9

741 Words
Sabah kalkınca ilk olarak Barlas'ı görmek ne kadar güzel bir duyguydu anlatamam sanırım. Ama sorun şu ki sınavım vardı bugün ve ben artık gitmek zorundaydım bu yüzden. Hazırlanmış sessiz sessiz çıkarken Barlas'ın sesiyle yerimden zıpladım. "Nereye?" "Yüksek müsadenle evime." "Bu kılıkla?" "Bu kıyafetle geldim buraya, bununla gitmem de gayet normal bence." "Yuh! Bu kıyafetlerle mi geziyorsun kızım sen ortalıkta? Iyi ki binada parçalamamışlar seni." "Gördüğün gibi tek parçayım ve giderken de tek parça olacağım." "Dur be dur ben indiririm aşağı. Yeminle biri eve kapatıp, tövbe ya." diyerek yanıma gelen Barlas'a baktım. Ne vardı kıyafetimde anlamadım ki! "Asansör yok değil mi burda?" "Kusura bakma bizde senin gibi ev alacak para yok." "Ondan mı dedim be. Ben gelirken de gayet güzel çıktım yürüyerek. Senin dikişlerin acır diye söylüyorum, neden hemen laf sokma gereği duyuyorsun?" Bana iyice yaklaşarak "Peki sen neden beni bu kadar çok düşünüyorsun?" diyen Barlas'ın gözlerine baktım, neden anlamak istemiyordu? "Neden bir türlü kabul etmiyorsun?" "Okulda o kadar zengin züppe varken neden ben?" "Okulda o kadar güzel kız varken neden o kız?" "Ne alakası var şimdi?" "Insan kimi seveceğini seçemiyor. Ay dur ben şuna aşık olayım deyip de aşık olmuyorsun. Anlatmak istediğim o." "Aşık mısın sen bana?" "Bilmem, belki.. Bu kadar yakınlaşmışken öpeyim mi?" deyince Barlas önce şaşırsa da sonra kendi öpmeye başladı beni. Öpüşmemiz bölen kapının çalınması oldu. Barlas beni bırakıp kapıyı açınca meymenetsiz Ayça'yı görmek istemezdim ama görmüştüm artık. "Ne işi var bu kızın burada? Hem bu evin hali ne?" "Birileri senin yapmadığını yapıp sevgiline sahip çıkmışsa demek ki." diyerek sinirle baktım karşımdaki maymundan bozma insan müsfettesine. "Sana soran oldu mu be?" "Mahalle karıları gibi saçıma da yapış istersen. Neyse." Barlas'a dönerek gülüp "Görüşürüz " dedikten sonra çıktım evden. Arkamdan "Ne görüşmesi be." diye bağıran Ayça'nın sesine karşılık "Sen anlamazsın canım ne görüşmesi." diye karşılık verip kahkaha attıktan sonra binadan çıkıp arabaya bindim. Eve geçince ilk işim duş alıp üzerimi değişmek oldu, daha sonra evden çıkıp okula doğru yol aldım. Okula girince "Ooo Gaye hanım sizi buralarda görmek ne büyük şeref." diyen Esin'e öpücük atıp yanına oturdum. "Bir uğrayayım dedim işte." "Bak bak, bir de dalga geçiyor." "Ben, Mehmet'le yiyişmekten benim yokluğumu fark etmezsin sanıyordum ama." "Pis terbiyesiz." diyerek kafama vuran Esin'e baktım. Ne yani o yaparken ahlak zabıtası ama ben söylerken terbiyesiz.. Sınavdan çıkınca direk eve geçip uyudum. O kadar yorgundum ki Esin'e laf yetiştiresim bile gelmemişti. Dikiş atmayı geçtim, bir gecede koskoca evi temizlemiştim, yorulmam gayet normaldi bence. Tam uykuya dalacakken eve erken gelen babamın alnımdan öpmesiyle gözlerimi aralayıp babama baktım. "Uyumuyor muydun?" "Uyumak üzereydim. Anahtarlarını odaya koydum teşekkür ederim baba." "Önemli değil, arkadaşların iyi mi bari?" "Gayet iyiler merak etme." "Tamam, hadi iyi uykular sana. Belli yorulmuşsun." diyen babamın yanağından öptükten sonra tekrar gözlerimi kapattım. O yorgunlukla uyuyunca ertesi gün açtım gözlerimi. Annem Bir ara gelip ateşimin olup olmadığına bakmış ve olmadığını görünce yorgun olduğuma ikna olup geri gitmişti. Ve bugün Gökalp'ten öğrendiğim kadarıyla Barlas dövmecideydi. Evet, iki arada onun da numarasını almıştım. Öğlen uyandığımdan evde kimse olmayınca ayak üstü birşeyler atıştırıp dövmecinin yolunu tuttum. Içeri girip sıra bana gelince Barlas bey egosunu konuşturarak "Bugün nerene yazıyoruz ismimi?" diyerek bana baktı. "Belime. Ama senin ismini değil. G kalp S yazacaksın." "G tamam da, S kim lan?" "Pardon ama sanane." "Tamam, uzan hadi." "Şekillerin yazdığı defteri fırlatmayacak mısın bu sefer?" "Yok, kafama göre takılacağım yat sen." Sedye gibi biryere sırt üstü uzanınca belimi açarak parmağıyla "Burası mı?" diye sordu. Sen bana dokunma çocuk! "Evet." "Tamam, başlıyorum." Barlas başlayıp da iki harfi yazması uzun sürünce dayanamadım artık. "Orhun kitabelerini falan mı yazıyorsun ya? Canım çıktı burada be." "Bitmek üzere, merak etme." "Tamam." diyerek beklemeye başladım. Barlas "Bitti." deyip dövmeyi kapatmaya kalkınca "Dur be daha bakmadım." diyerek ayağı kalkıp aynanın önüne geçtim. Lan! Bu ne! "Barlas! Ne bu ya?" "Beğenmedin mi?" "Lan manyak, dalga mı geçiyorsun?" "Bence gayet güzel oldu." "Allahın manyağı." diyerek dükkandan çıktığım gibi arabaya bindim. Arabayı sürerken gelen mesajla mesajın Barlas'tan olduğunu görüp arabayı sağa çekerek okumaya başladım. 'Her dakika üzerine başkalarının adını yazdıramazsın!' 'Zevk benim, beden benim. Sana ne.' yazarak yolladım ben de. 'Bir daha böyle birşey yapmaya kalkarsan o Barlas yazısını alnının ortasına yazarım.' 'Istersen yazdırırım, sen zahmet etme.' 'Neden başkalarının ismini yazdırıyorsun o zaman?' 'Seni ilgilendirmez.' yazarak telefonu koltuğa atıp arabayı sürmeye devam ettim. G ve S'nin Gizem ve Sinan olduğunu ve annemle babamın ismini yazdırmak istediğimi söylememe gerek var mıydı ki? Bence yoktu. Kendi isteğiyle Barlas♡Gaye yazmıştı sonuçta. Ve ben de Gaye'ysem eğer, o yazının aynısı Barlas'ta da olacaktı en kısa zamanda..
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD