2 BÖLÜM ☀️

2341 Words

Aslan’ın koca nasırlı eli havada asılı kaldığında, odanın içindeki zaman sanki o eski ahşap saatin tıkırtısıyla beraber donmuştu. Gece, ablasının önünde devasa bir kaya gibi duruyor, gözlerini babasının öfkeden çakmak çakmak olmuş gözlerinden bir an bile ayırmıyordu. O küçük odanın içinde solunan hava o kadar ağırdı ki, sanki Karadeniz’in tüm sisi evin tabanından sızmış, kızların boğazına sarılmıştı. Aslan, karşısındaki bu iki kızın, özellikle de ömrü boyunca ezdiği Nehir’in kendisine ilk kez böylesine dik bir sesle cevap vermesinin şokunu yaşıyordu. O gaddar çehresi sarsıldı, dudakları titredi ve elini yavaşça indirdi ama bu bir merhamet belirtisi değil, fırtına öncesindeki o tekinsiz sessizliğin ta kendisiydi. "Okuyacaksun demek..." dedi Aslan, sesi bu sefer derinlerden gelen bir uğultu

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD