Vitoli’nin sürdüğü at arabası kasabanın girişine yaklaşmıştı. Güneş çok yükselmeden pazarda yerini almak ve taze ürünlerini müşterileriyle buluşturmak için acele ediyordu iri adam. Hem elindekileri ne kadar hızlı satarsa o kadar çabuk geri dönebilirlerdi. Yolda kendisi gibi pazara mal götüren başkalarını da görmüş, her araba ya da ata denk geldiklerinde dönüp refleks olarak Astasya’nın başlığı yerinde mi diye bakmıştı. Neyse ki başlık yerli yerindeydi ve o göz alıcı kızıl saç tutamları gizlenmeyi başarıyordu. Vitoli hala doğru bir şey yapıp yapmadığını düşünürken kızın gerçek ailesinin kim olduğunu düşünmeden edemedi yeniden. Yıllardır sevgili Tasyasına her baktığında düşündüğü gibi. Onu o soğuk gecede bulmasa neler olacağını düşündüğü gibi. Çoğu gece onu uyurken seyreder ve nefes alış v

