Giriş(ilk görüşte aşk)

511 Words
Arya akşam üzeri küçük atölyesinde tek başına yeni koleksiyonunu tamamlamaya çalışıyordu. Bugün öğrencileriyle dersi yoktu; sessizlik, kumaşların hışırtısı ve makasın keskin sesi ona iyi geliyordu. Annesinin ünlü bir ressam olması da, babasının yeraltı dünyasının en tehlikeli isimlerinden biri olması da Arya’nın yolunu değiştirmemişti. O, kendi parıltısını yaratmıştı. Elinin değdiği her kumaş ışıldıyor, çizdiği her tasarım hayat buluyordu. Dünyanın dört bir yanından siparişler alıyor, aynı zamanda kendi gibi genç tasarımcılara yol gösteriyordu. Tam o sırada, kahverengi koltuğun üzerine bırakılmış telefonu çalmaya başladı. Arya eline aldı, ekrana baktı. Hafifçe tebessüm etti. Arayan çocukluk arkadaşı, Önal’dı.Arya ve Önal birbirleri ile çok yakındı. Sürekli birliktelerdi. "Efendim, Önal?"dedi, sesi biraz yorgun çıkmıştı. "Toparlan prenses, bu gece seni dışarı çıkarıyorum. Ruhun sıkışmış. Ebrular geliyor, Arda da… Hadi biraz dağıtalım!" Önal’ın neşeli tonu Arya’ya da bulaşmıştı. Kaşları kalktı, dudaklarının kenarında bir gülümseme belirdi. "Tamamdır. Ben hazırlanırım, kendim gelirim. Sen bana konum at, bay bay!" Daha fazla konuşmadan telefonu kapattı. Önal illa ki gelip almak isteyecekti; bu yüzden hızlı davranmıştı. Ardından annesini aradı.Annesinde kalacaktı bugün ama annende kalacak olmasa da hep haber verirdi annesine. "Alo, anne? Nasılsın?" Kalabalık sesler geliyordu, annesi belli ki yine sergideydi. Arya annesini yanında büyüdüğü için ona tarifsiz bir bağlılık duyuyordu. "İyiyim, Arya. Sen nasılsın?" "Ben de iyiyim. Şey… Önal aradı, akşam bara gidelim mi dedi. Gideceğim, haberin olsun." "Tamam canım kızım. Ama çok geç kalma. Bir de aradığımda aç, olur mu?" Arya gülümsedi. Annesi özgür ruhluydu, babasının aksine. Babası olsa ya barı kapattırır ya da Arya’yanın gitmesine izin vermezdi.Arya'nın babası mafya olduğu için kızına zarar vermelerinden çok korkuyordu Aryanın babası. "Merak etme anne, söz. Görüşürüz" Telefonu kapattı, aynanın karşısına geçti. Kalbi hızlı atıyordu. Saçlarını savurdu, çekmeceden siyah, sade ama iddialı elbisesini çıkardı. İnce cam küpeleri, hafif makyajı, parlayan teniyle âdeta camdan yapılmış bir güzelliğe dönüşmüştü. Miraç’la birlikte yaptığı, özel taşlardan bir bilekliği bile taktı. İçinden, bu gecenin sıradan bir gece olmayacağını hissediyordu.Arya gideceği barda güçlü bir mafyanın ona aşık olacagını bilse o bara asla gitmezdi ama Arya'nın olacaklardan haberi olmadıgı için mutluydu. Barın kapısından içeri adım attığında, mor-sarı ışıklar, loş ortam ve bohem kalabalık onu karşıladı. İçeride soft bir müzik çalıyordu. Arkadaş grubu çoktan gelmişti. Önal el salladı, Arya gülerek yanlarına geçti. Ama Arya kalabalığın ortasında, en sade haliyle bile dikkatleri üzerine çekiyordu.Arya'nın parıltısı, neşesi hiç sönmezdi.Tam annesinin kızıydı. Herkesi kendine hayran bırakıyordu. Mekânın diğer köşesinde siyah takım elbisesi içinde oturan, herkesin gözünü üzerinde topladığı bir adam vardı: Karan. Yanında iki adamıyla konuşuyordu, fakat gözleri çoktan birine takılmıştı. Siyah elbisesiyle, beline kadar uzanan dalgalı saçlarıyla Arya… Karan, ilk görüşte aşka inanmazdı. Ama o an büyülenmişti. Zaman durmuştu sanki. Bir insan nasıl bu kadar güzel gülümseyebilirdi? Arya arkadaşlarıyla kahkahalar atarken pistin ortasına çıktı. Dans etmeye başladığında etrafındaki herkes gibi Karan da büyülenmişti. İçinde garip bir his vardı; sanki bu kızla konuşmazsa ömrü boyunca pişman olacaktı. Ayağa kalktı, takım elbisesini düzeltti. Masasından ayrılıp Arya’ya doğru yürümek üzereydi ki… Gözlerini kırptığında Arya ortadan kaybolmuştu. Kaşlarını çattı. İçini bir sabırsızlık kapladı. "Onu bulmam lazım"diye fısıldadı kendi kendine. Ama aradıgı kız yani Arya'nın bir mafya davetinde tekrar karşısına çıkacagını bilmiyordu. Ama Arya çoktan barın kapısından çıkmış, abisinin arabasına binmişti…
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD