Vizelerin başlamasıyla birlikte kötünün de kötüsü bir güne başlarken bundan daha da kötüsü beni okulun önünde bekleyen Barlas'ın babasıydı. Ah tabiki de öyle son model arabasıyla gelip cami yarı açarak beni tehdit falan etmedi, güldürmeyin lütfen, burada zengin olan taraf benim. Bana Barlas'ı bırakmamı falanda söylemedi. Istediği tek şey yemekte onları bastığım zaman bahsi geçen para ve şirketti. Ona endişe etmemesini ve parasını en fazla bir hafta içinde vereceğimi söyledim, bu saçmalık yüzünden Barlas'ın kimseyle nişanlanmasına asla izi vermezdim çünkü. O benimdi ve hep benim kalacaktı. "Pişt, nasıl girdi vize?" diyen Taşkın'a baktım. "Nasıl geçti olmasın o?" "Yok ya bana resmen girdi kendileri." Kahkaha atıp "Yok ya benimki gayet iyi geçti" diyerek meşhur duvarıma oturdum. "Ez

