Ahu; Babam değil acıtan. Babalık kavramı. Çünkü tanımıyorum onu... Bu cümle tüm benliğimi açıklıyordu aslında. Ne babalık görmüştüm, ne baba sevgisi. Bitmek tükenmek bilmeyen bir şiddet, evde sürekli bir gerilim, korku. Aynı hisler şimdi de vardı. Sadece adı bile yetiyordu tüylerimin ürpermesine. Sadece baba demek bile yetiyordu içimdeki nefretin körüklenmesine. "Sen burada ne arıyorsun?" diye sorduğumda pişkin pişkin güldü. "Kızımın evine gelemez miyim canım?" "Zorla giremezsin. Seni buyur etmedikleri sürece hiçbir yere zorla giremezsin." Omuz silkti. "Seninle konuşmam gerekiyordu, evde yoktun. Ben de eski tecrübelerimi kullanıp girdim. Ne var bunda bu kadar tepki gösterecek?." "Gören de seni eski polis değil hırsız sanar." dedim bıyık altından sırıtarak. İnceden gönderdiğim mesajı

