Bir Gecelik Gecikme

1147 Words
Esra Öğrendiğim gerçekle yıkılmıştım. Bir yıldır birlikte olduğum adam evli çıkmıştı. Bunu bana nasıl yaptığını hala anlayamıyordum. Cüneyt le bir alışveriş merkezinin otoparkında karşılaşmıştık. Arabamın önüne aracını park etmişti ve aracını almaya bir saat sonra gelmişti. Tartışma sonrasında kahve ısmarlamış, sadece kahveyle kalmamış, sohbetler, yemekler derken, aşkımız zaman içinde başlamıştı. Her şey gayet iyi gidiyordu. Ben hosteslik yapıyordum, o ise ünlü bir mağazanın müdürüydü. Şehirde olduğum zamanları hep birlikte geçiriyorduk. Hatta ilk yılımızı kutlamak için yurtdışında otel ayarlamıştık ama bir şekilde, gerçekle karşılaşmıştım. Uçuştan dönmüş ve Cüneyt e sürpriz yapmak istemiştim. Mağazaya gidince görüşmesi olduğunu öğrenmiştim. Ben de ofisinin dışındaki koltukta oturup beklemeye başlamıştım ki yanıma bir kadın oturdu. Merhabalaşmış ve beklemeye devam etmiştik. Sonra kadın bir ara "İş görüşmesi için mi gelmiştiniz?" diye sordu. Şaşırmış ama detay vermeden "Hayır" demiş ve eklemiştim "Peki siz iş görüşmesi için mi buradaydınız?" Gülümseyip "Ah hayır Cüneyt Bey eşim olur. Sadece görmeye geldim." demişti. O an kafamdan boşalan kaynar sular kalbimi yakmıştı. Yaşadığım şok anlatılamazdı. Hiç bir şey söylemeden kalkıp gittim. Önce şoku atlatmam lazımdı. Günler sonra Cüneyt ile yüzleşmiş ve ağzıma geleni saymıştım. Herhangi bir bahanesi olamazdı. Dinlemek bile istememiştim. Onu, tüm hatıralarını silmiş ve beraber gitmeyi planladığımız tatile tek başıma gitmiştim. Bu benim için pek de tatil mantığında olmayacaktı belki ama kendimi de acındırmayacaktım. Yaklaşık 6 yıldır, hosteslik yapıyordum. İşimde de iyiydim ve severek bu mesleği yapıyordum. Yıllık iznimi o şerefsiz için yakmayacaktım. Ama yine de içim paramparçaydı. Güçlü durmaya çalışsam da, geceleri o sessizlik beni yakalıyordu. Bir yıl boyunca aynı yalanın içinde yaşamıştım. Aynı kahkahalara inanmış, aynı geleceği hayal etmiştim. Meğerse ben başkasının hayatında gizlenmiş bir boşlukmuşum. Her aynaya baktığımda, anlamamış olduğum için kendime kızıyordum. Bir insan bu kadar mı kör olur? Uçağa bindiğimde, bu sefer iş gereği değil yolcu olarak yerime oturmuştum. Kafamı geriye yaslamış ve ağlamaktan şişmiş olan gözlerim gözükmesin diye güneş gözlüğümü takmıştım. Yanımdaki boş koltuğa baktıkça daha çok öfkeleniyor, kendime kızıyordum. O gün sürpriz yapmak isteyip mağazaya gitmeseydim şuan Cüneyt orada oturuyor olacaktı. Ve ben yalanlarla yaşamaya devam edecektim. Yanağımdan akan göz yaşımı silip kafamı cama çevirdim. Gece uçuşlarını hep çok sevmiştim. Şimdi bunun keyfini çıkaracaktım ama mutsuz bir şekilde. Tatil için gittiğim yerde her şey vardı. Deniz, kum, güneş... ama ben yoktum. Bir, iyiki gittim ve o şerefsizin foyasını meydana çıkardım diye iyi oluyordum, bir aşk acısı çekiyordum. Gerçekten sevildiğimi düşünmüştüm ve sevmiştim. Karısının yüzü aklıma geldikçe daha da sinirleniyordum Cüneyt e. Benimle olmadığı akşamlar evinde karısıyla birlikteydi ve o zavallı kadının da hiç bir şeyden haberi yoktu. İki aldatılmış kadın bıraktı geride hem de kendi keyfini sürerek. Plaja indiğimde bilmediğim bir numara arıyordu. İş ile alakalı olabileceğini düşünüp açmıştım "Efendim?" "Esra" deyince Cüneyt olduğunu anladım. Konuşmamıştım ama telefonu da kapatamıyordum. Kendi numarasını engellediğim için başka bir numaradan aramıştı. "Esra, pişmanım. Her şeyi mahvettim." demişti. Bunlar kendisini rahatlatmak için söylediği cümlelerdi. Benim yaralarım için değil, kendi vicdanı için konuşuyordu. "Haklısın, yapmamalıydım ama sana aşık oldum. Ayrılmak istedim ama olmadı işte. Hamileyken bunu ona yapamadım...." Sonrasını dinlemek bile midemi bulandırmıştı. Bir de hamile eşini aldatıyor olmasına takılmıştım bu sefer de. O an içimdeki nefret hiçliğe dönüştü. Cüneyt, onun için ağlamamı bile haketmiyordu. Hiç bir şey söylemeden telefonu kapattım ve numarayı engelledim. Kafamı şezlonga geri koyduğumda yanağımdan akan o son tek damla yaşımı da elimin tersiyle sildim ve sonra kalkıp sıcak kumlara basarak, ayağımı yakmasına aldırmadan soğuk suya girdim. Arda "Ne demek hazır değil? İki gün önce planlandı bu toplantı...Beceriksiz herifler." deyip telefonu kapatmıştım. Elimdeki bardağı fırlatıp atmıştım. Tuzla buz oluşunu izleyip sinirimin yatışmasını beklemiştim. Tam iki gün önce, dönüş için hazır olmalarını söyledim. Tam iki gün. Açık, net ve tartışmasız. Bu şehirde bir gece daha kalmak istemiyordum. İş bitmiş, imzalar atılmıştı, tek yapacak şey dönmekti. Ama hayat, nedense en iyi planlarını, en ufak arızalarla sabote etmeyi severdi. 