4.Bölüm

398 Words
Babaannem namazdan sonra biraz uzanacağım dedi, ben de Zeynep'e bakmaya gidiyorum dedim. Babaannem tamam kuzum dedi. Ben de odama çıkarken Fatma ablaya seslendim ve iki sade Türk kahvesi istedim. Kapıyı tıklattım, Zeynep "Gel!" dedi beni görünce. Zeynep, "Neden kapıya vurdun, gelsene!" Zilan, "Müsait misin bilemedim." Zeynep, "Nasılsın canım, iyi misin? O baban olacak kişi seni üzdü, biliyorum. Ben de seni merak ediyordum ama babaannenle biraz yalnız olun istedim." Zilan: "Aslında çok sinirliyim. Kendi hatasıyla yüzleşemiyor, ailesine hiç anlatmamış olanları. Sanki hiç var olamamışız gibi yaşamış ama bugün ne yaşıyorsam hepsi onun yüzünden. Onun yüzünden annesiz kaldım, bize sahip çıkmadı. Şimdi de utanmadan kardeşim diyor ama ben yalan söyleyemem." Zeynep: "Ne yapmayı düşünüyorsun canım?" Zilan: "Ben bir şey söylemeyeceğim canım, hiçbir sır gizli kalmaz, elbet ortaya çıkar. Biz bir şey demesek aşiret konuşur, elbet bir yerden duyarlar. Bakalım o zaman yalan konuşabilecek mi. Boşver, ben sana başka bir şey söylemeye geldim. Babaannem dedi ki Ankara'ya dönemezmişim artık, dedem de yok, seni tek başıma koruyamam dedi." Zeynep: "Nasıl yani, dönmeyecek misin?" O arada kapı çaldı ve Fatma abla kahvelerimizi getirdi. Zilan: "Ben de dönmek istiyorum ama babaanneme hak da veriyorum. Beni artık rahat bırakmazlar hem aşiret hem de amcam. Buradaki ilk okula tayinimi aldıracağım." Zeynep: "Burada da rahat bırakacaklar mı arkadaşım seni?" Zilan: "Babaannem burada bir şey yapamazlar dedi, ben de olumlu bakıyorum. Galiba burada kalmam en doğrusu." Zeynep: "Ben ne yapacağım sensiz? Ben sen varsın diye Ankara'da yaşıyordum." Zilan: "Ben de özleyeceğim seni arkadaşım." Ve birbirimize sarıldık. "Ben oradan ev taşıma nakliyesiyle anlaşacağım ve kıyafetlerimi buraya getireceğim. Eşyalarımı da ihtiyaç sahiplerine dağıtır mısın canım?" Zeynep: "Ben hallederim canım, sen kafanı takma. Hatta kendi eşyalarımı da toparlayacağım." Zilan: "Neden?" Zeynep: "Sen nereye ben oraya. Buradayken kiralık bir ev ve ofis bakayım kendime." Zilan: "Sen ciddi misin?" Zeynep: "Evet, seni asla burada yalnız bırakmam." Ve birbirimize sıkı sıkı sarıldık. Akşam yemeğine kadar nerede ev kiralar, nereye ofis tutabilir onu konuştuk. Aslında burada kalsın istiyorum ama istemedi, ben de ısrar etmedim. Fatma abla geldi bizi yemeğe çağırdı, herkes sofradaydı, biz de oturduk ve yemeğe başladık. O arada amcam, "Yiğenim bundan sonra Ankara'ya dönemezsin, ne yapacaksın?" dedi. Boran: "Yiğenim mi dedin? Zilan sizin kardeşiniz değil mi?" Masada herkes sustu, babaannemin yüzü renkten renge girdi. Amcam: "Kim benim kardeşim? Zilan mı? Hayır, o Berzan ağabeyin kızı."’ Galiba beklediğimden erken yüzleşeceğim babamla Zeynep de masanın altında elimi tuttu çünkü babamın eşi ve çocukları bana bakıyordu….
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD