Güneş, karşısında gördüğü kadına bakmak konusunda oldukça zorlanıyordu. Ancak Umut’un bir benzeri gözlere sahip olan kadın onun gerginliğini hissederek kocaman samimi bir gülümsemeyle öne çıkarak kıza kollarını uzatarak sarılınca Güneş biraz olsun sakinleşmişti. “ Hoş geldin kızım” demişti geri çekilirken. Başındaki beyaz şalı ve ev kıyafetleri içinde annelere benziyordu. Hani şu eve geldiğinde seni karşılayacağını bildiğin, sevdiğin yemeklerden hazırlamış ve seni bekleyen, sevincini mutluluğunu rahatça paylaşabileceğin annelerden biri gibiydi. En azından Güneş’in hissettiği şey buydu. “ Hoş bulduk efendim” diye karşılık verdi kibarca. Sonra da elindeki demeti kadına doğru uzattı. “ Ah ne gerek vardı kızım. Boş yere zahmet etmişsin” dedi eline tutuşturulan gülleri koklayarak. En son ne