'Teknik bir sorun' dediler. Bu cümleyi o kadar çok duymuştum ki. Sorunlar halledilir ama kaybettiğim zamanı geri alamazdım. Telefonu elime alıp, geri aradım. "Yarın sabah dönüş için hazır olun" ve kapatım. Sesimi kontrol etme gereği duymadım. Çünkü bu benim işimdi. Kontrol etmek, zamanı yönetmek. Aksamaya tahammülüm yoktu. Yatağın kenarında oturdum, ceketimi çıkartıp kravatımı gevşettim. Karşımdaki aynaya baktığımda yorgun görünüyordum. Ama bu yorgunluk, uykusuzluktan değildi, tüm işi her zaman tek başıma yapmaktan gelen bir yorgunluktu. Planlarım hep çalışır, çalışmayan insanlar olurdu. Bir gecelik beklemenin neyi değiştireceğini bilmiyordum ama içimde tuhaf bir huzursuzluk vardı. Sanki bu bekleme, gereksiz değildi. Üzerime rahat bir pantolon ve gömlek giymiştim. Burası öyle sıcaktı ki çıplak gezsem daha iyi hissederdim. Gömleğimin önünü neredeyse açık bırakıp son iki üç düğmesini ilikledim ve yemeğe indim. Yemek güzeldi ama pek iştahlı değildim. Bara geçip sert bir içki söyledim. Kadehi koyan barmen kız flört etmeye çalışsa da görmezden geldim. Bu gece hiç de havamda değildim. Başka zaman olsa ikinci bir kez düşünmezdim. Ne kadar içtim bilmiyordum. Normalde böyle içtiğim nadir zamanlardı ama bu akşam iki katı fazla içmiştim. Barın loş ışıkları gözlerimi yoruyordu, müzik, gürültü, kahkahalar... hepsi birbirine karışmıştı. Kadehi dudaklarıma götürürken, gözüm, barın sonunda tek başına oturan kadına takıldı. Yanlızdı ama yanlız gibi de durmuyordu. Daha çok kendi alanını bilinçli koruyan biri gibiydi. Saçları omuzlarına dökülüyordu. Kumral bir güzeldi. Göğüs dekoltesi derin bir elbise giyiniyordu ve dekolteden görünen kısmı ağzımı sulandırmıştı. Etrafı süzmüyordu. Sanki herkes oradaydı ama o başka bir yerde. Neden bilmiyorum bakışlarım ondan kopmamıştı. Normalde bu kadar içtikten sonra kalkar odama gider, yada ilk bulduğum fırsatı değerlendirir biriyle birlikte olurdum. Ama bu sefer böyle olmamıştı. Yerime çakılmış bu kadını izlemiştim. Sonra kadehimi tazeletip yanına gittim. Sanki bu karar bana ait değilmiş gibi. "Yanınız boş mu?" dedim. Kafasını kaldırıp baktığında, yeşil gözleriyle sanki beni bıçaklarcasına bakmış, kafasını geri indirip kadehiyle oynamaya geri dönmüştü. Tam pes edip gidecekken cevap vermişti "Boş" Bir süre konuşmadan oturdum ve onu izledim. Yakından daha da güzel olduğunu farketmiştim. Göğsünün arasına kadar inen sirius kolyesi dikkatimi çekmişti. 'geceyi aydınlatan yıldız'. O da en az benim kadar sarhoştu. Kadehi bitmeden yenisini istiyor, durmadan içiyordu. Sonra hangimiz konuşmaya başladı, ne konuştuk hiç bir şey hatırlamıyordum. Nasıl olduysa kendimi onunla beraber odada buldum. Yatağa gitmeye fırsat bulamadan dolgun dudaklarını öpmeye başlamıştım. Elbisesinin altından soktuğum elim bacaklarını, kalçasını, heryerini keşfediyor dokunulmadık yer bırakmıyordu. O ise bir yandan gömleğimin kalan düğmelerini açarken bir yandan da öpüşmeye devam ediyordu. O an hayatımda hiç bir şeyi kontrol etmeye çalışmadığımı farkettim. Ne zamanı, ne kendimi ne de sonucu. Sadece bıraktım. Hayatımda hiç, bu kadar yoğun bir arzu yaşadığımı hatırlamıyordum. Sabah çalan telefonumun sesiyle uyanmıştım. Başım çatlayacak gibiydi. "Evet?" "Dönüş için hazır efendim" "Geliyorum." deyip doğrulmuştum. Kıyafetlerim yerde, yatak olamayacak kadar dağınıktı. O an aklıma gece birlikte olduğum kadın gelmişti. Etrafa bakındığımda ondan bir iz yoktu. Düşündüm ama ne yüzü, ne adı onunla alakalı hiç bir şey hatırlamıyordum. Acele edip kalktım ve duşa girdim. Suyun altında dünü düşünüp kendimi zorladım ama bir tek tenimde ve yastığımda hissettiğim kokusu, yeşil gözleri ve sirius kolyesi vardı hatırladığım. Duştan çıkıp giyindikten sonra aynada kendime baktım. Dün ne olduğunu bilmiyordum, kiminle olduğunu da. Tek bildiğim bir gecelik bir gecikmenin, hayatımda beklemediğim bir iz bırakacağıydı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD