaşıyordum. Bazen İpek’lere gittiğim zaman onlarda kalıyordum. Ailesi ile aram çok iyiydi. Remzi amca gerçekten amcam gibiydi. Sema teyze ise anne gibi yaklaşıyordu bana. Bazen İpek’e aldığı bir kıyafetten bana da alıyordu. “Kızım gördüm çok beğendim, giyersiniz.” deyip veriyordu. Bu 3 yılda kendime araba almıştım. Artık bir arabam vardı. İpek’in kuzenlerinden Melek’le de aram çok güzeldi. Ne zaman İpek’lere kalmaya gitsem, o da gelirdi. İki kişilik yatakta 3 kişi uyuyorduk. Üçümüz de 50–55 kilolarda olduğumuz için pek sıkıntı yaşamıyorduk. İpek’in ve Melek’in sevgilileri vardı. Hatta Melek bizden 2 yaş küçük olmasına bakmayarak, evlenmeye karar vermişti. Geçtiğimiz aylarda nişanlanmıştı. Ama ben nişanına gidememiştim. O sırada zehirlenmiştim. Hastanede midem yıkanmış yatıyordum. Canım arkadaşlarım yüzükleri takılıp, davetliler gittikten sonra Melek ile nişanlısı Semih hastaneye ziyarete gelmişlerdi. İlk Semih adını duyduğumda Selim’i hatırlamıştım. Sonra yüzümü buruşturup “ıyy” dedim geçtim. Resmen zaman geçtikçe Selim’den tiksiniyordum. Annem arada ne kadar “anlatma” desem de anlatıyordu. Selim beni nasıl aldattıysa Ayşe’yi de aldatıyordu. Tek fark, Ayşe de onu aldatıyordu.
Semih iyi biriydi. Melek’i seviyordu, bunu her fırsatta Melek’e gösteriyordu.
İpek sevgilisi ile sık sık kavga eden biriydi. Sebebi ise kıskançlık. Hangi taraf daha kıskanç derseniz, ikisi de eşitler. Birbirlerini gökte uçan kuşa bile kıskanıyorlar. Ama seviyorlardı da. Aşk onlar için güzel bir şey...
Benim için aşk, hayal kırıklığı olarak kaldı. Henüz kendimi ilişkiye hazır hissetmiyorum. Bu yüzden 3 yıldır yalnızım. Ne zaman hazır olurum onu da bilmiyorum. Her şey zaman...
---
Bu gün karşı komşum olan Gülnaz ablanın kızı Nesrin’in doğum günü var. Bir gece kulübünde kutlayacaklarmış. Beni de davet etti. Aslında gitmeyecektim. Ama son anda karar değiştirdim. “Hep mi ev iş olur? Biraz eğlenmek benim de hakkım.” dedim, hazırlandım.
Üzerime dizlerimin üstünde biten siyah bir elbise giydim. Elbisenin önden hiçbir dekoltesi yok. Ama sırtı komple açık. Omuzları vatkalı, çok güzel bir elbise. Saçlarımı toplamadım. Açık dalgalı bıraktım, biraz sırtımı kapatsın diye. Artık hazırdım. Evden çıktım, Nesrin’in yolladığı konuma doğru gidiyordum...
---
Nesrin ve arkadaşlarıyla neredeyse 2 saate yakındır oturuyoruz. Çok neşeli arkadaşları vardı. Hepsi benimle ve Nesrin’le yaşıttı. Ben hep alkolsüz kokteyl içtim. Nesrin’in arkadaşı olan Pelin:
“Kübra, hep kokteyl içtin. Başka bir şey de iç. Eğlenmeye geldin buraya. Rahat ol.” dedi.
Bu kıza biraz gıcık kapmıştım. Fazla rahattı.
“Hayır, ben kokteyllerimle mutluyum Pelin, teşekkür ederim.” diye cevapladım.
Pelin bu söylediğime güldü. Nesrin gelip benim elimi tutup dans etmem için kaldırdı, ben de ona ayak uydurdum. Nesrin ve diğer arkadaşlarıyla biraz dans ettikten sonra yerlerimize geçtik. Susadığımız için herkes kendi içeceğinden içti. Ben içkimi içerken tadı biraz tuhaf geldi ama susadığım için içtim ve sohbete katıldım. Bir ara gözüm kapıya kaydı. Kapıdan içeri esmer, uzun boylu, kara kaş kara göz birinin girdiğini gördüm. Çok yakışıklıydı. Biraz büyük duruyordu buradaki gençlere göre. Ama duruşuyla “ben buradayım” diye bağırıyordu resmen. Siyah takım elbise, siyah gömlek. Gömleğinin üstten iki üç düğmesini açması, kirli sakalları… Çok hoş görüntüydü.
“Kübra, senin kokteyline birazcık alkol katmış olabilirim. Alkolün etkisiyle mi bu hale geldin? Adamı bakışlarınla yedin bitirdin.” dedi Pelin.
Hemen ona döndüm, kaşlarımı çatıp Pelin’e:
“Benim içkime alkol mü koydun? Off ya! Ben alkol fazla tüketmem. İçtiğimde de hemen çarpılıyorum!” dedim. Pelin gülmeye başladı...
Gece böyle devam etti. Alkol bende etkisini git gide göstermeye başladı. Hiçbir şeyden utanmıyordum. Zaten fazla utanan birisi değildim. Alkolün yardımıyla bu utanma duygusu tamamen gitmişti.
Karşıda oturmuş, bizim masaya bakan o kara gözlü adamla bakışıyordum. Bu adamdan ilk kapıdan girdiği anda etkilenmiştim. Hayatımda 3 yıldır hoşlandığım birisi olmamıştı. Ama şimdi karşımda gördüğüm adama resmen çekiliyordum... Masaya garson alkol bardaklarını bırakıp gitti. Ben de kendime bu sefer alkol aldım ve içmeye başladım...
Gece ilerledi, bizim masa yavaş yavaş kalkmaya başladı. Nesrin erkek arkadaşı ile önden çıkmıştı. Diğerleri de yavaş yavaş ayrılmaya başladı. Ama ben henüz gitmek istemiyordum. O yüzden onlarla vedalaşıp bara doğru ilerledim. Barmenden bana soda vermesini istedim. Çünkü bu gece yeteri kadar alkol almıştım ve bundan fazlası iyi olmazdı. Sarhoştum ama kendimden geçecek kadar değil. Ben sodamı yudumlarken yanıma birisi geldi. Başımı yana çevirdiğimde bir çift kara gözlerle karşılaştım. Benim ona dönmemle dudağının kenarı kıvrıldı.
“Soda içiyorsun.” dedi.
Güldüm. “Evet, soda içiyorum.” dedim.
“Az önce içki içiyordun. Anlaşılan fazla gelmiş ki sodadan devam ediyorsun.” dedi.
Sadece kafamı salladım “evet” anlamında.
“Benim adım Ayaz.” dedi. Başımı tekrar ona çevirdim, elimi uzattım. Elimi sıktı.
“Kübra.” dedim.
“Arkadaşların gitti galiba?” diye sordu.
“Evet, arkadaşlarım gittiler.” diye cevapladım.
Biraz Ayaz’la oturduk. Benim ne iş yaptığımı sordu, hemşire olduğumu söyledim. O da iş adamı olduğunu söyledi. Ben de fazla kurcalamadım. Birbirimizi ilk defadır görüyoruz. Muhtemelen bir daha görmeyeceğiz. Fazla detaya gerek yok diye düşündüm. Gece ilerlemeye devam etti ve ben bir anda kendimi Ayaz ile öpüşürken buldum.
#######
Sabah gözlerimi baş ağrısıyla açtım. Ellerimle başıma masaj yapmaya başladım. Etrafa baktığım zaman buranın evim olmadığını fark ettim. Hızla yatakta oturur pozisyona geldim. Etrafa bakmaya başladım. Yan tarafıma baktığımda elimi ağzıma kapattım. Yanımda yüzüstü çıplak birisi yatıyordu... Bu gece tanıştığım Ayaz’dı...
