“ Umut” dedi hıçkırıklarını kontrol altına almaya çalışarak. Aracını sahile çekmiş ve öylece boğazın ışıklarıyla aydınlatılmış denizi izliyordu. Ancak yalnızlığa daha fazla tahammül edemediğinden Umut’u aramıştı. “ Müsait misin?” Genç adam kızın sesinden hiç hoşlanmamıştı. Onun ağladığını hissetmişti. Oysa onun eve gidişini hatırlıyordu. Cenk’le ilgili tüm sorunu aralarında halletmiş ve mutlu bir şekilde ayrılmışlardı. Şimdi aradan sadece saatler geçmişti ve sevdiği kadının sesi ağlamaklı geliyordu. “ Güneş, nerdesin?”diye sordu endişeli bir şekilde. Hayatında sürekli kendisini sevdiğini söyleyen insanlar yer almıştı. Sözde onu anlayan, her zaman yanında olmak isteyen insanlar… Ama hiç kimse Umut’un ona verdiği güveni ve rahatlama hissini veremiyordu. Ona gel demesine hiç gerek kalmıyord

