Bu dünya hassas kalpler için hakikaten cehennem a dostlar. O gün Barış'ın postunu beğenmiş yorum yapmak istemiştim ama yorum sayfasından atıldım. Meğer beyimiz gönderiyi yorumlara kapamış. Oysa ne kadar güzel bir şey yazacaktım. O da şimdilik bende saklı kalsın. Belki ileride lazım olur da kullanırım. O gönderisini kapatınca ben de yorumlara kapadım. İnsanların saçma yorumlarını okuyacak kadar enerjimin olmadığını düşünüyordum. Üstelik Barış ile tek iletişim aracımız şu an için instagramdı. Biz salak gibi birbirimize numaralarımızı vermeyi akıl edememiştik. Şimdi Dm'den ona yazmalı mıydım ya da paylaşımına sessiz mi kalmalıydım bilmiyorum. Ben böyle kara kara düşünürken telefonum çalmaya başladı. Arayan Esat bey'di, bismillah deyip açtım telefonu. -Alo, patron? - Ece, nasılsın? - İyi di