Offf ne yaptım ben?..
Üzerime baktım; Ayaz’ın dün gece giymiş olduğu siyah gömleği benim üzerimdeydi. İçimde ise iç çamaşırlarım yoktu. Bu halimiz, gecemizin pek masum geçmediğini açıklıyordu. Ama ben neden bir şey hatırlamıyordum?..
Bir daha alkol kullanmayacağım!!
Başıma açtığım işe bak! Tanımadığım adamla bir gece geçirmişim ve hiçbir şey hatırlamıyorum...
Yataktan olabildiğince hızlı, ses çıkarmadan çıkmaya çalıştım. Kıyafetlerimi aramak için odaya göz gezdirdim. Sanırım otel odasındaydık. Kıyafetlerimi ileride yerde buldum, hemen gidip aldım. Arkamdan Ayaz’ın sesini duydum:
“Kaçıyordun galiba?” dedi.
Yavaşça ona döndüm ve:
“Hayır, kaçmıyordum. Kıyafetlerimi giyineceğim.” dedim.
Odada banyo olduğunu tahmin ettiğim yere girip kapıyı kapattım. Üzerimi hızla giyindim. Banyo yapacak hâlim yoktu. Bir an önce evime gitmek istiyordum. Banyodan çıktım. Ayaz pantolonunu giymiş, üstü çıplak şekilde beni bekliyordu. Elimdeki gömleğini ona doğru uzattım. Elimden aldı, giyinmeye başladı. Ben de odadan çıkmak için adımladım.
“Kübra dün gece aramızda geçenler...” dedi.
Ama ben lafını tamamlamasına izin vermedim:
“Dün gece ne oldu hatırlamıyorum. En son hatırladığım öpüşmemiz. Gerisi yok. Nasıl bu hale geldik bilmiyorum.” dedim.
Ayaz gözlerime baktı:
“Alkol çarpmış olmalı ki hatırlamıyorsun. Galiba bünyen hassas.” dedi.
Böyle söyleyince gülmek istedim. Galiba dün alkolün etkisiyle gözüme fazla yakışıklı gelmişti.
“Kübra, istersen görüşmeye devam edebiliriz.” dedi.
Benim kaşlarım havalandı. ‘Görüşmeye devam edebiliriz mi?’ Bu ne ego...
“Hayır, görüşmek istemiyorum. Böyle ilişki için kendimi hazır hissetmiyorum. Dün gece olanlar her neyse alkolün etkisiyle oldu. Alkol almasaydım asla yaşanmayacaktı. O yüzden tekrar görüşmemize gerek yok. Hoşça kal.” dedim ve odayı terk ettim...
Otelden çıkarken çantamı da almıştım. Bir taksiye bindim ve evimin adresini verdim. Dün gece çıkarken arabamı almamıştım, taksi ile gitmiştim. İyi ki de almamışım. İşin yoksa şimdi arabayı almak için uğraş. Ben bunları düşünürken taksi durdu. Baktığımda evimin önünde olduğumuzu gördüm. Ücretini ödeyip taksiden indim.
---
Evime gelir gelmez kendimi banyoya attım. Üzerimi çıkardığım zaman aynadaki görüntümle gözlerim yerinden çıkacaktı resmen. Sabah giyinirken aceleyle giyindiğim için görmemişim. Boynumun bazı kısımları mor olmuş, kan toplamış. Göğüslerimde diş izleri var. Hem de çok fazla diş izi..! Bacaklarımda, kollarımda morluklar var...
Ben bu adamla ne yaşadım?..
Bu adam beni parçalamış resmen ve ben hiçbir şey hatırlamıyorum...
Umarım bir daha karşılaşmayız. Dün hatırlayamadığım yaşadıklarımı unutmak istiyorum!!