6.Bölüm

601 Words
Öğlen namazına doğru babaannem uyandırdı beni, beraber namaz kıldık. Zilan: "Babaanne, ben bizim ilk okula uğrayacağım ve tayinim için dilekçe dolduracağım, akşam yemeğine yetişirim." dedim. Babaanne: "Tamam yavrum, dikkat et kendine." Zilan: "Tamam babaannem." Odama çıktım, Zeynep halen telefonla konuşuyordu. Ben de kıyafetlerimi alıp banyoda üstümü değiştirdim. Banyodan çıkınca, Zeynep: "Nereye gidiyorsun canım?" Zilan: "Okula gideceğim, okul müdürüyle konuşup dilekçe dolduracağım." Zeynep: "Ben de gelmek isterdim ama telefonla işleri halletmeliyim. Ofis benim, ev senin ev ama galiba telefonda olmayacak, hepsi benim Ankara'ya gidip gelmem lazım." Zilan: "Zeynep, sen emin misin buraya taşınmak istediğinden?" Zeynep: "Sen benim kardeşimsin Zilan, benim senden başka kimsem yok. Ailem öldükten sonra teyzem sadece okul masrafımı ödedi, o da sadece bana annemlerden kalan evde oturdukları için şimdi yüzüme bakmıyorlar ama benim evde kalıyorlar, arada azıcık para yolluyorlar o kadar. Ben kardeşimden ayrılamam o yüzden eminim." Birbirimize sıkı sıkı sarıldık. Zilan: Ben çıkıyorum canım, akşam görüşürüz. Zeynep: "Görüşürüz." Çantamı ve ceketimi alıp çıktım konaktan ve eskiden okuduğum okula doğru yola çıktım. Yürüyerek yirmi dakika sürdü. Okula bakınca içim ısındı, ne güzel günlerim vardı babaannem ve dedem sayesinde hiç anne baba özlemi çekmemiştim. Teneffüs zamanıydı, kapıda çocuklar oyun oynuyordu. Çocuklardan birine müdür okulda mı diye sordum, o da sınıf öğretmenini gösterdi. Yanına gittim, çok yakışıklı biriydi. Zilan: "Merhaba, siz öğretmen misiniz?" diye sordum. Emre: "Merhaba, evet ben Emre Demir, size nasıl yardımcı olabilirim?" Zilan: "Ben müdürle görüşecektim, okulda mı?" Emre: "Müdürümüz 1 hafta izinli, ben yardımcı olayım size. Konu nedir?" Zilan: Ben tayinimi bu okula aldırmak istiyorum, bana yardımcı olabilir misiniz diye soracaktım. Emre: Tabii yardımcı olurum, öğretmen eksiğimiz var zaten. Yabancı mısınız yoksa buralı mısınız? Zilan: "Ben rahmetli Botan Kılıç'ın torunuyum. Dedem vefat edince buraya döndüm." Emre: "Başınız sağ olsun, ben de babam rahatsızlanınca dönmek zorunda kaldım." Zilan: "Siz kimlerdensiniz?" Emre: "Ben Demir aşiretindenim, Ömer Ağa benim ağabeyim." Zilan: "Memnun oldum, nasıl başvuru yapmalıyım?" Emre: "Bana kimliğinizi verirseniz formunuzu doldurayım, sonrasında ben sizin adınıza dilekçe yazar hallederim. Benimki haftada hallolmuştu, sizinkini de hallederiz merak etmeyin." Zilan: Teşekkürler yardımlarınız için. Emre: İyi günler. Zilan: İyi günler. Eve doğru yola çıktım, akşam olmak üzereydi. Eve hızlıca gidip ikindiyi kıldım. Akşama doğru aşiret toplandı ve yeni ağa babam oldu. Amcam çok sinirliydi ama yaş olarak büyük olduğu için öncelik ondaydı. Amcam konağına gidecekken babaannem durdurdu: "Avukat gelecek, aileni al gel," dedi. Herkes salonda toplandı. Zehra Hanım yüzüme hüzünle bakıyor, kardeşlerim de ne yapacaklarını şaşırmış bir şekilde bana bakıyorlardı; ama gözlerinde kötü bir bakış yok, sadece nasıl davranacaklarını bilmiyorlardı. Amcam ailesiyle salona girdi ama sinirli olduğu belli ediyordu. Onlar da oturunca avukat zarfı açtı. Avukat: "Botan Ağa sağlığında bu vasiyeti hazırlattı. Botan Ağa, Aram Kılıç'a şimdiki oturduğu konağı ve tarladan beş yüz dönüm yer bıraktı. Berzan Kılıç, babanız size sadece beş yüz dönüm tarla ve merkezde bir tane villa bıraktı. Zilan Kılıç, dedeniz size yedi yüz dönüm tarla, bu konağı ve bankada olan mevcut parayı bıraktı." Herkes şaşırmıştı ama amcam çok sinirliydi. Bir ara "Bu nasıl olur?" diye bağırdı. Babaannem susturdu ve ailesini alıp konağına geçti. Babam bile "Nasıl konağı ona verir? Babam bu konağı nasıl Zilan'a bırakır?" dedi. Babaannem: "Senin kızına sahip çıkmayacağını biliyordu, o sahip çıktı," dedi sinirle. Babam da odasına geçti ailesiyle. Zilan: "Babaanne ben de Zeynep'e bakıp yanına gelirim," dedim. Zozan: "Tamam kuzum," dedi. Odaya vardım. Zeynep uzanmış telefonuyla uğraşıyordu, olanları anlattım. Sevindi, hatta kahkaha attı babama ve amcamın tepkisini söyleyince. Zeynep: "Yarın Ankara'ya gideceğim kuzum, sen bana ev ayarla yakın olsun buraya yeter, ben de oradaki işleri halledeyim," dedi. Zilan: "Tamam ev işi bende, sen merak etme," dedim. Okuldaki işlerden bahsettim ve sonra babaannemin odasına geçtim. Namazı kılmış dua ediyordu, ben de namazı kıldım ve biraz uzandım…
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD