“Gız gızım sen niye bele edisen? Vallah millet senden yaha silki ha! Bu nedir bele, gelene terlih, gidene papuç! Sen öldürdün bizi gızım! Özan gel, ele çeştelipsen noli vuyyyşş?” “Ama nenem beni!..” “Gız sus! Adamınin da ahlini alıpsan! Zavalli ele özüne kaçacah delik ariyi haa! Ele özün şaşırıpsan! Yat, zibar! Vallah gebe mebe demenem, aliram seni ayagımin altina ha! Allah Allah vayhh! Kül başıma. Heç bele pi şiy duymamişam. Bu ne feleketsen sen?.. Bi sakin ol gızım, menım iki gözüm.” Artık söylediklerinin çoğunu anlasamda bazı şeyleri hala çözebilmiş değilim ama belli ki, Firuze neneminde sabrını sınar olmuşum. Olsun be, bananesi!.. Kolay sanıyorlar böyle devamlı yatmayı, iki günde bir serum yemeyi. O serum şişelerini alıp müsait bir yerine sokacağım Umut’un. Hele ben şu çocuğu bir d

